​ “Hayrola!... Hesap mı soruyorsun?...” / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '09

 
Kategori
Haber
 

“Hayrola!... Hesap mı soruyorsun?...”

“Hayrola!... Hesap mı soruyorsun?...”
 

Dün, Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Karaman’da düzenlenen <ı>“Dil Bayramı” etkinliklerine katılmış…

Mesele değil, katılmasından daha doğal bir şey olamaz…

Sonra Ankara’ya doğru yola çıkmış…

Elbette çıkacak, Karaman’da kalacak değil ya, ikameti Ankara çünkü…

Buraya kadar da garipsenecek bir durum yok. Ancak bundan sonra gariplikler başlıyor. Konya ile Ankara arasındaki karayolu, Cumhurbaşkanı’nın Karaman’dan çıkışından itibaren tamamen boşaltılıyor, her türlü kara nakil vasıtaları, içindekilerle yolcuları ile birlikte yol üzerindeki tesislere tıkıştırılıyor.

Kimileri niye beklediklerini biliyor <ı>“Cumhurbaşkanı geçecekmiş… Çok merak ediyorum, dünyanın neresinde böyle bir uygulama var” diye sorguluyor, <ı>“Hadi” diyor ve <ı>“Şehir içinde anladık da” diyerek hayretlerini belirtiyor…

Kimisi ise niye yol kenarındaki tesislere <ı>“Tıkıştırıldıklarını” anlamak için görevli trafik polisi ile görüşüyor…

Vatandaş soruyor…

- <ı>Hayırdır memur bey, niye veya neyi bekliyoruz?

- <ı>Cumhurbaşkanını…

- <ı>Nereden geliyor ki?

- <ı>Konya’dan…

- <ı>İyi de bu yol niye kesiliyor?

Buraya kadar normal konuşma. Ama vatandaşın <ı>“İyi de bu yol niye kesiliyor” sorusuna memurun verdiği cevap çok ilginç…

- <ı>Hayırdır, hesap mı soruyorsun?...

Vatandaş bu cevaba karşı <ı>“Evet… Hesap soruyorum, ver hesabı” deseydi ki ben derdim, acaba memur ne cevap verirdi?

Değişik olasılıklar var…

Birincisi <ı>“De git işine…” diye cevap verirdi…

İkincisi; <ı>“Şimdi alırım ayağımın altına” derdi…

Üçüncüsü; hemen yaka paça kelepçeyi takar, gözaltına alır, savcılığa teslim ederdi. Gerekçesini sora düşünürlerdi…

Dördüncüsü; yine yaka paça gözaltına alınır <ı>“Ergenekon” ile birleştirilecek bir dava açılabilirdi…

Allahtan, vatandaş <ı>“Hayırdır, hesap mı soruyorsun?...” sorusuna bir cevap vermemiş veya birinci şık işlemiş olacak ki, paçayı kurtarmış olmalı…

Burasını geçip, olaya <ı>“Acaba bu kadar acil yetişmesi gereken bir devlet görevi mi vardı ki” sorusunu da sorabiliriz. Eğer böyle bir <ı>“Acil” görev söz konusu ise vatandaş olarak <ı>“Hesap” sormayabiliriz. Bekleriz, hatta sabaha kadar bekleriz.

Ama öyle değil…

Cumhurbaşkanı, Ankara’da şahit olacağa bir nikâh törenine yetişmesi gerekiyor muş…

Bu ülkede vatandaş bu gibi işlerin <ı>“Hesabını” soramaz, çünkü bu tür olaylar, hesap sorulacak olaylar değildir. İçlerinde <ı>“Gecikmeden” dolayı zarar gören varsa bile…

Olay elbette <ı>“Şık” değil…

<ı>”Şık” olmayan bu olaya izin veren de cumhurbaşkanı. Çünkü arabasının içinde saatte 200 kilometre hızın üzerinde seyrederken <ı>“N’oluyoruz” demez mi?

Sayın Cumhurbaşkanı demiyorsa, biz de <ı>“İyi de bu yol niye kesiliyor” diye soramayız…

Sorarsak?!...

Maazallah… Allah saklasın, n’olur n’olmaz…

<ı>23 HAZİRAN 2009

 
Toplam blog
: 146
: 576
Kayıt tarihi
: 17.01.09
 
 

Yazacak belki bir çok şey vardır, ancak sadece "Yazmak en büyük tutkum" desem!... Sonrasında da zate..