Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '12

 
Kategori
Dünya
 

‘Suriye krizi’nden ‘Türkiye-Suriye krizi'ne

‘Suriye krizi’nden ‘Türkiye-Suriye krizi'ne
 

www.suriyegercekleri.com'dan


Dünyanın gözü 19 aydır Suriye üzerinde... Dünya televizyonları, bir buçuk yıldır, buradaki haberleri, “Suriye krizi” başlığı altında veriyordu.

3 Ekim’den beri başlıklarını değiştirdiler; artık buradaki hadiseler “Türkiye- Suriye krizi”ne evrildi.

BBC televizyonu, “Türkiye-Suriye arasındaki gerginlik tırmanıyor” altyazı başlığını tercih ediyor ve bu ibareyi sürekli olarak ekrandan geçiriyor.

CNN International ise, konuya “özel” bir dosya açmış gözüküyor... Son günlerdeki yayınlarında, birkaç saatte bir, ekranının sağ tarafında bir çizelge ile gün gün “kriz”in kronolojisini gösteriyor. Şöyle:

3 Ekim: Akçakale bombalandı, 5 Türk öldü.

4 Ekim: Türkiye “Askerî Harekât belgesi” (tezkere demek istiyor) çıkardı.

3-10 Ekim : Türkiye, Suriye hedeflerini ateş altına aldı.

10 Ekim: Türkiye, Suriye uçağını zorla indirdi ve arama yaptı.

11-12 Ekim: Türkiye, sınıra yığınak yapıyor.

x   x   x

Şimdi, benzer bir bunalımın, meselâ, Pakistan-Hindistan arasında olduğunu ve CNN’nin de yukarıdaki gibi bir rapor yayınladığını hayal edin.

O bölge hakkında ne düşünürsünüz?

Herhalde, bu iki ülke arasında bir husumet olduğunu ve aralarında büyük bir savaşın akşama sabaha patlayacağını...

İçinde yaşadığımız ve başka konular, “yerel seçimler, üniversite açılışları, PKK terörü” falan ilgimizi dağıttığı için pek farkında değiliz ama durum son derece ciddi!

x   x   x

NATO NASIL KORUYACAK?

NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Türkiye için planlarımız hazır” demiş... Bunu bizimkiler, “NATO Türkiye’yi korumaya hazır” diye tercüme ettiler.

Diyelim ki, Rasmussen “korumaya hazırız” dedi.

Peki nasıl koruyacaklar?

Her ne kadar Türkiye, Suriye’den her bakımdan üstündür; muhtemel bir savaşı kazanmak için korunmaya falan ihtiyacımız olmadığı düşünülebilir.

Velâkin yine de insanın aklına şu sualler takılıyor:

Şimdi, “koruyacağız” diyen müttefikler, “uçağımız düşerken” koruyabildiler mi?

Mermiler, ağır silah mermileri yağarken, “5 vatandaşımız ölürken” koruyabildiler mi?

Sayıları 100 bini geçen “Sığınmacılar” için bile kıllarını kıpırdatıyorlar mı?

Eğer füzeler yağmaya başlarsa, şehirler harap olurken, kitleler katledilirken ne yapacaklar?

Onların koruması bir işe yarayacak mı?

Ne dersiniz: NATO’ya ve onun Danimarkalı genel sekreterine güvenmeli miyiz?

13 EKİM, 13:00

 
Toplam blog
: 1412
: 1241
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..