​ Ferman padişahın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bizimdir!.. / Bayramlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '12

 
Kategori
Bayramlar
 

Ferman padişahın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bizimdir!..

 Ferman padişahın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bizimdir!..
 

23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim’leri içine sindiremeyenler, kutlamayanlar...

Olabilir, sindirmek, kutlamak zorunda değiller. Demek ki, akılları başka yerde; özledikleri başka şeyler. Bu, normal de, anormal olan, beni/ seni/ bizi/ sizi de kendilerine benzetmek istemeleri.

O da ne?

Bizim kutladığımız gibi, izin verdiğimizde ölçüde, biçimde kutlayın...

İstiyorlar ki, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim’ler zaman içinde unutulsun gitsin, sonraki kuşaklar, bunları sadece kişilerin doğum tarihleri olarak anımsasınlar, ansınlar, kutlasınlar.

İsteyenler, onlar ki, zaten bu bayramları kutlamıyorlardı; kutlayanlar da, kutlar gözüküyorlardı. Öyle olunca da, aslında sokaklara/ alanlara bayram coşkusunu yaşamak için değil, gündelik gereksinimlerini karşılamak için çıkıyorlardı.

Oysa bu bayramlar, Türkiye Cumhuriyet’in temel taşlarıydı; Bu taşları yerinden oynatıp, söküp atmak istiyorlar.

Neydi 29 Ekim?

Cumhuriyet’in kurulduğu tarih: 29 Ekim 1923.

Mustafa Kemal Atatürk ne diyordu?

“Cumhuriyet, en büyük eserimdir.”

Şimdi ne deniyor?

2023’te Cumhuriyet’i yeniden kuracağız!

29 Ekim 1923’te “kurulan” Cumhuriyet’i, 100 yıl sonra “yeniden kurmak” da ne demek?

Anlamayan varsa, sözcüklerinin cümle içinde anlamlarından başlayalım işe:

Sözcüklerden “yeniden”, “tekrar” anlamını verir. Bu bakımdan, “kurulu olan”ı “yeniden kurumak”ta bir gariplik olmalı. Hani, “yeniden kuracağız” yerine, “geliştireceğiz”, “daha ileri götüreceğiz” dense, “denen”in bir anlamı olur. O zaman, bu deyişte Cumhuriyet’i “kollayıcı”, “geliştirici” bir anlam olduğu anlaşılır. Yoksa cümle, bu durumuyla çok “bulanık”...

Bu “bulanıklık”ı gidermek için de, “söyleyen”e bakmak gerekecek.

“Söyleyen”e bakarken “Cumhuriyet nedir?”, “Cumhuriyet hangi değerlerin adıdır?” gibi sorular sormaya da gerek var mı?

Cumhuriyet’i bilenler biliyor; Cumhuriyet’e sahip çıkanlar çıkıyor.

Kendilerini “milliyetçi” safında sayanların, “devlet” dendi mi, “devlet”i kendi adından ibaret sananların ve uzantılarının Cumhuriyet’e sahip çıkmamalarına da şaşmamak gerekir.

*****

23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim’ler Türkiye Cumhuriyet’in temel taşlarıdır.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 89. yılını kutlayamaya çalışıyoruz.

“Kutluyoruz” değil de, “kutlamaya çalışıyoruz” demek ne acı olsa gerek...

Çıkarılan engeller var...

Neymiş?

“İstihbarat alınmış, olay çıkaranlar olacakmış!”

Ne güzel, “olay çıkaracaklar” bilindiğine göre, önlemler alınsın, etkisiz duruma getirilsin onlar (Genelkurmay’ın açıklamalardaki gibi değil kuşkusuz), Birinci Meclis’in önünden, Ulus’tan Anıtkabir’e kadar yürüyecekler korunsun!

Devletin işi ne?

Bir süredir, Atatürk Anıtları’na çelenk koymak, oralarda saygı duruşunda bulunmak izne bağlı, bir başka deyişle yasak!...

Cumhuriyet Bayramı için alanlara, caddelere çıkmak, yürümek de yasak!...

Engeller koyanlara, çıkaranlara inat, Dadaloğlu diliyle seslenmek gerekiyor:

Ferman padişahın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yollar, alanlar bizimdir!...

Cumhuriyet Bayramı, “ulusal kimliği”ne sahip çıkanlara kutlu olsun!

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..