- Kategori
- Gündelik Yaşam
“Pegasus havayolları ve Ali’nin Tespit-i Hali…

RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR
Dün küçük oğlumla televizyon seyrediyoruz. Reklam aralarında da üzerime atlıyor “Hadi gıdıkla beni. Hadi gıdakla beni” insanı taciz eden bir ses tonuyla yoldan çıkartıyor. Sıcağın bezginliğine ve yorgunluğuma aldırmadan boğuşuyoruz. Reklam aralarında yapıyoruz boğuşma ve gıdıklamaları.
Küçük bey, kendisiyle çizgi film seyredecek bir de çizgi daş istiyor. Sünger Bob var, Avatar var. Şu kolundaki saate basınca başka yaratıklar olan çocuk var. En çok sevdiğimiz, mavi renkli ve kocaman gözleri olan hayali dostun oynadığı çizgi film var. Var da var. Hafta sonu çocukları ekrana kilitlemek için en iyisini yapmışlar.
Yalan yok şimdi; çocuk sokağa çıkmak, bisiklete binmek, arkadaşlarına gitmek istiyor. Ama götürecek kimse yok. Pazar olduğu için anne rutin işler peşinde.
Baba kanepeyle bütünleşmiş şekilde. Ramazan ayı geldiği için Ali’ye garip gelen ama anne için ritüel bir hazırlık gerektiren sahurlar ve iftarlar var. Ben oruç tutmuyorum. Ama, ramazan ayının huşusu beni mest eder. Çocukluktan gelen alışkanlıklardan belki. Keyifle hazırlık yaparım. Eşim ve büyük oğluma sahurluk, iftara geleceklere iftarlık. Dolap dolu, elimin altında hazır yemek olsun, dondurucuda birkaç kap bulunsun rahat ederim.
Ben bu telaşla, patlıcanları kızartıyorum. Fasulyeyi ayıklıyorum. Babaanne gelmiş sahur için börek yapıyoruz. Mutfakta yer yerinden oynamış. Ali dayandı kapıya. “Benimle oyna, beni gıdıkla. Hadi ama. Bak küseceğim.” İçim rahat etmedi. Gittim yanına. Kanepeye bizim kediler gibi sırt üstü uzanmış. Gıdıklanmadan gülmeye hazır bir pozisyonda bekliyor.
Gıdıklama oyununa başlamıştık ki televizyonda başlayan reklama söylenerek zımba gibi dikildi kanepeye. “Oğlum hani gıdıklama oynayacaktık? Kuşum bak patlıcanlar ocakta yanacaklar.” Ali’nin umuru değil. Belli reklamı çok seyretmiş.
Seyretmekle kalmamış kafayı reklama takmış.
“Pegasus havayolları, filosuna katacağı yeni uçaklarından ikisine misafirlerinin kızlarının ismini veriyor.” Firmanın reklamları televizyon kanallarında dönüyor.
Ali, reklamın kızlar için olması kısmına fena takmış. “Pegasus havayolları’na öfkeli ve kırgın. Sadece Pegasus’a değil ki kırgınlığı ve kızgınlığı. Erkekleri düşünmeyen her türlü icraat Ali’yi kızdırmış farkında olmadan. Bunu da şöyle ifade ediyor;
“Hep kızlar, hep kızlar. En güzel oyuncaklar kızlara. En güzel kıyafetler kızlara. Bak reklamlara, hep kızlar da kızlar.”
“Bak anne, ben büyüyünce her şeyi erkekler için yapacağım.” Dedi. Oğlumun ağzından dökülen sözlere şaşırdım. “Neden Ali?” dedim. “Çünkü erkekleri düşünen yok da ondan” dedi.
Oğlum daha dokuz yaşına yeni girdi. Dokuz yaşında bir çocuğun düşündükleri karşısında hem şaşırdım, hem de üzüldüm.
Ali’nin bunu tartabilecek düşünceye sahip olması beni mutlu etti. Kaldı ki haklı olduğu konular da yok değil.
Büyük oğlumun çocukluğunda, erkek çocuklarını girdirmek çok zordu. Nedense erkek çocukları için güzel kıyafetler pek olmazdı. Girdiğim mağazalardan aynı cevapları alırdım “Kız çocuklarına daha çok kıyafet alındığı için kızlara yönelik kıyafet daha fazla tasarlanıyor.” Buna hep şaşırır ve kızardım. Ayırımcılığın bu kadarına da pes yani.
Bu yıl Ali siyah pantolon istedi. Üzerine beyaz gömlek giyip kravat takmak hayali var. Aklınıza gelecek ve gelmeyecek mağazaları gezdik. Yok, erkek çocukları için siyah pantolon yok. İki firmada üretmiş, birisi çok kötü bir kesimdi, birinde kalmamıştı. Ama kız çocukları için annelerin giydiklerinin aynısını üretiyorlar. Hatta rujuna, takısına, ojesine kadar. Yani pes ne diyeyim?
Küçük bir çocuğun farkına varacağı kadar açılmış ara. Kızlar ve erkekler olmuş Ali’nin küçük aklında.
Ali’ye durumun kızlardan kaynaklanmadığını, bunun firmalardan kaynaklandığını anlatmaya çalıştım. Ama o takılmış, uçaklara kız ismi vermek kısmına.
“Yani Pegasus istese erkek çocuklarının ismini de yazar mı? Dedi.
“Pegasus havayolları’na sormak gerekiyor; sahi neden kız çocuklarının isimlerini yazıyorsunuz da erkek çocuklarının isimlerini yazmıyorsunuz?
İşte bir çocuktan tespit-i hal hikayesi…
Sağlıkla ve mutlu kalın 01/08/2011