​ "Yaprağı senden, sarması benden, kurban olsun sana elalem" / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

"Yaprağı senden, sarması benden, kurban olsun sana elalem"

"Yaprağı senden, sarması benden, kurban olsun sana  elalem"
 

Çatalkaya. İzmir'linin Meteoroloji İstasyonudur.


 

 

 

         Eskiden İzmir’in Çatalkaya’sına,  Yaz geceleri kadeh kalkardı  kordondaki restoranlardan. İzmirli hem günü uğurlardı, hem de İzmir’in simgesi olduğu için, dostluk gösterirlerdi. Şimdilerde kordonun içine ettiklerinden, kimse kadeh kaldıramıyor artık. Eskimo  evi gibi, Yörük çadırı gibi  barakalara sıkıştı restorancılar.

         Yine eskiden, bu  Çataldağı, İzmirlinin meteoroloji istasyonu gibiydi. Tepesine bakınca eğer o çatalı gözükmüyorsa, hava güneşli de olsa, arkası yağmur denirdi.

         Çatalkaya; Gaziemir, Balçova ve Seferihisar ilçelerinin arasından yükselen çam ormanları ile kaplı bir yer

İŞTE İZMİRLİLERİN SEVGİLİSİ "ÇATALKAYA DAĞI". KÖRFEZİN BATISINA DÜŞER. UCU DEVENİN HÖRGÜCÜ GİBİ ÇATALLI OLMASINDAN DOLAYI BU AD VERİLMİŞ.

         Dağların kıvrımlarından dolana dolana, ormanların arasındaki muntazam asfalttan gittiğimizde, karşınıza bir sera görüntüsü veren, naylonları delik deşik, neredeyse yere yamulacakmış gibi duran bir mekanın önünde durduk. Ne levhası var, ne de park yeri.

         İlk anda giriyorsunuz, bomboş bir koridor, sağlı sollu, uzayıp gidiyor.Yerler toprak. Koridorlar bölmeli bölmeli ayrılmış. İlk anda atların bağlandığın  yer gibi duruyor ama, içinde kanepesi, divan yastığı ve  tahta masaları var.Kullanılmayanlar, paket edilip bir köşeye konmuş.

         Ve bir meydana geldik ki, sofralar kurulmuş. Sobalar harıl harıl yanıyor. Izgaralar, mangallar, dumanlar, şen kahkahalar, şarkılar, küme küme  insanlar, türküler gırla gidiyor.

         Oradakilerden birine sorduk: “ Biz nereye gedik yahu,  burası neresi?” dedik. Adam, gerine gerine “Koca Hüseyinin Yeri” dedi. Ve kendisi, ayaklarını sandalyeye asmış patron olduğu anlaşılan Ağa karşıladı bizi. Ve oturduğu yerden ilk sözü “ Hangi odayı seçerseniz, söyleyin, mangal yollayayım” oldu.

         “Oda”dediği yer, sıra sıra, naylonlarla çevrilmiş sıraya boşluklar.. Tavan naylon kaplı, yer yer de  yırtıklarından gökyüzü görülüyor.. Oda aralarında duvar diye bir şey yok. Naylonlarla ayıırmışlar sadece. Duvar diye bir şey yok.  Naylonlarla çevrilmiş çepeçevre.

         Masalar bin bir çeşit mezelerle dolu. Patron balcılıkla geçiniyor. Bir de buraya gelenlerden masa kirası alıyor, o kadar. Gümbür gümbür ateşinizi yakıyorlar üstelik. Kap kacak isterseniz veriyorlar. Siz hepsini temin ettiğinizde,  mangalınızda keyfinizi yapıyorsunuz. İçkinizi de siz getiriyorsunuz.

        Burası, harpten çıkmış gibi her tarafı kırık dökük ama, felsefesi sağlam: “ Bütün dostluklar, sıcak muhabbetle başlar, ömür boyu devam eder”  Buranın sloganı bu. Tanışmayan insanlar buraya geliyor. Aynı sofrayı birlikte paylaşıyorlar. Sonra akraba olmuşçasına canciğer kuzu sarması oluyorlar.

N A S I L GİDİLİR ?  Üçkuyulardaki  İzmir  Belediyesinin otobüs terminaline bir selam sarkıtıp, KAVACIK istikametine giden otobüslerin hareket saatlerini, dönüş saatleriyle birlikte sorup, not edeceksiniz. Günde dört defa serfer var karşılıklı. Akşam  dağdan iniş 20,30 son sefer. Bal alınır, sızma z. yağı alınır. Bir kucak da nostalji de cabası. Te işte bu ka !

RESTORANA ULAŞMAK İÇİN SAATLERCE DİREKSİYON SALLAMALISINIZ DAĞLARIN ARASINDAN, KANYONLARDAN GEÇEREKTEN

          İnsanoğlu, böyle yerlere  gitmeli muhakkak. Bile bile çekilen buradaki mahrumiyet de çabası. Böylesi fantezilerde lüks aranmıyor. Natürel oluyor insan. Ve içindeki Kaf Dağları, bu Çatalkaya’daki salaş meyhanede dümdüz oluveriyor.

          Dışarıda sıra sıra arabalar. Millet buraya akın ediyor adeta. Hayatın meşakkati, iç sıkıntılari ruhsal bozuklukların tedavi merkezi sanki burası. Şarj oluyor insan. Sadeliğe dönüyor. İlk adamların yaşantısına bürünüyor. Kibir, şu bu  kalkıyor bir anda. Kısacası, bu  dağların arasındaki salaş meyhane, sizi düzleştiriyor, dümdüz ediyor. Kendinizle de barıştırıyor. Ne gam ne kasavet kalıyor.

         Buranın "PARALOSU": “Yaprağı senden, sarması benden, kurban olsun sana elalem”  

        " İŞARETİ  ise "  YENGEN, MENGEN, ŞENGEN DERKEN, AMAN SABAH OLMASIN ERKEN."

        Ört ki, ölem !

SALAŞ MEYHANENİN TUVALETİ DE, SALAŞVARİ. KAPISI BİLE MANALI. İÇERİSİNİ, SAYMIYORUZ. AMA BÖYLE BİR MİZANSEN, BU MEKANA YAKIŞIR. BU BİR  MİZANSENDİR, BİR BULUŞTUR.

İŞTE MEKANIN SAHİBİ HÜSEYİN AĞA. KENDİ İSMİ İLE ANILAN  BU YERDE ÇOK MESUT. KALENDERLİK TAVAN YAPMIŞ. ÇOK SEVİLİYOR MUHİTTE. TANIMAYAN YOK. AĞZINA VUR LOKMASINI AL.

(SOLDA) SOBA AZMANININ ÖNÜNDE KÖPEK ISINIYOR. GELECEK  YILIN ISISINI DEPOLUYOR VÜCUDUNA.. ARKA FONDA GÖRÜLEN DE PATRON OLUYOR. SOBA LOKOMOTİFİN ATEŞ OCAĞI GİBİ KOCAMAN

CANI SIKILAN OLURSA, NAYLONLU MEYHANENİN HEMEN ARKASINDA, İSVİÇRE DAĞLARININ ARASINA SIKIŞMIŞ KALMIŞ GİBİ  İÇ AÇICI GÖLETLER DE MEVCUT... AL İÇKİNİ, VEYA MEYVENİ, VUR KENDİNİ BU GÖLÜN KIYISINA. MAKSADIMIZ TERAPİ YAPMAK, DOĞA İLE BÜTÜNLEŞMEK DEĞİL Mİ? ÖRT Kİ, ÖLEM  !

MEKANIN PANAROMİK BİR RESMİ ( FERHAT CELLEK)

PATRON HER KAFAYA UYUYOR. YANINDAKİ BAYAN, "ANADOLU ATEŞİ" DANSÇILARINDAN. DİĞERİ, DE KUŞADASININ  TANINMIŞ SİMALARINDAN. HAYATLARINDAN MEMNUNLAR.

SAĞLI SOLLU BÖLMELİ ODALARDA İÇKİSİNİ YUDUMLAYAN DA VAR, MEŞK YAPAN DA. CİVAR İLLERDEN GELMİŞLER.

OLAN BİTENLERİ, BİZİM GİBİ İZLİYORLAR VE KEYİF ALIYORLAR. ÜSTTEKİ RESİMDE İYİ ÇIKMAMIŞTI RESİM. ZİRA MANGALIN ÇIKARDIĞI DUMAN VARDI  HAVADA. DAĞILDIKTAN SONRA AYNI  KIZLARI BİR DAHA ÇEKİNCE, RESİM DÜZELDİ. SAĞ BAŞTAKİ, ZİRAAT MÜHENDİSİ. AKDENİZDEKİ NAMLI BİR ADADAKİ ÜNİVERSİTESİNDEN MEZUN. BURAYA GELİŞİNDE MANA VAR. ZİRA GIDALAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMASI VAR. BURASI İSE DEPOSU. 20 ÇEŞİT YENEBİLİR OT SAYILDI BU  ÇAMLARIN ARASINDA.

RESTORANI BİZ DE BEĞENDİK DOLAŞTIKÇA. BİR KÖŞEYİ ÜÇ AİLENİN BİRLEŞTİĞİ YERİ DE RESİMLEDİK. ONLARA AİT BİR SOBALARI DA VARDI. İSTEYENE SOBA, İSTEYENE MANGAL VERİLİYORDU BURADA.

PATRON HÜSEYİN AÜA. DURUMU OTURDUĞU YERDEN İDARE EDİYOR. KAPISINDA BAL KOVANLARI YIĞILI. KÜSÜP GİTMİŞLER. BAHARDA GELECEKLERMİŞ. ÖYLE DİYOR.  HALİS BAL ALIYOR KOVANLARDAN. ŞARAP ÜRETİYOR. ÜZÜM BAĞLARI VAR. EN KALİTE ŞARAP BU DAĞLARDA YETİŞİYOR. BURA HALKININ BİR ELİ BALDA, BİR ELİ YAĞDA, UMURUNDA DEĞİL DÜNYA. MAKSAT KALABALIK OLSUN, MAKSAT MUHABBET OLSUN.

MENÜSÜ ZENGİN  GAZETE KAĞITLARI ÜZERİNDE İHTİŞAMLI MEZE TABAKLARI.

KARŞIYAKALI ORHAN YALÇINDAĞ, PATRONA SORUYOR ARKADAKİ PANODA RESMİNİ GÖSTEREREKTEN:   "HANGİ FİLMDE ROL ALDIN ŞİMDİYE KADAR" DİYE. BİR TÜRLÜ SÖYLETEMEDİ. NEDEN SAKLIYOR DERSİNİZ? ( İMZA İÇİN KAFA ŞİŞİRECEKLERİNDEN Mİ ÇEKİNDİ ACABA* KİMBİLİR )

EEEEE... ÇOK ÇALIŞTI PATRON. DİNLENMEK HAKKI DEĞİL Mİ?

 

İŞTE BU MUHTEŞEM RESTORANIN GİRİŞ KAPISI. NE TABELA VAR, NE ZİL, NE İŞARET. TAM DÖNMEK ÜZERESİNİZ Kİ, SESLER GELİYOR İÇERİDEN. MERAKLANIP DALIYORSUNUZ  VE BİRAZ YÜRÜDÜKTEN SONRA  İÇERİSİNİN KALABALIK OLDUĞUNU GÖRÜYORSUNUZ..(  SOL TARAFTA DA MEKANA AİT  ARI KOVANLARI)

İŞTE. DAĞ BAŞINDAKİ İSİMSİZ RESTORANIN DIŞARIDAN GÖRÜNEN YÜZÜ ...ARKA TARAFTA DA SIRA SIRA ARABALAR DİZİLİ

PATRON (SOL BAŞTA) NAZİK ADAM. MÜŞTERİLERİNİN MASASINA GİDİP, HAL HATIR SORUYOR.

BÖLMELİ ODALARDA MASA VE KANEPELER. MÜŞTERİ GELİNCE, ÖNÜNE MANGAL KONUYOR. İSTER IZGARA YAP, İSTER ISIN. İSTER NOSTALJİ YAŞA. SİZE KALMIŞ Bİ ŞEY.

BU BİR SOBA AZMANI. ODUN YANIYOR. IZGARALAR KONUYOR. DUMANDAN GÖZ GÖZÜ GÖRMÜYOR.. DÜKKAN İYİ Kİ DELİK DEŞİK. BU YÜZDEN DUMAN DIŞARI ÇIKABİLİYOR ANCAK...MEKANIN MİMARI İYİ İŞ ÇIKARMIŞ. KİMSENİN GENZİ TIKANMASIN DİYE TAVANLARDA, YANLARDA DELİKLER BIRAKMIŞ. AŞKOLSUN MİMARA...

ORTADAKİ YUVARLAK BEYAZ ŞEYİN NE OLDUĞUNU ÖPRENEMEDİK. OLSA OLSA, YAZIN ÇALIŞAN BİR HAVUZ OLDUĞUNU DÜŞÜNDK. İÇİNDE BALIKLARI OLAN, İÇİNE PARA ATILAN.

BU RESİMDE DE KARŞIYAKANIN ACAR DELİKANLILARI VAR.. HÜSEYİNİN YERİNDE YER BULAMAMIŞLAR, BURAYA GELMİŞLER. MEKAN SAHİBİ ARKADAŞI OLUYOR TAHİR BEYİN..BURADA DA SOBA YANIYOR. ÇATALKAYA YOLU ÜZERİNDEKİ BU YER ANCAK,  NARLIDEREDE HAKAN KÜRŞAT ÖZTÜRK, K.YAKALI TAHİR BEYİN ARKADAŞI. TAHİR OKUN DİYOR Kİ, TENHA BİR ZAMANDA YER BULABİLİRİZ DAĞDAKİ HÜSEYİNİN YERİNDE, ELİMİZİ ÇABUK TUTMAMIZ LAZIM DİYOR. O DA SEVİYOR NOSTALJİLERİ.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..