​ “Toprağım şarjör bitti, yetiş” / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '11

 
Kategori
Şiir
 

“Toprağım şarjör bitti, yetiş”

Yirmisinde yüreğim bu gün,

Deli gibi atıyor kafesin altında.

Hızlı hızlı inip kalkıyor göğüs kafesim bu gün,

Alacalı kamuflaj altında.

Parça parça kan kırmızı.

 

Beynim uyuşmuş, kollarım halsiz,

Yok derman ayaklarımda

Göz bebeklerim solmuş.

 

Gece dönerken gündüze,

Ağardığında tan yeri,

Güneşin kızılı sandım kamuflajdaki lekeleri.

Dokundum parmak uçlarımla, değmediler bedenime.

Bulanık gören gözlerim döndü ellerime,

Ne parmaklar var ne de el, yok dirsekten ötesi.

Parçalanmış kemik, sarkar et parçaları direkten aşağı.

 

Ağardı tan yeri,

Beden hareketsiz ve baş dönmez sağa sola.

Kayanın dibinde, sızan güneş gözlerimde.

Fer olsun istedim solan gözlere, olmadı.

Derman olsun istedim ellerime, olamadı.

 

Doğan güneşe inat kapandı göz kapaklarım.

 

“toprağım şarjör bitti, yetiş”

 

Kayanın dibinde

Kan kırmızı

Solmuş

Sarkan et parçaları, yok dirsekten öte.

 

Çağırdı toprağım

Dedi yetiş.

Gözlerim kapalı, beynim uyuşuk, baş dönmeden sağa sola

Sağlam olan kol ile güç alıp kayadan

Çalışırken doğrulmaya ve bir rüzgar gibi yetişmek için toprağıma

Yığılı verdim kayanın dibine.

Boşalmış paçanın biri.

 

Sesim çıkmadı, diyemedim ki

“toprağım, annem gelmiş babamla el ele.

Sabır toprağım, kollarına aldılar beni sana getirecekler,

Sık dişini toprağım, sık dişini yettim gayri”.

 

Hadi anam hadi, yakala kolumu yok çünkü senden yana olan elim.

Baba gözünü seveyim, ayağına turab olayım, eksik bacağım ol.

Ol ki bana baston uçayım toprağımın yanına.

 

Olmuyor olmuyor bir türlü.

 

Kucakladı babam, annem aldı yerden silahımı.

Birlikte ulaştık toprağımın yattığı yere.

 

Ne ses, ne kıpırtı.

Gözler açık kan kırmızı.

Karnında koca bir delik, olmuş param parça.

 

“oğul” dedi babam, anamdan alırken tüfeği.

“yok oğul yok bunun şarjörü”.

 

Gözlerim gözlerinde babamın,

Dudaklarım ellerinde anamın.

 

Yüreğim yirmisinde bugün.

Olmayacak asla yirmibirinde.

 

Hadi bırak beni baba, bırak toprağımın üzerine.

Biz iki can, bir daha görmeyecek olan yarınları.

Anam sarıl bize, ısıt yüreğinle soğuyan bu iki bedeni.

Okşa saçlarımızı, nini de söyle olur mu

Dalarken sonsuzluk uykusuna.

 

Şimdi gidin buradan, iki toprak kavuşurken kara toprakla.

 

Silivri

20/10/2011

 
Toplam blog
: 71
: 606
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

1967 Yakacık doğumluyum. H.Ü. Edebiyat Fakültesi'nde 2 yıl öğrenimden sonra İ.Ü. Arkeoloji ve San..