- Kategori
- Güncel
…Zıkkımın kökünü yiyin…! Zıkkımın kökünü…!
Günümüz teknolojisi insanı bir sardı mı; dahası kolay, kolay bırakmazmış… hadi sende adam oradan… kim demiş onu? Boş versene sen… Her sabah ulusal medyayı şöyle bir gözden geçireyim düşüyle; fazlaca masraflı olmaması için internet sörfünü kısa MB’le geçiştirmek üzere; cihanda, ulusta, vatanda, millet ve milliyetlerde önem arz eden konu, olay, olgu misali başlıkları merak eder gibisinden şöyle bir uzandım; aman ne uzanış… Uzanmaz olaydım, internette sörf mü? Vara elim kolum kırılaydı da yapmaz olaydım… Görmeseydim görmez olaydım; D.Baykal alternatifsiz bir biçimde, ülkenin gündemini ele geçirerek şanına yakışır bir şekilde siyaset tarihine adını yazdırdı, helal olsun yaşlı kurda.
“Erdoğan: Eşine ihanet eden mağdur olamaz”.
Başbakan Erdoğan, kaset skandalının ardından CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa eden Deniz Baykal’ın mağdur rolü oynadığını söyledi. Erdoğan, “Eşine ihanet edeni mağdur olarak göremeyiz” dedi.
10:29 | 14 Mayıs 2010
Giden günlerden bir gün; sabah, sabah bir bakan mecliste yorgunluk atmak için Japon yemeği midir nedir o suşi dedikleri, eğitimsizliğime sayın; ama bizim bakanlarımız sağ olsunlar allah başımızdan eksik etmesin onları. Onlar olmasa biz fakir fukara yarı aç yattığımız yerden nasıl bilebiliriz, Japon yemek yeme sanatının inceliklerini. Ancak TV filmlerinde birde bakanlarımızın sayesinde, hayatımızda hiçbir zaman tadamayacağımız o çeşit, çeşit Japon yemek ve soslarını, kullanılmasında oldukça hüner isteyen özel iki çubukla, en önemlisi de, bakanlarımıza Allah tarafından vergili yetenekleri sayesinde, nasıl ince ustalık isteyen, özel yetenek gerektiren, bilgi isteyen soslara bandıra, bandıra suşi’nin nasıl yenişini, sayın bakanlarımızın tv.de görsel teori ve pratik şovları eşliğinde yemek yeme kültürlerinin, kültür hazinemize ekleyerek “yarı-aç-yarı-tok” zenginleştirmiş olduk.
Kim bilir kaç yüzyıl daha geçmeli bu tür şiirleri anımsamamak ve alıntı yapmamak için.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik FİKRET
(Haziran 1912)
"Millet patates bulamıyor, siz 'Suşi' yiyorsunuz"
Millet bulgur bulamaçla çoluğunu, çocuğunu vatana millete yararlı evlatlar yetiştirmek uğruna, bırak yarı aç yaşamayı, kan ağlıyor kan, sayın M. Şahin oturduğunuz yere bakın yaptığınız işe bakın, yakışır size de yakışır…sizde meclisin 1. derecede değerli görev yapan vekilimiz değil misiniz?
Temsil edenlerimizin en sayılan sevilenlerinden biri olarak sizin nereniz eksik değimli? herkese yakışan size hayda, hayda yakışır.
… yiyin beyler yiyin bulğur bulamaç yiyin,
tırşik yiyin, kızıl kurt yiyin, kara mancar yiyin
biz derdin dibini yeriz, zıkkımın dibini yesek nolur.
Ayda 200 tl. bile olmayan burslarla
akademisyen olmaya çalışan çocuklarımız.
dört, beş ayda bir saç tıraşı oluyor, yada anarşist oluyor,
Onlar için tuzsuz yağsız palıza yesek ki nolur,
taş kalıbı keşi, yağsız minciyi,
kurtlanmış ekşimik yeriz oda bulursak,
haydi beyler sizde yiyin bu iştah sizin
halifeler, sultanlar, padişahlar çatlayana kadar yemişler
sizde tınsırana kadar, boğulana kadar zıkkımın kökünü yiyin,
kimden olursa olsun yiyin ha yiyin
mağdur olmayın yiyin, aç sefil olmayın da yeter ki yiyin…
… Zıkkımın kökünü yiyin…! Zıkkımın kökünü…!
Bırakın mağdur ve mağdureler mağduriyetlerinin hâsılatını toplamaya hazırlansınlar. Bırakın ihanet etme yeteneğinden yoksun dürüst devlet adamlarına şans tanımasınlar. Bırakın hala anasının pişirdiği mahluta çorbasının, tarhanasının buğusunu unutmayan devlet adamlarımızın adını bile anmasınlar. …Çünkü herkes layık olduğu yerde durur…
Peki sayın başbakanım; bu ülkenin biz emekçi yığınları, çalışanları ve emeklisi, köylüsü, memuru yoksul yaşayan insanların çoluk çocuğunun gözünün içine baka, baka suşi ziyafeti çeken mağdurlar peki ne yapmış oluyorlar sayın başbakan?