- Kategori
- Dünya
100. yılında Sykes-Picot antlaşması ve Ortadoğu

Ortadoğu"da son yaşanan gelişmeler ve özellikle Cenevre Görüşmeleri akıllara Sykes- Picot anlaşmasını getirdi ve “Sykes-Picot anlaşması ile belirlenen Ortadoğu"nu kaderi bu kez Cenevre"de mi belirlenecek?" sorusu uzunca bir süre gündemden düşmeyecek gibi.
Radikal Gazetesi yazarı Cengiz Çandar da bir kaç gün önce yazdığı " Cenevre III'ten Sykes-Picot II çıkar mı?" başlıklı yazısında "Sykes-Picot, bir bütün olan Ortadoğu topraklarının bölünmesi ve üzerinde Avrupa modeli devlet yapılarının oluşturulması yönündeki Batılı girişim olarak bilinir. Suriye üzerinde ABD-Rusya uzlaşması olur ve tutarsa, Sykes-Picot-II olabilir mi? Cenevre-III bunu getirebilir mi?" diye soruyor.
Nedir bu Sykes-Picot Antlaşması? Kimler tarafından ne zaman imzalandı ve ne gibi maddeler içeriyor?
I. Dünya Savaşı sırasında, Kut'ül Ammare Kuşatması sonrasında İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı 6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından sonra 16 Mayıs 1916 tarihinde İngiltere ve Fransa arasında yapılan ve Türkiye'nin Ortadoğu topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşmadır.
Adını görüşmeleri yürüten İngiliz Sir Mark Sykes ile Fransız Albay George Picot’dan alan gizli Sykes-Picot Anlaşması 1917’de Rusya’da iktidarı ele geçiren yeni Sovyet Hükümeti, Çarlık tarafından yapılmış tüm gizli anlaşmaları kamuya açıklayınca ortaya çıktı ve bu sene 100 yılını geride bırakacak.
Bu anlaşmaya isimlerini veren İngiliz temsilcisi olan Sykes diplomat iken, Fransız temsilcisi Picot general rütbesinde bir askerdi.
Anlaşmanın esas amacı, Orta Doğu’nun savaştan sonra Osmanlı’dan geride kalacak olan kısımlarında İngiltere ile Fransa’nın payını ayırmaktı.
Aslında pek çok kişinin sandığı gibi, Ortadoğu’daki devletlerin sınırları tam olarak Sykes-Picot Anlaşması ile çizilmemiştir. Anlaşma ile yapılan, Ortadoğu’yu Fransızlar ve İngilizlerin doğrudan veya dolaylı kontrolünde olacak ve bu yazının görselinde paylaştığım 5 etki alanı’na ayırmaktı.
Sykes-Picot Antlaşmasının Maddeleri
1. Rusya'ya, Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu'nun bir kısmı,
2. Fransa'ya, Doğu Akdeniz bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Diyarbakır, Musul ile Suriye kıyıları,
3. İngiltere'ye Hayfa ve Akka limanları, Bağdat ile Basra ve Güney Mezopotamya verilecektir.
4. Fransa ile İngiltere'nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak,
5. İskenderun serbest liman olacak,
6. Filistin'de, kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle bir uluslararası yönetim kurulacaktır.
Sonuçta, anlaşmanın öngördüğü pek çok hüküm hiç bir zaman uygulanamadı. Çarlık Rusya"sı 1917"de yıkılıp yerine yeni bir devlet kurulunca, yeni kurulan SSCB savaştan çekildi ve Lenin, emperyalistlerin aralarındaki bu çirkin anlaşmayı dünya proletaryasına açıkladı.
Bugünkü Ortadoğu, bu anlaşmanın öngördüğü şekilde değil, asıl savaşın sonlarından itibaren gelişen askerî ve diplomatik yeni duruma göre şekillendi. İngiltere aslan payını alırken, Fransa daha küçük bir payla yetinmek zorunda kaldı. Hiçbir bağımsızlık sözünde durulmadı. Paylaşım haritası tamamen ve temelinden değiştirildi.
İlhan İLMENÖZ