- Kategori
- Felsefe
"Kusur" görenin mi, yoksa yapanın mı?

Mucizedir evren farkların ve farklılıkların ötesini görebilene
Önüne bak da bir düşün hele
Olabilir mi kusur bu saat gibi işleyen evrende
Sanır mısın ki olanlar oluyorlar rasgele
Bir anlasan korkarsın düşünmekten böyle alelade
Görünenden fazlası var bu kainat-ı muazzamada
Akıl ve kalp gerek olan biteni anlamaya
Görünen var olabilir mi ihtiyaç olmadan bir düzen kurucuya
Sen bu yüzden iman et kadere, düzene ve Yaradan’a
Nereye bakarsan bak O’ndan başkası yok aslında
Suretler diye gördüklerin aslında bir yanılsama
Yanılsamaya takıldıkça düşersin kanıksamaya
Sanırsın gerçek bu yaşadığın rüya
İşte böyledir bu rüya
Alır götürür aklını sen suretlerin ardına bakmazsan hala
Suretler Hakk’a aynadır anlayana
Ayna tutuldukça sana varacaksın Yaradan’a
Her şey O’nun farklı tecellileri ise eğer
Tüm bu kozmik tiyatrodakiler mucizeymiş meğer
Kötülük ve iyilik hepsi aynı madalyonun farkı yönleriymiş meğer
Sen bunları bir görmek iste zıtlıkların birliği sana aşikar olacaktır iste yeter
Her şey mucize ise evrende kusur olur mu bir düşün hele
Tüm görünen mevcudat O ise, olabilir mi acaba kusur bu evrende
Soruyorsun o zaman tüm bu oyun niye diye
Parçalar tekamül etsin, kendilerini hatırlayıp Bir olarak ana kaynağa dönsün diye
Her şer oyun ten kafesinde tekamül eden ruha
Sen sen ol, ne suretlere ne de engellere takılma
Sakın ola bir mucize olan var oluşta bir kusur arama
Cennet olur dünya kusur araman bitip sen huzura varınca
Beşeriz hata yapacağız elbet
Yeter ki hata yapınca hemen fark et
“Kusur görenindir” diye hatırla olanı olduğu gibi kabule meylet
Sen kabul ettikçe her yer olacak sana cennet
Sevgiler,
Kenan