'Tüyap- 2012 Oto Şov Fuarı!' Bir rüyâ âlemi... (2) / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '12

 
Kategori
Mizah
 

'Tüyap- 2012 Oto Şov Fuarı!' Bir rüyâ âlemi... (2)

'Tüyap- 2012 Oto Şov Fuarı!' Bir rüyâ âlemi... (2)
 

objektifimden :)


Tüyap-2012 Oto Şov Fuarı'nın bina akustik düzeni, çok bozuktu...Korkunç derecede kulak ve ruh sağlığına zararlı bir biçimde dizayn edilmişti...

Fuara girer girmez, Sayın Cumhurbaşkanımızın, işitme rahatsızlığı nedeniyle, burada bir dakika bile duramayacağını düşünmüştüm..

Kitap fuarları, genelde,' kitaplar gibi sessiz konukları ' ağırladığından, orada gezinirken ayrı bir huzur duyarsınız...Ve o güzelim  fuardan, dinlenerek çıkarsınız...

Oto Şov Fuarı, adından da anlaşıldığı üzere, gerçek bir şov atmosferi sunuyor size...

Reyonlardaki, desibeli yüksek müzikler, dansçı kızların gece kulübü eğlencelerini andıran gösterileri; bıraksalar binayı  delip şimşek hızıyla çıkacak gibi duran, kısrak gibi kıvrak ve şuh milenyum otomobillerinin baş döndüren güzellikleri...Velhasıl oto şov fuarına girdiğiniz andan itibaren her şey, sizi farklı bir rüyâ âlemine götürüyor...Mankenler, mimari estetik harikası motorlar...herşey  sizi sarmalıyor...

Patron Arkadaşım Hulusi, bu âlemin güzelliklerini duyumsamak yerine, ticarî açıdan, bu fuardan nasıl sebeplenebilmenin hesaplarını yapıyordu...

...

Gazetelerin tanıtıldığı, görsel ve işitsel medyanın birlikte sunulduğu koridora girdiğimizde, biraz nefes almıştık...Gürültüden uzak, gazetelerin sizi içine çektiği ve yerel radyoların canlı yayın yaptığı bir başka cennete girmiştik...

Hulusi, Milliyet köşesindeki pufla koltuklara oturur oturmaz, çevresinde gazete okuyan kişilerle hemen hasbıhâle dalıvermişti.. Bodoslama dostane ve samimi dalışlar yaparak benim Milliyet ve Radikal com te-re yazarı olduğumu da laf arasına sokuşturuvermişti.

Gazete, kitap vs. okurken bu tip dalışlar yapanlardan hiç hazzetmem..Hulusi'de, 'Şeytan tüyü ' vardı..Bize göre 'çağdışı olan ' kılık ve kıyafetine rağmen, sevimli şişmanımızın çevresinde hemencek bir dostluk halkası oluşmuştu..

Hulusi: - Vallaha ben böööle yazar görmedim...Benim Mesut Abim, Milliyet com-te-re'ye günde 2 yazı attırıveriyyo...Üstüne üstlük, Radikal com-te-re'ye de yazınca, hangısını okuyacaam deyü  vallaha başım dönüyo gardaş... İşi gücü bırakıp abimin yazılarını okuyorum..Bu devirde okumak varmış...Üniversite bitirmek varmış !..Ahh ülen aaah !..Benim okul hayatıma son viren bubam var ya ölürken çok yorgan yırtar....

( Halbuki babası, O'nu kolejde okutmak için 2 tarla satmıştı ...Hulusi, habire okuldan kaçmıştı )

Ben : -Çok abartıyorsun ve beni şımartıyorsun Hulusi..O kadar değil....Hem baban..(Lafı bodoslama ağzımdan alır )

Hulusi :- Abi, biraz da bizim nohut üreticilerinin sorunlarını yazsan ya  !..Hökümat duysun gayrı sesimizi...

( Tam o sırada yan masada bizi can kulağıyla dinleyen ve muhabbetimize katılmak için fırsat kolladığını, cinvari  bakışlarından anladığım- ve 'gözümün bir yerlerden ıssırdığı'  orta yaşlı ' feşmekan beyefendi', ani bir hareketle Hulusi'nin yanında duran ve az sonra manken kızımızın oturacağı  koltuğa, izinsiz oturuverdi...Ve selamsız-sabahsız muhabbete bodoslama  dalıverdi...)

Feşmekan :- Vaaaay...Mesut Selek sizsiniz..tanıdım !!!....Evvet...' Zira bu adamı nerden tanıyorum ben' diye öööle düşünüyordum heh hee...

Ben:- Hayırdır beyefendi nedir bu samimiyet !..Yoksa asker arkadaşı falan ..heh hee...

Feşmekan :- Yahu hocam ben Feşmekan...Hani,Blog'da bir ara ''Falan şey ''  nickiyle yazıyordum da hani çok güzel yazardım yani !..İşte o beniim...Yazılarımı da artık okumuyorsunuz sanırım..Ama niçin ?..

.........

(  Haydaa   .... Alettin Maydaaa !..Herkesi okumak zorunda mıydım ?..)

 .........

( Adamı tanımıştım... Habire konuşuyordu...Hulusi ve diğerleri de donup kalmıştı ...En çok üzüldüğüm de bize kahve getiren dünya güzeli manken kızımızın, yanımdaki boş koltuğuna bu SEVİMLİ YAZARIN oturmasıydı.)

Ben : -Oooo memnun oldum...Feşmekan Bey...Yazılarınızı hayranlıkla okuyanlar çoktur umarım..

Feşmekan :- Ne demek hocam..Gırla gidiyor..Ama bu editörya yok mu bu editörya!.. Benim değerimi bilmiyor...Sataşarak,bulaşarak onlara reyting sağlıyorum... (Bazen doğru da söylüyor )Farkında değiller...Bennn iki fakülte bitirdimmm...4 master  yaptım..Birçok yerden genel müdürlük teklifi aldımm...Ama bennn, ama bennn...Her  çağırana koşmadım !..Hep ayakta kaldımm...Siz beni sevmezsiniz...Hatta epey zamandır da beni ' Yok saydınız ' teessüf ederimm...Yorumlarımı yayınlamıyooor...Mesajlarımı da siliyorsunuzz..Ben , iyi yazarımdır...Editörler yakın dostumdur..Onlarla yemişim, içmişim...(Atışlar başladı )Yaptığınız etik değil...Beeennn dolu...dopdolu bir adamımmm...Şeyini şey ettiğimin dünyası, beni tam olarak anlayamadı !..

Hulusi :-  Aman abicim, fazla dolmayın patlarsınız..heh hee...

Feşmekan : (Aniden sinirlenir ) -Yahu senin de bu kıyafetin ne kadar çağdışı !..Dilim varmıyor ; ama gericiler  gibisin !..Sevmedim seni !..

.....

......Fiyuuuuu !...(Soğuk rüzgar sesleri...Ve ardından gelen sessizlik !.. Hulusi, gülerek  bakıyordu ..Durumu acil kurtarmalıydım... )

.........

Ben :- Eeee...şeeyy...bizim daha uğrayacak çok yerimiz var...Feşmekan Bey, tanıştığıma memnun oldum...Haydi Hulusiciğim biz Ferrrarilere bi daha bakalım mı ?  Ha ?.. heh hee...

( O esnada, tam karşımızda yer alan yerel radyoda, canlı yayına katılan Acun Ilıcalıyla göz göze gelmiştik...Sanki beni anlar gibi o meşhur Acuntrak gülüşüyle bana bakıyor gibi gelmişti... )

Hulusi: - Derhal kalkalım abicim...Feşmekan abimin sohbetine de doyum olmuyur; ama ne yapalım zamanımız dar..heh hee..Bay bayy...Eyvallah ...

(Çevrede ve masamızda bizi dinleyenler de sıkıcı vaziyyeti anlamışlar ve bizim kaçışımıza hak verir gibiydiler..Herkesle vedalaşarak ayrıldık...Feşmekan, halen konuşuyordu...Orada kalanlara Allah sabırlar vermeliydi )

Hulusi :- ( Dışarı çıktığımızda... ) Mesut Abi...İyi ki okumamışım abi yav...Hele ki iki fakülte..mastır...mustur...Bizi bozar abicim !..

.........

 

Ben :- Hulusi, burdan çıkınca sana içecek birşeyler ısmarlamak istiyorum...

Hulusi : Gurban olurum ben sana !.. Heh hee... Abi bak bu arabayı da Ağaoğlu almış..Triiink 4 trilyon...!..

...

O gün, çok değişik bir gündü...Herşey güzeldi aslında...

.............

NOT :Bu bir mizah yazısıdır..Kimse alınmamalıdır...Karikatürler de masumdur :)

*********************

editöre NOT: yazı RADİKALDE yayında :)) http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/tuyap--oto-showdaydim2-ve-son-bolum-4498*

 
Toplam blog
: 1521
: 1639
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..