- Kategori
- Haber
12 Eylül yargılanmamalı mı?
Sol bir anlayışın çamurdan bile olsa farkını gördük.
Baykal, belki de uzun siyasi geçmişinde, bu yıllarda, ilk kez siyaseten bir özne, bir irade haline geldi. Daha önceki girişimlerini bir blog yazarak alkışlamıştım. Şimdi de gözlerinden öpüyorum.
12 Eylül'ün yargılanmasının yolunu açtı. Simgesi ampül olan partiden ise ufukları ölçüsünde bir cevap geldi.. Ama bakalım devamını nasıl getirecekler.. Hadi bakalım, gerçekten anti darbeci misiniz, yoksa diktacı mı görelim.
Bu arada parazit düşünceler hızla yayılmaya başladı:
Yahu 12 Eylül'ü vicdanımızda yargılayalım ne gerek var şimdi?
Olan olmuş ölen ölmüş, aradan 30 sene geçmiş.
Bunun hukuki sonuçları bütün askerleri kapsar, içinden çıkılmaz.
Vs.
Evrensel akıl ve zekadan yoksun insanların söylemleri.
Yerel çıkarların adamlarının savunmaları.
12 Eylül, öncesiyle, sonrasıyla, tüm hukuki ve idari kararlarıyla yargılanmalıdır. Eğer asker, yaptığı işi, Anayasa'ya dayandırıyorsa, onunla tutarlılığı sorgulamalıdır. Yapması gereken ile yaptıkları karşılaştırılmalıdır. Amaç kimseden öç almak olmamalıdır.
PKK terörü bile belki de büyük ölçüde 12 Eylül'ün eseridir. Çünkü ünlü Diyarbakır cezaevi o bölge insanı için resmen işkencehane haline gelmiştir Kenan Evren döneminde. Kaldı ki bu işkence her yerde yaygın olarak uygulanmıştır.
12 Eylül Anayasası'nın yüzde doksan üzerinde kabul edilmesi, 12 Eylül askeri darbesini, öncesini sonrasını doğrulamaz. Kaldı ki o seçimler, 2 yıllık bir asma kesme sonunda ve açık tehditler altında yapılmıştır.
Bir de deniyor ki, daha önceki darbeler ne olacak? Ne olacağı var mı, insan olmayı onurlu bir hale getirmek isteyen hiç kimse hiçbir suça ve haksızlığa kayıtsız kalamaz.