​ 1 Mayıs 1977– Faili meçhul kalan katliam / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
 

1 Mayıs 1977– Faili meçhul kalan katliam

1 Mayıs 1977– Faili meçhul kalan katliam
 

DİSK BAŞKANI KEMAL TÜRKLER KONUŞURKEN


"MERKEZ 430 - GAZ BOMBASI AT KARDEŞİM ÇABUK!

MÜDÜRÜM PANZERLERDE MERMİ KALMADI, MÜMKÜNSE…

MERMİ DEDİĞİM SİS BOMBASI GÜRÜLTÜ BOMBASI... EVET... "

1 Mayıs 1977 Pazar sabahı..

İstanbul'da işçiler, öğrenciler, öğretmenler, memurlar, doktorlar, mühendisler, değişik meslek grupları Beşiktaş ve Saraçhane'de toplanıyordu.

Yüzbinler, yavaş yavaş flamaları, pankartlarıyla Taksim Alanı'nda yerlerini alıyordu . Yürüyüş kolunun bir ucu Saraçhane’ de , diğer ucu Beşiktaş' ta bekliyordu .

İstanbul Valisi Namık Kemal Şentürk ve Emniyet Müdürü Nihat Kaner gerekli tüm tedbirlerin alındığını açıklamışlardı ...

Yürüyüş güzergâhı boyunca 15 emniyet müdürü, 315 amir, 3094 polis, 207 bekçi, 81 motorlu ekip 9 panzer ve jandarma birliğinin 1 Mayıs'ın güvenliğini sağlamakla görevli olduğu da açıklanmıştı .

TRT ve basın mitingi izlemek için meydandaydı. ( O tarihte henüz özel tv. Ler yoktu . )

Inter Continental Oteli' nin ikinci katında gazetecilere bir oda ayrılmıştı.

Ama üst katlara çıkanlara otelde dolaşmanın yasak olduğu hatırlatılıyordu.

(Intercontinental Oteli ITT' ye aitmiş.. Olaydan kısa süre sonra satıldı. Önce The Marmara oldu. En son Sheraton)

***

DİSK, alanda kimin nerede duracağını güvenlik görevlilerine iletmiş ve 20 bin DİSK'li özel giysileriyle bu düzeni korumakla görevlendirilmişti.

Meydan dolmuştu..

Hala Taksim’ e doğru yürüyüşüne yavaş yavaş devam ettirilen binlerce insan henüz meydana ulaşamamıştı. Taksim müthişti.. Rengarenk, cıvıl cıvıl…

Çocukları ile gelen anne ve babalar çoktu..

***

Beşiktaş yönünden gelen yürüyüş kolundaydık.. TMMOB, TTB arka arkaya geliyordu …

Gümüşsuyu’ ndan Taksim’ e ulaştığımızda Kemal Türkler kürsüde idi. Kısa bir süre sonra da konuşmasına başladı..

Beklemekten yorgun düşmüştük.

Herkes ayakta duracak, kürsüyü görecek ya da birazcık oturacak bir yer arıyordu ..

Bir de simitçi peşindeydik…

Renkler, müzik, kalabalığa egemen olan sevinç ve mutluluk duygusu sanki dalga dalga yayılıyordu…

Bizlerin arkasından hala gelenler vardı. Yürüyüş kolu hala bitmemişti.

Hava aydınlık ve güzeldi..

***

Saat 19.00'u gösteriyordu.

Son konuşmanın son dakikalarına gelinmişti.

Kürsüde DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşmasını bitiriyordu ..

Ve üç el silah patladı...

***

Üç el silahın sesi sanki birkaç saniye havada asılı kaldı.

Algılama zorluğu yaşanıyordu sanki..

Sesin silah sesi olduğunu anlıyorsun da ne işi var burada der gibi kalıyorsun öylece..

Kitle sanki o bir iki saniye nefesini tuttu, bekledi…

Ardından yeni silah sesleri başladı ..

Aynı anda alanın dört bir yanından silah sesi geliyordu ..

Artık kaçışma ve panik hakimdi alana..

Bütün renkler yok olmuştu..

Kırmızılar yoktu sanki..

Her şey gri olmuştu..

***

Yarım milyon insan korku ve panik içinde koşuşuyordu..

İntercontinental’ in önünden Pamuk Eczanesine doğru, oradan da Kazancı yokuşuna doğru kaçıştı bizim taraftakilerin bir kısmı.. Bir kısmı Gümüşsuyundan Dolmabahçe istikametine koşuyordu.. Düşenler, ağlayanlar...

Ben AKM ‘ye doğru koştum, daha doğrusu sürüklendim.... Parmaklığı aşamadım. 50 cm bahçe çiti gibi bir şey.. Arkadan ittiriyorlardı. Boylu boyunca yere yattım.. Yön duygum kaybolmuştu sanki… Sadece çantamı başıma doğru siper etmeye çalıştığımı hatırlıyorum… Derken panzeri gördüm. Taksim Gezisinin önünde bir yerlerde.. Meydanda nerdeyse ayakta insan silueti kalmamıştı.. Herkes yerdeydi… Panzer kadının yanından geçti sandım. Ama öyle olmamış… Bize doğru geliyordu. AKM’ ye doğru, kalabalığın üstüne… Anlamadan bakıyordum… O arada yanımda yeğenim vardı ve onu kaybetmiştim.. Sanırım nasıl bulacağımı düşünüyordum.. Panzer yaklaşıyordu. Tam osırada yakınlarda olan bir arkadaşım görmüş, öyle donup kaldığımı... Mustafa çömelerek yanıma geldi, çekiştirdi beni... AKM nin yanından arkaya doğru, Taşkışla’ ya doğru kaçtık.. Her yer griydi..

***

Biz şanslı olduğumuzu sonradan öğrendik.

Yanımızdakiler, yakında duranlar, canını kurtarmaya çalışan yüzlerce insan Inter Continental Oteli ile Pamuk Eczanesi arasında kalan Kazancı Yokuşu'na doğru yönelmişler ve sokakta sıkışıp kalmışlar .

Panzerlerin su sıkarak, ses ve sis bombaları atarak paniği ve korkuyu artırdıklarını, sürdürdüklerini çok insan anlattı sonradan.

***

İlk kurşun atıldığı anda 500 bini aşkın kalabalık korkunç bir paniğe kapılmıştı.

İstanbul'un göbeğindeki Taksim Meydanı bu silah sesi ile o güne kadar yaşamadığı bir katliama tanık olmuştu.

BİLANÇO :

30 KİŞİ EZİLME YA DA BOĞULMA NEDENİ İLE,

5 KİŞİ VURULMA,

1 KİŞİ PANZERİN ALTINDA KALARAK YAŞAMINI YİTİRDİ .

YARALI SAYISI 130 DAN FAZLA..

***

Polisin 1 Mayıs 1977 tarihli telsiz bantları, miting günü sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar emniyet görevlileri arasında yapılmış konuşmalarla dolu.. Tarihi bir belge niteliği taşımasına rağmen, uzun yıllar boyunca çözümü yapılmayan bantlar neden sonra Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından çözdürülüp dava dosyasına eklenmiş.

Aşağıda yer alan metin, 1 Mayıs 1977 de polis telsiz konuşmaları olarak çözülüp dava dosyasına konulan metinlerden bir bölümdür. İpek Çalışlar ve Güldal Kızıldemir’ in yaptıkları kapsamlı araştırma sonucunda, dava dosyalarına bakarak, görgü tanıklarıyla konuşarak hazırlanan ve “1 Mayıs 1977 - Kanlı Bayram / Esrar Perdesi Aralandı ” başlığıyla 4 Mayıs 1986'da Nokta Dergisinde yayımlanan haber dosyasından alınmıştır.

Telsiz bantlarının çözümü, bir yandan emniyet kuvvetlerinin patlak veren olaylara yaklaşımını belgelerken, diğer yandan da yaşanmakta olan katliamı ve bunun polisler üzerindeki etkilerini de eksiksiz bir biçimde sergiliyor.

***

OLAY

- Merkez 832, silahlar başladı patlamaya.

- Fazla ileride ön tarafa itişmek için ( 15 saniye silah sesi ).

- Merkez 433 silahlar patlıyor.

- Merkez 136 Taksim tamamen dağıldı, silahlar patlıyor. Silahlar... büyük karışıklık çıktı. Çok yaralı var.

- Merkez 136 çok yaralı var.

- İstasyonlar, lütfen kısa acele ve telaşa lüzum yok.

- PANZERLER MEYDANA DOĞRU YÜRÜSÜN.

- BU PANZERLER SAKİN BİR ŞEKİLDE ORTALIĞI DAĞITIRSA İYİ OLUR….. İZDİHAMDAN BİRÇOK YARALI ÇIKABİLİR. SAKİN BİR ŞEKİLDE OLMASI LAZIM BU İŞİN.

- Askeri birliklerden yardım isteyin.

- 20 -Burası harp meydanına döndü tamam.

Saat: 19.09

- PANZER BİRLİKLERİ TAKSİM'E GELİN.

- 430 Taksim'e çıkan... Arkasında burada çatışma var. İçeri girip gaz bombası atalım mı?

- MERKEZ 430 GAZ BOMBASI AT KARDEŞİM ÇABUK.

- Anlaşıldı tamam.

- Toplum arabaları, panzerler değişik şekilde girsinler.

- 436, 436 su sıkarak dağıtın.

- Anlaşıldı sayın müdürüm yapacağız.

- Gerilere doğru su sıkılsa iyi olur.

- Merkez 136 bir polis arabası Sıraselviler'de devrilmiş vaziyette, ben arkadaşların yardımına gidiyorum.

- Taksim' den İlk Yardım Hastanesi'ne giden sokakta bir polis arabası devrildi. İçerde arkadaşlar olduğu kanısındayız.

- Merkez 136 bir panzer İlk Yardım yoluna girsin bir polis arabamız devrildi.

- Bir arkadaş yaralı çok acele yol açın.

- MERKEZ 136 PANZERİN BİRİ İSTİKLÂL CADDESİ'NE GİRSİN VE KALABALIĞI DAĞITSIN.

- KARDEŞİM PANZER SOKMAYIN İÇERİYE… SOKARSAN YAĞMA OLUR… İÇERİYE SOKMAYIN.

- İlk Yardım'daki arkadaşların durumu kritik... İlk Yardım'a yetiştirelim.

- İstasyonlar bir saniye sayın Valimizi dinliyoruz.

- Seyir halindeyim.. Gayrettepe'ye geliyorum.

- Anlaşıldı Vali.

- İnşallah sükunette, geliyorum şimdi.

- Merkez 460 ateş etmek mecburiyetinde kaldık. Dağıtıyoruz bunları mümkün olduğu kadar Tarlabaşı'na tamam.

- Merkez 409 Inter Continental önünde yaralılar var.

- Tanklar tanklar jandarmayı destekleyin.

- Müdürüm yanımda bir ambulans var. Nereye göndereyim.?

- Söyleyin ilgililere onlar da müdahale etsinler. Taksim'deki toplumu dağıtmak icap eder.

- Kültür Merkezi'nin önünde duran panzer sen de yardım et.

- Sular İdaresi'nin üstüne bak kardeşim. Sular İdaresi'nin üstüne.

- SULAR İDARESİ'NİN ÜSTÜNDEN ATEŞ ALTINDA KALMAYALIM ORAYA BAKIN.

- 130 numara Sular İdaresi.

- 139 Sular İdaresi'nin üstüne bak kontrol altına alalım.

- Kültür Sarayı'nın önüne sarkma başladı.

- 9 numara İlk Yardım önündeki kuvvetlerin bir kısmını Kültür Sarayı'na aktaralım.

- Merkez 136 İstiklâl Caddesi'nde arabalar yanıyor ve ara sokaklarda ateş devam ediyor.

- Doktor ve ambulans göndersinler Taksim'e. Tamam.

- 22 tane ambulans Spor Sergi Sarayı'nın orda parkta.

- Bazı yerlerde alevler gözüküyor. İtfaiyeyi haberdar etsek iyi olur.

- Müdürüm Tarlabaşı' nda Behzat Bey Başkomiserimin birliği toplu halde buraya... Gruplar var... Caddede panzerle dağıtmaya çalışıyor.

- 42 amirimiz kardeşim neyi dağıtmaya çalışıyorsunuz?

- Merkez 136 - Panzer Taksim'deki topluluğun üzerine gitsin... Ateş ediyorlar arkadaşlarımıza , topluluğa.

- 174, 430 sağ sol yaparak git gaz bombası at kardeşim.

***

Saat: 19.30

- Merkez 20... Yolunu tıkadı bunlar askeri araba mı hastaneye taşıyamıyoruz yaralıları.

- Muhasip Eret Polikliniği'nde silahlı kişiler var.

- SAYIN MÜDÜRÜM BİZ INTER CONTİNENTAL OTELİ'NDEYİZ. DEVAMLI SURETTE BURAYA ATEŞ EDİLİYOR. BASKIN OLUYOR. ATEŞ ETMEK MECBURİYETİNDE KALACAĞIZ. TAMAM.

- 426 Inter Continental ’e git Inter Continental'e git.

- Derhal Inter Continental'e.

- Acele gidin arkadaşlar mahsur kalmışlar.

- Taksim'de dağılma başladı. Inter Continentalin önünde bir şey yok.

- OTOBÜS DURAĞININ ORDA BİR CESET VAR.

- TAKSİM'DE DE BİR CESET VAR. BUNU ARABAYLA TAŞIMAMIZ İCAP EDER.

- Efendim dükkânlar yanıyor Taksim Caddesi’nde dükkânlar.

- Panzerlerden bir tanesi İstiklâl Caddesi'ne acele girsin.

- Merkez 136 şb. Ekiplerinin dikkatine görevimiz yaralıları hastaneye taşımak o kadar.

- Su üstünde kişiler olduğu söyleniyor. Bu adamları burayı çevirip de onları yakalayın.

- Fazla kalabalıktan her kafadan bir ses çıkıyor. Anlayamadım efendim tamam.

- Sular İdaresi'nin üstüne.

- Müdürüm oraya girdik. Toplum kuvvetleri şu anda girdi içeri ve bir kısım kimseler yakalandı ve arama yapıyorlar tamam.

- Merkez 416, 20 nolu müdürüme, müdürüm biraz önce 2... numara içinde bir ceset götürdüler hastaneye tamam.

- Merkez 447 toplumdan bir komiserimiz ve bir memur arkadaşı hastaneye götürürken otolara saldırgan halleri var. Bu otolara taş ve sopa İle silah atıyorlar yanımızdaki… silah atmak suretiyle geçirdik. Burada arama yapılırsa iyi olur.

Saat: 19.40

- Ne var ki arabaların arkasına saklanmaya başladınız? Ne var bir şey mi var?

- Sayın müdürüm yukarıdan bir şey atıldığı söylendi onun için arkadaşlar… tamam.

- Müdürüm Taksim’e çıkmadan Alman Konsolosluğu önündeyiz, jandarma albayı bizi geri çevirdi, beni almak istiyor.

- Ben senin durumlarını biliyorum. Albaya söyleyin Gayrettepe’ye git.

Saat: 19.45

- İstiklâl Caddesi'ne bir kol, bir kol da Sıraselviler' i. Tarama yapın.

- Merkez 20 no.lu müdürüme. Ben de Tarlabaşı Caddesi'ni kontrol altına aldım. Burada demin anons ettiğim gibi silah kullanmak mecburiyetinde kaldık. Hâlâ şüpheli şahıslar var. Sokak aralarında. Müteyakkızım.

- Merkez 453 önündeyiz grupla çatışma halindeyiz, aşağıda büyük kalabalık var. Arkadaşlarımızı hem takviye edelim hem de onların tahriklerine kapılmayalım.

- Dolmabahçe önünde de kalabalık gruplar başladı emriniz.

- Kardeşim... kullanın onlar dağılırlar takip edin.

- Müdürüm panzerlerde mermi kalmadı mümkünse mermi...

- Kardeşim... mermiyi tüm bitir...

- Mermi getirsinler karşı... mermiler bitmiş.

- Kalsın bırak.

- Mermi dediğim sis bombası gürültü bombası.

- Evet efendim evet.

-Kalsın.

Saat: 19.57

- Biz şimdi İlk Yardım Hastanesi'ndeyiz bir arkadaşımızı kaybettik. Bizim birlikten arkadaşların morali çok bozuk.

- Hepimizin başı sağolsun.

- Hayır arkadaşlar bir hadise yapabilirler.

- Değiştireceğim ben değiştireceğim peki.

- Araba oldukça doldu merkeze götürmemiz gerekiyor tamam.

- Merkez 20 bu yakalananların hepsini Gayrettepe'ye getirmeyelim.

- Çocuklar heyecanlı tabii, gelenleri biraz rahatsız edebilirler.

- Fakat hiçbir karakol almaz Gayrettepe'ye götürelim sonra taksim ederiz. Zaten bütün arkadaşlar vazifede efendim. Gayrettepe'de kimse yok.

- BEYOĞLU'NDA MUVAKKATEN YARIM, BİR SAAT BİR YERLERE TIKIN VEYA ARABADA DURUN. BURADA DURUM KRİTİK.

- ANLAŞILDI SAYIN VALİMİZ. ( 1 )

***

1 Mayıs 1977 günü, kendisini Türk siyasi tarihine "Kanlı 1 Mayıs" olarak yazdırıp, ardında 36 (42 olabileceğine dair de bir kısım iddia ve hatta kanıtlar ileri sürüldü) ölü, 130 yaralı ve bir dolu yanıtsız soru bıraktı.. Aradan bunca yıl geçmesine karşın hala aydınlatılmak istenmeyen pek çok soru ...

Ama Türkiye' nin aydınlık yarınlara ulaşmasını isteyenler, bu coğrafyada demokrasinin gerçekten egemen olmasını isteyenler, bu karanlığın aydınlatılması mücadelesinden hiç vaz geçmediler.

1 MAYIS 1977 DE YAPILAN / YOL AÇILAN KATLİAM İNSANLIK SUÇUDUR.!!!

DEMOKRATİKLEŞMENİN VE KARANLIK GÜÇLERDEN KURTULMANIN TEMEL ADIMLARINDAN BİRİ, 1 MAYIS 1977 DE YAPILAN KATLİAMIN AZMETTİRENLERİ DAHİL FAİLLERİNİN ORTAYA ÇIKARILMASI İLE ATILACAKTIR.

1 MAYIS 1977 KATLİAMININ FAİLLERİ AÇIĞA ÇIKARILIP YARGILANINCAYA KADAR TAKSİM DEMEK 1 MAYIS DEMEKTİR.

BU, 1977 DE GERİYE DÖNEMEYENLERE KARŞI SAYGIDIR, VEFADIR, BORÇTUR....

"SİZLERİN CANINIZA KIYANLARDAN HESAP SORULAMADI AMA BİZLER SİZLERE DE DUYDUĞUMUZ SAYGI İLE, SEVGİ İLE, 1 MAYIS COŞKUSUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK ADINA BURADAYIZ" DEMEK İÇİN...

*

( 1 ) Nokta Dergisi , İpek Çalışlar ve Güldal Kızıldemir “ 1 Mayıs 1977 - Kanlı Bayram / Esrar Perdesi Aralandı ” Haber Dosyası - 4 Mayıs 1986 - Bu dosya bilgileri için BİA – Arşivinden faydalanılmıştır.

 
Toplam blog
: 61
: 3400
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..