- Kategori
- Güncel
"O'nu unutturma uğraşındakiler..."

10 KASIM
10 KASIM…
HOŞBEŞ ÇAYEVİ Katılımcıları siyah ağırlıklı giyimleriyle bir araya gelmişlerdi. TOPLANTIYA GELİRKEN CILIZ SİREN SESİNİ DUYSALAR DA DUYMASALAR DA TAM SAATLER 09.05’ İ GÖSTERDİĞİ ANDA, HER NEREDELERSE KIPIRTISIZ KALMIŞLAR, sonra yola devam edip gelmişlerdi.
Suratları, MAREŞAL GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKdaha az önce aralarından ayrılmışçasına hüzünlüydü.
- Çocukluğumuzda, öğrenciliğimizde, gençlik yıllarımızda siren sesleri inim inim inletirdi her yeri. Tüm insanlarımız kıpırtısız kalakalırdı bulunduğu yerde… Çok zorda kalıp da bir iki adım atmaya kalkan olursa çevresindekilerin hayretle bakan gözleriyle karşılaşırdı. Araçlar hangi noktada olursa olsun kalakalır, sürücüler inip esas duruşa geçerdi…
- Şimdi?
- Şimdi aynı şeyi yapan şöföre ‘’Yürüsene lan!’’ diye bağırıyor arkasındaki aracın sürücüsü… İnsanların çoğu sigarasını tüttüre tüttüre yürümeyi sürdürüyor…
- O yıllarda hiç kimse zorla, birilerinden korkuyla falan göstermezdi o saygı duruşunu… HERKES İÇİNDEN GELEREK YAŞARDI… ÖYLECE BEKLERKEN, onun önderliğinde halk örgütlenmese, Bağımsızlık Savaşı verilmese, mandacıların falan aklına uyulup kulak üstü yatılsa, kim bilir kimin çocuğu olarak doğacak olan dedelerin, büyük annelerin torunları olarak, hangi bayrağın altında yaşıyor olacağını kestirmeye çalışırdı insanlarımız…
- Nereye gitti o düşünceler? Kim eğdi, büktü içimizdeki ATATÜRK SEVGİSİ ile özdeş, vatanımıza, bayrağımıza, özgürlüğümüze olan bağlılığı?
- BEN BU HAFTA SONU DÜŞÜNDÜM BUNLARI…
- ???
- Bazı emekli arkadaşlar bir günlük gezi düzenlemişler. Beni de davet ettiler, katıldım. Bucak, Burdur, Isparta üzerinden İSLAMKÖY’ e, İslamköy’ de 10. Cumhurbaşkanı SÜLEYMAN DEMİREL KÜLLİYESİ’ ne gidilip akşama dönülecekti… GİTTİK… Önce külliyeden biraz ötedeki mezarına gidildi… Şaşırdım… Ormanlık bir alan ortasında düzeltilmiş bir zeminde, zeminden çukurda kalmış mezar… Yağmur yağsa üzerinde göllenecek… Üzeri kesme çiçeklerle kaplı… 6 saatte bir değişimi yapılan jandarma nöbetçisi gülümseyerek bakıyordu gelenlere. Bir arkadaşım ‘’SEN İYİ YAZARSIN. YAZ BAKALIM!’’ diye ziyaretçi defterini gösterdi. Gittim, boş sayfayı açtım, bir dakika bile düşünmeksizin yazmaya başladım; SAYIN CUMHURBAŞKANIM, SANA HİÇ OY VERMEMİŞTİM AMA ZAMANE POLİTİKACILARI BİZLERE SENİ FAZLASIYLA ARATTI. SAYGILARIMIZLA RAHMET DİLİYORUZ…’’
- . . .
- Sonra arkadaşlarıma okudum, ‘’UYGUN GÖREN ALTINI İMZALASIN…’’ dedim, imzaladım. Çünkü aracın içinde gelirken bunları düşünmüştüm; ‘’VATAN, MİLLET, BAYRAK…’’ edebiyatıyla halk okşanırken, dış güçlere daha çok borçlandırarak, bağımlılığı yıl yıl arttırarak ülkeyi köleleşmeye götüren, bu gidişe en büyük engel görülen ATATÜRKÇÜLÜK’ TEN adım adım uzaklara iteleyen yöneticiler, onun beslemesiyle üst makamlara taşınmıştı. ARDINDAN GELENLER ONU BİLE ARATACAK İNSANLARDI, YA İYİ TANIYAMAMIŞTI ONLARI, YA DA BİLEREK ÇANAK TUTMUŞTU… Bilmiyorum… Ama onu bile aratmışlardı getirdikleri…
- . . .
- İŞTE, O ADAMLAR SOĞUTTU İNSANLARIMIZIN BİR KISMINI ATATÜRK’ TEN, ONLARIN YENİ NESLİ TÜMÜYLE UNUTTURMA UĞRAŞINDA ŞİMDİ…
- Olası değil… O’ NU UNUTTURMA UĞRAŞINDAKİLER BİRGÜN BAŞARAMADIKLARINI GÖRECEKLER; ÇOK ÜZÜLECEKLER…
Özcan ÇELTİK
10.11.2015
Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 33 kez görüntülenmiştir