​ "Selçuk Şahin, sen mirasyedi misin?" / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '09

 
Kategori
Futbol
 

"Selçuk Şahin, sen mirasyedi misin?"

"Selçuk Şahin, sen mirasyedi misin?"
 

Güiza bu sene girdiği pozisyonların üçte birini gole çevirmiş olsa bugün Fenerbahçe bambaşka bir yerde olurdu ya da Güiza Galatasaray da Baros Fenerbahçe'de oynuyor ve o golleri Fenerbahçe forması altında atıyor olsaydı...

Önceki gün basketbol maçını izlerken kadro çeşitliliğinin ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Fenerbaçe'nin kadrosu o kadar güçlü ve çeşitliydi ki Galatasaray karşısında 27 sayılık bir fark yarattı. Üstelik kenarda bir o kadar kötü teknik adam varken. Bu sezon Tanyeviç hakkında iyi bir şeyler yazmış olsam da sanırım onu sevmiyorum. Takımla o kadar çok oynuyor ki, motor bir türlü ısınmıyor.

Ayıplı mal...

Aragones'in elinde böyle bir kadro yok elbette. Forvet hattında iki oyuncu ile ancak bu kadar oluyor.

Aziz Yıldırım 11 sene içinde çok büyük işler yapmış olsa da, Fenerbahçe'nin 1988-1989 yılında 103 gol atıp rakiplerini dize getirmiş o efsane kadrosu gibi güçlü bir Fenerbahçe yaratamadı. Hep bir sorunu oldu. Orta sahayı güçlendireceğim derken forveti bozdu, defans sorunu var diye stoperle dolrdu takımı, orta sahanın senkronizasyonunu bozdu. Daum çok iyi bir ekip kurmuşken Alex onunla çalışamıyor diye Zico'yu getirdi. Sonra Zico takıma alıştı bir şeyler yapmaya başladı onu gönderdi, bu yaşlı adamı getirdi. Her ne kadar Fenerbahçe'ye şamyionoluk getirmiş olsa da, çeyrek final yolunda çok önemli goller atsa da Deivid Fenerbahçe'nin ilk on birinde oynayacak bir oyuncu değil. Selçuk, Deniz, hatta Emre Fenerbahçe'nin as oyuncuları olamaz. Kenarda zaten oturan Maldonado ve Josico'yu anmak bile istemiyorum. Gökhan Emreciksin'e biraz daha sabretmek gerekiyor sanırım.

Nereye varmak istiyorum.

Fenerbahçe böyle bir kadro kurup 30.000 kombine bilet sattı. Bunun karşılığında Şampiyonlar Ligi, Kupa ve Süper ligi vaadetti. Ancak elde sadece kupa kaldı. Süper Ligi ya da Şampiyonlar Ligi'ni kaybetmek dünyanın sonu değil, ancak vasatı bir gün aşamamış bir futbol sunmak bence çok büyük bir ayıp. Bu ayıbı yaratan da öncelikle Fenerbahçe yönetimi ve kendilerini ayıplı mal konumuna getirip, sonu kabullenen Fenerbahçeli futbolcular.

Hafta arası İngiltere'den bir maç izledik. Liverpool - Arsenal unutulmaz bir futbol gösterisi sundular bize. Hele ikinci yarı nefese alınacak gibi değildi. Liverpool sahasında az kalsın büyük bir hezimete uğracaktı. Peki ezildi mi? Liverpool taraftarı takımını ıslıklayacak bir neden bulabilir mi?

"Selçuk Şahin, sen mirasyedi misin?"

Fenerbahçe'nin Beşiktaş'a 4-3 yenildiği maçta bütün stat takımını ayakta alkışlamıştı. Futbolu öyle oynarsa yenilmen sorun olmaz. Ama bu Fenerbahçe futbolcuları sadece ıslıklanmayı değil kovulmayı hakkediyorlar. Üstelik hiçbir mazeretleri dinlenmeden. Futbolcunun mazereti sahada görülür. Mücadele etmeyen, formasının hakkını vermeyen futbolcu tribünlere dönüp taraftarını alkışlayamaz. Hele bu futbolcunun adı Selçuksa düşünüyorum da nereden cesaret alır neyine güvenir bunu hiç bilmiyorum. Fenerbahçe taraftarı bu sezon parasını vererek oturduğu koltuğunda biraz mücadele eden, top oynayan bir takım görmeyi hiç mi hak etmiyor? Fenerbahçe son beş sezonda üç şampiyonluk alıp ikisini de kıl payı kaçırmış olabilir. Eee... Bu önceki sezonların başarısıydı, Selçuk Şahin Beyfendi bir mirasyedi midir? Selçuk Şahin altı sezondur bu takımda oynadığını söylüyor ama bence hala Fenerbahçe'nin ne olduğunu idrak edebilmiş olduğunu bize gösteremiyor.

Önümüzdeki sezonla ve genel kurulla ilgili düşüncelerimi ilerleyen günlerde paylaşacağım.

Uzay Gökerman

http://www.adalarvekitalar.blogspot.com/

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..