- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
'Verginin vergisi' olarak ne kadar ödedik?

Verginin vergisi olur mu?
Böyle bir soru ancak gelişmiş ülkelerde sorulmaz. Bizim gibi geri kalmış ve gittikçe gerileyen, önümüzdeki günlerde ‘Ortaçağ’ı yakalamayı hedefleyen toplumlarda ise bu olağan eylemlerden birisidir.
Bakın bizde verginin vergisi nasıl alınarak, yolunacak kazın arka kısmında kalan birkaç kılçık nasıl yolunuyor!
Vatandaş 9 yılda akaryakıt ürünleri için toplam 299 milyar 850 milyon lira ÖTV ve KDV ödedi. Bu dönemde satın alınan akaryakıt için ödenen verginin dışında sadece ÖTV için ödenen ilave KDV ise 38,8 milyar lirayı aştı.
Vergi sistemindeki çarpıklık vatandaşın akaryakıt ürünlerine 38 milyar 851 milyon lira fazladan vergi ödemek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.
Akaryakıt için 9 yılda ödenen yaklaşık 300 milyar lira verginin 261 milyar lirası vergi, 38,8 milyar lirası ise “verginin vergisi”nden oluşmuş durumda!
Acı gerçek, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yayınladığı Petrol Piyasası Sektör Raporu ile gözler önüne serildi. Rapora göre, 2005 yılından 2013 yılına kadar geçen 9 yıllık sürede benzin, motorin ve LPG gibi petrol ürünlerine tam 299 milyar 850 milyon lira vergi ödedik.
Söz konusu verginin 215 milyar 840 milyon lirası ÖTV, 84 milyar 2 milyon lirası da KDV’den oluştu. Ancak akaryakıt için toplanan söz konusu KDV’nin sadece 45 milyar 169 milyon lirasını satın aldığımız benzin, motorin ya da LPG için ödedik.
Geri kalan 38 milyar 851 milyon liralık KDV ise aldığımız hizmet ya da ürün için değil doğrudan ÖTV nedeniyle tahsil edilmiş durumda.
Buna göre, söz konusu dönemde akaryakıttan alınan 215 milyar 840 milyon liralık ÖTV’ye ayrıca yüzde 18 oranında KDV tahakkuk ettirildi. Sonuçta 215,8 milyar liralık ÖTV’nin KDV’si olarak devlete 38,8 milyar lira “verginin vergisi” olarak ödemek zorunda kaldık.
Vatandaşa vergi için de vergi ödettiren sistem ÖTV, Gümrük Vergisi ve benzeri vergilerin KDV matrahı içinde sayılmasından kaynaklanıyor.
KDV matrahına ödenmiş vergilerin de dâhil edilmesi vatandaşın vergi yükünü artırıyor.
Rapor ayrıca, özellikle küresel krizin etkilerinin yaşandığı 2008 yılından itibaren akaryakıt ürünlerine ödediğimiz ÖTV ve KDV’nin milli gelir içerisindeki ağırlığının hızla arttığını, krizin yaralarının adeta akaryakıt vergileriyle sarıldığını da ortaya koydu.
Rapora göre, 2008 yılında akaryakıttan toplanan vergiler milli gelirin sadece yüzde 2,9’una karşılık geliyordu. Bu oran 2013 yılında yüzde 3,20’ye kadar çıkmış.
Gördüğünüz gibi iktidarımız, halka eşitlikçi(!) yaklaşarak, işin “Fıtratı”nı akılda tutuyor!
Vergiyi tabana yayma savsatası ile “verginin vergisini” almakta sakınca görmeyen iktidar, halkın geleceğini tüketmesine de göz yumuyor. Ülke insanının yüzde 66’sı borçla yaşarken, “ verginin vergisini” ödeyerek, daha da borçlanmaya devam ediyor.