​ 10 yıldır her maç... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '09

 
Kategori
Futbol
 

10 yıldır her maç...

10 yıldır her maç...
 

Kimler geldi, kimler geçti. Hiçbiri senin kadar sevilmedi.


Fenerbahçe bu sahada daha önceki 9 maçı kazandığını bir tarafa bırakmışcasına çıktı Saraçoğlu'na... Futbolcular sanki Şampiyonlar Liginde bir puan maçı oynuyormuşcasına taktiksel disipline sadık ve organizeydi... Bir büyük maçta nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadılar... Özellikle gerideki isimlerin hepsi müthiş konsantreydi. Maçın içinde sadece 2 takımın kalecileri dahil gerideki oyuncularını mukayese edersek maçı gerçekten hakedenin kazandığını anlayacaktık. Fenerbahçe sezonun en disiplinli oyunlarından birini oynarken bu kadar önemli bir derbide, üstelik otoritelerin sezon başında şampiyon ilan ettikleri rakibine pozisyon dahi vermedi.

Öncelikle Bükreş'de oldukça hareketli ve o bölgede oynamaktan büyük keyif alan Kâzım'ı ilk 11'e koyarak rakibin defansına bir bela salmış oldu Daum. Kâzım'ın hareketli ve süratli ve bir o kadar legal provakatif oyunu rakip defansın maç başlar başlamaz moralinin bozulmasını sağladı. Ön tarafta karşılarında Kâzım'ı gören sarı kırmızılılar hemen arkalarında Emre, Topuz ve Christian'ın da baskılı oyunlarıyla karşılaşınca maçın başında teknik olarak da düşürdü. Zaten Kadıköy'de psikolojik olarak 1-0 geride başladıkları gerçeğini hiç kafalarından atamıyorlar.

Bugün Fenerbahçe ile Galatasaray'ın arasında birçok fark gözüktü. Bunlardan en temeli Fenerbahçe ile Galatasaray'ın kaptanlarıydı. Fenerbahçe kaptanının takım üzerindeki etkisi maçın her anında hissedildi. Gerek yerli, gerek yabancılar üzerinde etkisi çok büyüktü. Kaptan maç öncesi santrada herkesi toplayıp omuz omuza yemin ettirip takımı maestro gibi yönetirken, Koskoca Galatasaray Kaptanı hem maçtan önce hem de maç içinde gerek futbolcularla gerek taraftarlarla kavga içine girmişti... Bu kavga ve gerginlik bu agresiflik Arda'nın belki de en kötü performansını ortaya koymasını sağladı maç boyunca. Galatasaray'ın en büyük hatası koskoca kaptanlığı Arda gibi küçük bir oyuncuya bırakmasıdır. İmam cemaat örneği, kaptanları bunlarla uğraşınca Keita gibi ilk defa Kadıköy'e gelmiş bir oyuncu yumrukta atar, su şişesiyle şov da yapar... Galatasaraylı oyuncuların böyle bir derbiye konsantre olamadıkları bir gerçekti.

Galatasaraylı dostlar Alex'le Hagi'yi mukayese ediyorlar, Alex kim diyorlar. Alex yıllardır kim olduğunu Galatasaray'lılara göstermeye devam ediyor...

Bugün ligin en çok atanı ile en az yiyeni kapıştılar ve en az yiyen takımın, aslında takım oyununu rakibinden çok daha iyi yaptığını görmüş olduk...

Fenerbahçe'de maç içinde öne çıkan oyuncular birçoktu ancak; Gökhan, Christian ve Emre'de Alex ve Kazım kadar başarılıydılar. Maç öncesi Carlos için şüphe eden dostlar vardı ama Carlos'un sahadaki 22 kişiyi tecrübe konusunda cebinden çıkardığı açıktı. Keita'nın karşısında zor duruma düşeceğini söyleyenlerin hepsini taça yolladı Carlos...

Daum'un da hakkı Daum'a fakat yine maç 2-1'de Galatasaray son şansını zorladığı sırada yaptığı gecikmeli değişiklikler tribünlerin tercihlerinden çok farklıydı. Kâzım'ın yerine Semih'i beklerken Guiza oyuna girdi, daha kötüsü Alex'in çıktığı pozisyonda geçen maçın oyunucusu Özer yerine Dos Santos içeri girdi. Daum Türk hayranı olduğunu söylüyor ama nedense Türk oyuncular hakettikleri dakikayı pek ondan alamıyorlar...

Fenerbahçe Kadıköy'de 10'da 10 yaptı... Böylesine bir ezeli rekabet, böylesine bir derbi var mı ?

Fenerbahçe Türkiye'nin en iyi takımıdır.

Kadıköy'de derbi Fenerbahçe'nindir...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

25 Ekim 2009

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 252
: 936
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..