​ "Oyunculuğumu, Kavak Yelleri ile geliştirdiğime inanıyorum." / Söyleşi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '16

 
Kategori
Söyleşi
 

"Oyunculuğumu, Kavak Yelleri ile geliştirdiğime inanıyorum."

"Oyunculuğumu, Kavak Yelleri ile geliştirdiğime inanıyorum."
 

Geçtiğimiz gün, Perşembe akşamlarının vazgeçilmezi haline gelen, "Kördüğüm" dizisinin Genco'su, başarılı oyuncu Ferit Aktuğ ile bir araya geldik. Hafızalardan silinmeyen Kavak Yelleri dizisini de yad ederek, Aktuğ'un bu zamanlara gelene kadar kat ettiği yolu konuştuk. 

Öncelikle çok teşekkür ederim. Oyunculuğa nasıl başladınız?

Ben teşekkür ederim. İlk olarak, 2002 yılında Koçum Benim dizisi ile başladım. O dönemlerde Akademi İstanbul’da oyunculuk eğitimi alıyordum. Okulumuza cast direktörleri gelip giderdi. Bir gün “Koçum Benim” dizisinin cast direktörü Erkan Abi geldi. Geldiğinde “Ferit, sen basketbolu seviyor musun? Gel sana bir audition çekelim.” dedi ve bu şekilde Koçum Benim dizisine dahil oldum. “Koçum Benim” dizisi 45 bölüm sürdü. Proje bittikten sonra Erkan Abi beni yeni projeleri için bir auditiona çağırdı, kabul edildim. O proje de 42 bölüm sürdü.

Yer aldığınız bütün projeler uzun soluklu olmuş…

Evet, genelde işlerim uzun süreli oldu. Çok şükür.

Peki, yer alacağınız projeleri siz mi seçiyorsunuz? Bu kadar uzun soluklu işlerde arka arkaya yer alan nadir oyunculardan bir tanesisiniz. 

Tabi ki ben seçiyorum. Kavak Yelleri dönemi, Yağmur Ajans ile bir işe imza atmak üzereyken, içime bir şey doğdu ve imza atmadım. Kavak Yelleri ile anlaştık. Kavak Yelleri 170 bölüm sürdü, o dizi ise 6 bölüm.

Şans da yanınızda olsa gerek?

Şans ve içgüdü diyelim… İmzayı atıyordum, sözleşme önümdeydi. İçime doğdu. Vazgeçtim dedim. Eğer o projeye imza atsaydım, Kavak Yelleri olmayacaktı…

Kavak Yelleri demişken, biraz eskileri yad edelim. Projenin sizin hayatınızdaki yerini öğrenebilir miyim?

Benim için çok özel bir proje. 170 bölüm bir dizide yer almak, çok antrenman demektir. Oyunculuğumu Kavak Yelleri dizisi ile geliştirdiğime inanıyorum.

Peki, Kavak Yelleri projesinden sonra, aynı tat da işlerde yer almak adına, daha seçici mi davrandınız?

Tabi ki seçici davranmaya başladım.

Sizin de yer aldığınız, 2 sezon süren “Aramızda kalsın” dizisi de seyircimizin unutulmazları arasındadır. Orada da büyük isimler ile çalıştınız.

Evet. Uğur Yücel, Binnur Kaya, Caner Cindoruk, Gökçe Bahadır, Gamze Karaduman gibi isimler ile aynı sahneyi paylaştık.

Orada nasıl bir bir karakteri canlandırdınız?

Mahir karakterini canlandırıyordum. Mahir, benim oynamaktan en zevk aldığım karakterdi. Çok rahat, çok saf, yaptığı her işi eline yüzüne bulaştıran ama her şeyi sonunda onun düzelttiği bir karakterdi. 5-6 sahneyle başlayan rolüm, sonradan 30 sahneye çıkmıştı.

Şu anda yer aldığınız Kördüğüm dizisinden bahsedelim. Yine çok başarılı bir iş. Ben artık şaşırmıyorum. Nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı?

Çok güzel gidiyor. İlk bölümüzü bize sinemada izlettirdiler. Biz bile gözlerimize inanamadık, nefis bir dizi oldu bence. Fakat Türk dizi sektörü malum… Her hafta 140 dakika dizi çekmek zorundasınız. Evet, dikkat ederseniz her dizinin ilk bölümü için çok özenilir. Fakat sonradan her hafta 140 dakika çekeceğiniz için, kalite ilk bölümden biraz daha düşük oluyor.

Orada nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

Sanayide bir tamirci olan Genco karakterini canlandırıyorum. Ortağımla birlikte işlerimizi yoluna koymaya çalışıyoruz. Fakat bu dönem biraz parasız kalmışız. Yeni makineler almışız ve işleri büyütmeyi planlıyoruz. Ama bir türlü işlerimiz açılmıyor. Bu arada da Umut karakterinin bir araba yapma hayali var. O, bu hayalin peşine gidince bizim işleri de biraz düşürüyor bu durum. Tartışmalarımız oluyor. Aynı şekilde “İsot” karakteriyle sevimli atışmalarımız oluyor.  Hikâye bu şekilde devam ediyor.

Canlandırdığınız karakter arasında sizin için özel olan hangisi?

Canlandırdığım bütün karakterler benim için özeldir. Fakat “Mahir” benim için bir adım öndedir.

“Kesinlikle canlandırmak istiyorum.” dediğiniz bir rol var mı?

Öyle bir şey yok. Ne gelirse, onu kafamızda yoğurup oynamaya çalışacağız.

Sinema penceresinden bakalım… Yer aldığınız sinema filmlerinden bahsedebilir miyiz?

İlk sinema filmim, Çağan Irmak’ın çektiği Mustafa Hakkında Her Şey’dir. Kısa bir rolüm olmasına rağmen Çağan Irmak ile çalıştık. Nefis bir deneyimdi benim için. Devamında “Kadın İşi Banka Soygunu” diye bir filmde yer aldım. Çok eğlenmiştik, güzel bir iş olmuştu.

Dizi mi? Sinema mı?

Sinema her zaman, bütün oyuncuların içerisinde yer almak istediği büyülü bir dünyadır.

Neden sinema? Sinemayı bir adım öne çıkaran unsur nedir?

Sinemada senaryonun tamamını bildiğiniz için, daha net bir karakter çıkarabiliyorsunuz. Dizi senaryosu haftalık olarak değiştiği için, bu pek mümkün olmuyor. Diziler, oyuncu açısından biraz daha sürprizli olabiliyor diyebilirim.

Her projenizde istinasız birbirinden Usta isimler ile aynı sahneyi paylaşmaya devam ediyorsunuz. Bu durum, bir oyuncu için ne gibi bir artı sağlar?

Evet, ilk dizimde Tarık Akan ile oynadım. İkinci dizide Şerif Sezer vardı. Devamında Özcan Deniz gibi isimler vardı. Oyuncunun kameranın karşısında rahat olması gerçekten çok önemli. Ustalar ile aynı projede yer almak ise, bir oyuncuya çok büyük bir rahatlık sağlıyor diyebilirim.

Dizi sürelerimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sen de çok iyi biliyorsun, Breaking Bad, sezonda 13 bölüm çekiyor. Ve bu bölümlerin bir bölümü 45-50 dakika. Bu da demek oluyor ki, bir sezonda toplam 715 dakika çekiyorlar. Bizde ise bir sezonda toplam 4900 dakika çekiyoruz. Matematiğim iyidir. Bizde de böyle bir imkân olsa, biz çok daha elit çok daha güzel işler çekeriz. Çünkü Türk dizi sektörü, her geçen gün pişerek daha güzel bir hale geliyor.

Çalışma koşulları hakkında neler düşünüyorsunuz?

Oyuncular kamera arkası ekibine göre biraz daha rahat çalışırlar. Her bölüm yazılan birkaç sahnesini çeker ve evine gider. Fakat kamera arkası her saat oradadır. 2002 yılında, “Koçum Benim” dizisinde kamera arkası ekibi 4 gün çalışıyordu. Şu anda 2 ekip çalışıyor. Buna rağmen çok daha uzun sürelerde, ağır şartlarda çekiliyor.

Sizce dizi ve sinema filmlerimizdeki kalite her geçen gün artışta mı? Yoksa daha da mı kötüye gidiyor?

Kalite artışta. Teknoloji gelişmeye devam ediyor. Bu sebepten dolayı, görüntü kalitesi vs. çok daha iyi konumlara geldi. Eskinin de naifliği biraz kaçıyor ama. Süper Baba, Bizimkiler, Ekmek Teknesi gibi dizilerimiz vardı bizim… Aramızda Kalsın’da bu naifliği taşıyan dizilerden bir tanesiydi. Belki bu yüzden “Mahir” karakterini daha çok seviyor olabilirim.

Sizi de ileride bu işin mutfağında görebilecek miyiz?

Çok istiyorum ama beceremiyorum. Yazmak çok ayrı ve büyük bir yetenek. Bir şeyler yazmak için, birçok kez masaya oturdum ama yazamıyorum. Kafamda düşünceler var. İleride senarist bir arkadaşıma yazdırabilirim.

Son olarak, bir hayat felsefeniz var mı?

İyi insan olmaya çalışmak, her zaman benim hayat felsefemdir. Egodan uzak durur, dedikodudan nefret ederim.

 

 
Toplam blog
: 33
: 659
Kayıt tarihi
: 27.07.13
 
 

16 Ağustos 1996 doğumluyum. Bilişim Teknolojileri öğrencisiyim, 5 yıldır profesyonel olarak interne..