- Kategori
- Haber
"Çok şükür, bizimkilerden değilmiş!"

Acelesi var...
Ankara’da yeni yılı karşılamak için bir araya gelen üniversiteli gençler doğalgaz faciası nedeniyle hayatlarından oldular.
Çağdaş bir devlet olma yolunda iki ileri bir geri patinaj yapmayı genel geçer bir kural olarak benimseyen toplum olarak tesadüfen yaşadığımızın bir çok yurttaş gibi bende bilincindeyim, bu olayda bunun kanıtı.
AB ülkelerinde baca gazı ile ilgili sensör takılması yasal zorunluluk. Kanada yine öyle.
Gelişmiş ülkelerde insan yaşamı değerli olduğu için, insana saygı her türlü toplumsal kuralın amentüsüdür. İnsan yaşam hakkı temel hak olarak görüldüğünden gerçekten insan yaşamı değerlidir.Ve çağdaş olmanın, çağdaş devlet olmanın önkoşuludur.
Kombiyi bacaya bağlayan borunun yırtık olması ve bu nedenle içeri sızan karbon monoksit gazının yedi genci yaşamdan koparmasının mazereti olabilir belki. Etkili ve de yetkili kişiler sorumluluğu başkalarına da yükleyebilirler. Ancak basının burada her türlü olasılığı didik, didik araştırması gerekir. Haberlerde kombinin hermetik olduğunu bacaya bağlanmaması gerektiğini duydum. Bu olasılık doğru mudur? Baca bağlantısını sağlayan boru spiral şeklinde ve tüm Türkiye’de kullanılmaktadır. Yırtık olmasa bile zaten bu haliyle bile sağlıksızdır. Ayrıca baca çıkışlarına baca aspiratörü takılması zorunlu hale getirilerek bacalardan çıkan gazların geri basması önlenebilir. Merkezi sistem olmasına rağmen bizim oturduğumuz sitede baca aspiratörlerini taktırdık, güvenle kullanıyoruz…
Bu olayda teknik kısımlar ile ilgili gerekli çalışmalar mutlaka yapılacaktır ama her ne olursa olsun gençlerimizi geri geçtirmeyecektir.
Olayla ilgili açıklama yapan genel müdür bu gün gazetelerin manşetinde. Geçmişte Alfagas adıyla şimdi ise Elektromed adıyla faaliyet gösteren firma Ankara’nın gaz dağıtım şirketini satın aldılar. Müdür bu firmanın müdürü.
Laik bir devlet olduğunu savunan aymazlığa nispet yaparcasına; “Cumanız hayırlı olsun. Gençler yarı çıplaktılar!” diyerek anlayana gerekli mesajı zaten veriyor.
Bu gün gazetelerin olayı manşetlerine taşıması tek kelime ile iki yüzlülük. Ufak bir araştırma ile bu şirketin siyasi bağlantılarından tutun cemaat ilişkilerine kadar her şeyi ortaya dökmek mümkün. Fakat plaza gazetecilerinin yapacağı iş değil; biraz yürekli olmayı, emek vermeyi gerektiriyor.
Diğer taraftan Vakit gazetesinin olaya bakışı ve Samanyolu haberin internet sitesinde yorum yazanların ortaya koyduğu resim dehşet vericidir. Yorumlara göre bir üst katta ders çalışan, yılbaşı kutlamayan öğrenci ailesinin hayatını kurtarmıştır. Yılbaşı kutlamak için bir araya gelen gençlere ise içkili oldukları için sızan gazı duymamışlar…
En cahil insan bile gaz zehirlenmelerini fark etmenin olanaksız olduğunu bilir. Ülkemizde baca gazından, şofben gazından her yıl onlarca yurttaşımız yaşamını kaybeder. Bunun nedeni alkollü olmaları değil aklı kullanarak ve bilimsel tedbirleri almamaktan geçer. Bize bir şey olmaz mantığının toplumsal yansımasıdır en yalın haliyle.
Ve “Bizimkilerden sandım, çok korktum…” diye yorum yazan okur aslında Türkiye’ye sesleniyor!
Tabi anlayana…