- Kategori
- Haber
"Güç"ün tadı başkadır

Bu yazıyı 23 Temmuz 2007 Pazartesi günü saat 20 den sonra yazmaya başladım. Dün geceden bu yana çeşitli görüşmeler, yazışmalar ve de değerlendirmelerimiz oldu.
Hepimiz, kendi çapımız içinde bunu yaptık. Çünkü “Pazar günü” yaşadığımız “Seçim” olayı, ülkemiz için oldukça önemli bir konuydu hepimiz için.
O güne gelene kadar, kimimiz nutuk attık, kimimiz (Bizim gibiler) yazı yazdık, kimimiz de bunları dinledik, sonuçta Pazar sabahı kalkıp sandık başına gittik ve aklımızdan geçeni fiiliyata döküp geldik. Akşam saatlerinde de “Fiiliyatın” resmini görmeye başladık.
Bu tablo, elbette ki birileri için “Muhteşem” olurken bir başkaları için üzücü, bir başkaları için hezimet, daha başkaları için ise “Şok” etkisi yarattı.
Sandıktan eğer bir “Sonuç” çıkacaksa, bu duyguları da herkes kendi hesabına yaşayacaktır. Geldiğimiz “Yaşımız” gereği bu gibi duyguların “Muhteşem” olanını da, üzücü olanını da, şok olanını da birçok kez yaşadık. O nedenle de ben, bu gün “Alışmış, kudurmuştan beterdir” duygularını yaşıyorum diyebilirim. Dediğim gibi, bu duygulardan bundan önce tatmadığım hiç olmadı…
Olan olmuştur, sandıktan “Milletin” tercihi de çıkmıştır. Demokrasiye inanan insanlar, bu sonucu da içlerine sindirmeyi bilirler.
Sindiremeyen olur mu?
Tarihin içine baktığımızda “Yok olmaz” dememiz mümkün değil. Çünkü kontrol altıda tutulamayan güç, gelecek felaketlerin de habercisidir.
Sabrınıza sığınarak bir küçük örnek vererek açıklamak isterim.
Yağmur, hayattır. Bu gün ülkemizde yağmursuzluktan kuraklığa giden yolu görüyoruz. Toprağın kurumaması, verimli olması, üretim yapılması, su ihtiyacının karşılanması, yeraltı sularının artması, hep yağacak yağmura bağlıdır. Elektrik üretimi bile yağmur sayesinde olacaktır.
Bu kadar önemli ve faydalı olan yağmur, birden bire “Felakete” dönebilir mi?
Evet… Hiç kuşkunuz olmasın, can ve mal kaybına neden olan felakete dönmesi işten bile değildir. Çünkü “SU” bir güçtür ve kontrol altında tutulmadığında da bir felakettir.
“İktidar” da bir güçtür. Arapça bir kelime olan “İktidar” Bir işi yapabilmeyi ifade eder… Bir başka ifade ile kudrettir…
“İktidar” ve “Kudret” kelimelerinin sözle ifadesi bile, insana bir başka hava verir. İşte o “Hava”nın yaratacağı “Anafor” veya anılan ismi ile “Hortum” da bir anda ortalığı afat yerine çevirmeye yeter de artar bile… Üstelik “SU” gibi “AZİZ” olanı kontrol altında tutabilirsiniz ama hava akımı ile meydana gelecek “Hortum” kontrole de gelmez.
İşte bu felakettir. Evinizi, barkınızı, varlığınızı ve yurdunuzu yitirmeniz işten bile değildir. Hatta aile fertlerinizden insanları, dostlarınızı, mahallelinizi, komşularınızı bile kaybedebilirsiniz.
Yaşadığımız “Ömür” içinde birkaç kez bu türden “Kontrol edilemez” güçlere de şahit olduk bizler…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni muhteşem bir “Kontrollü güç” ile kurmayı başaran bu millet, kontrol edilemez güçlerin meydana getirdiği felaketleri de ne yazık ki yaşadı.
Sözü nereye getireceğim?
“Çalıyı dolanmayalım” başlıklı yazımda da yazdığım gibi, demokrasinin en vazgeçilmezi, beyni, kalbi, damarları ve içinde akan kanı, yani demokrasiye hayat veren unsurlar ve onun gövdesini teşkil eden “Sandık” ortadaydı ve irademizi onun içinde belirledik, hayat verdik.
Şimdi de ortaya çıkan “Canlı” sonuca da koşulsuz herkesin uyması gerektiği bir gerçek.
Ve bu güne çok partili demokrasilerde eşine az rastlanan bir sonuç ortada. Bu sonucun adı da “Güç”tür, “İktidar”dır ve kullanılacaktır.
Ama kontrol altıdan kullanılan bir “Güç” olmasını diliyorum.
Daha ilk dakikalarda itibaren ”Güç”ün “Havasına” kapılanları ne yazık ki görmeye başladık. Umarım, bu kontrolsüz “Güç”ler de denetim altına alınır.
23 TEMMUZ 2007