- Kategori
- Siyaset
"Our Boys" Attaaa!..

1980'in ABD konsolosu cuntanın iktidara el-koyduğunda haberi merkezine bu sözlerle iletiyor.
Sözün Türkçesi şöyle:
- Bizim çocuklar işi becerdi!..
İşte bu becerilen işin şefidir ressam "Paşa"...
12 Eylül'ün karanlığı bir başka çeşitti...
Bugünkünden çok farklı, sanki gün batımı gibi, alaca-bir-karanlık...
Aydınlıktan yeni kopmuş, nesnelerin gölgeleri daha hala soluk, bir tuhaf karanlıktı 12 Eylül'ün gecesi.
Toplum, özgürlük ortamından bir karış uzaklaşmıştı henüz.
Henüz üstü çizilmişti 27 Mayıs Anayasası'nın... Özgürlükler daha diri idi; üstlerine korku imparatorluğu vahşeti henüz çökmemişti.
Henüz gözlerimiz... Beynimiz... Ve ruhumuz karanlığa alışmamıştı.
Karşı-devrim, topu ve tüfeği ile gelmiş; ama insanlar henüz onun getirdiği "yeni değerleri" kanıksamamıştı...
Özgürlük ortamının yetkin insanları henüz diri idi; çöküş yoluna sapılmamıştı.
Olup/bitenler [henüz] yadırganıyordu... Umursamazlık toplumun üstüne bir kabus gibi çöküp, olağanlaşmamıştı.
Toplumsal muhalefet sindirilmiş, kültür emperyalizminin egemenliği altında üretilen "yeni değerler" gençliğin önüne taze besin maddeleri olarak konmuştu.
Amerikalıların "our boys" dedikleri kadrolar iktidara el koymuştu.
El konan siyasi iktidar, ülke ekonomisinin dümenini "neo-liberal sistem"e teslim etmiş; daha sonra üstlendiği görevi yerine getirerek koltuğu sivil-cuntacılara bırakmıştı.
İşte Kenan Evren "Paşa" bu görevi başarı ile tamamlayan asker elbiseli kadronun şefi idi...
Geldiler; esip gürlediler, kırıp geçirdiler ve göçüp gittiler.
Arkalarında, kendilerine direnen ezilmiş bir yiğitler cephesi ile, 12 Eylül'ü sivilleştirerek dışa bağımlı bir sistem haline dönüştüren kadroları bıraktılar.
Bu "yenilikçi kadro" eskinin hortlayan nefesi ve emperyalizme göbekten bağlı felsefesi idi.
İlk iş, bir 12 Eylül gençliği devşirmekti...
Sonra 12 Eylül gençliğinden "dindar ve kindar nesil" üretimine geçildi.
Eğer daha yakından bakarsanız, 12 Eylül sadece basit bir cunta değildir.
Cunta eli ile toplumun damarlarına enjekte edilen emperyalizme doğrudan bağlı bir sistemdir.
Eğer siz, Kenan Evren "Paşa"'yı asıp/kestirdiği insanlar üzerinden değerlendirmekle yetinirseniz, geçmiş kısa tarihimizi ve dolayısıyla bugünümüzü anlayamazsınız.
12 Eylül'ün asıl görevi, sözünü ettiğimiz bu sistemi ülkeye monte etmekti; eline verilen bu çuvalı Cumhuriyet'in başına geçirmekti.
Direnenleri ise, yok etmekti!
Cunta bu işi, sıkı-yönetim ile yaptı; daha sonra yönetimi ele geçiren kadro ise, aynı işi kitabına uydurarak sürdürdü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bu dönemde işte bu "kitap"ları yasa haline getirmek için kullanıldı...
Bugün siyasetin gündemine taşınan "Yeni Anayasa" talebi ise, aynı hedefe yöneliktir.
Amaç; 12 Eylül'den çıkılan yolun sonunda Cumhuriyet'i, Milli Devlet'i, Hukuk Devleti ilkesini, temel hak ve özgürlükleri tümü ile ortadan kaldırmak ve 12 Eylül ile başlayan topyekûn "kalkışma" hareketinin sonunu getirmektir.
İşte o "Paşa" bu gidişin marşına basan general ehliyetli bir şofördü.
Bizler O'nu böyle ve böylece bildik...
Tanrı rahmet eylesin.
@farukhaksal42
www.soruyusormak.com