- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
129 milyar 161 milyon lira…

Kredi kartı borcumuz bu kadar. Yani devlet bütçesinin yarısına yakın bir miktar para kredi kartı borcu olarak teğet geçen krizin, büyük, şahane, mükemmel ekonomimizden süzülen göz yaşı gibi önümüzde duruyor.
Bu rakam, 1 milyon 250 bin kişinin 286.9 milyar liralık devlet bütçesinin yarısına yakın kredi borcuna battığının bir göstergesi...
Artan enflasyon nedeniyle harcamalarını karşılayamayan, işini kaybettiği için maaş alamayan dar gelirlinin kurtarıcı olarak sarıldığı kredi kartları, şimdi onların kabusu oldu. Merkez Bankası’nın verilerine göre, 1 milyon 250 bin kişinin kredi borcu 129 milyar 161 milyon liraya ulaştı. Bu rakam, 286.9 milyar liralık devlet bütçesinin yarısına yakın...
Hükümet hala ekonomide her şeyin tıkırında gittiğinden bahsetsin. Halk kan ağlıyor. İşsizliğin resmi %14 e, gayrı resmi işsizliğin %25 e çıktığı, borçların Cumhuriyet tarihimizde rekor üzerine rekor kırdığı ülkemizde insanlar yaşamak için dalavere üzerine dalavere çeviriyor. Mesela, Çığ gibi büyüyen kredi kartı borçları, yeni bir iş sektörü yarattı. Bankaların koşullarından daha insaflı görünen koşullar sunan tefeciler, büyük ilgi görüyor. Tanıtımlarını internet üzerinden ve el ilanlarıyla yapan tefeciler, banka borcunu kapattıkları vatandaşın kartıyla taksitle kontör alıyorlar.
Tefeciler nasıl çalışıyor?
l Ahmet Bey, 10 bin TL’lik kredi kartı borcunu ödeyemiyor.
l Aylık yüzde 5 kart faizi oranı ile yıllık
yüzde 70 faiz ödeyerek, borç miktarı 17 bin TL’ye çıkıyor.
l Bunu istemeyen Ahmet Bey kontör ve cep telefonu satışı yapan POS tefecisine gidiyor.
l Tefeci bankaya gidip 10 bin TL’lik borcu hemen kapatıyor.
l Buna karşılık Ahmet Bey’in kredi kartından belirlediği faiz oranını da hesaba katarak 12 bin YTL’lik kontör alımı gerçekleştiriyor.
l Bu alışverişi de 12 taksite böldürüyor. Ahmet Bey, bankaya 1 yılda 17 bin TL yerine
12 bin TL borçlanmış oluyor.
l Tefeci ise elindeki kontörleri satarak, oturduğu yerden 2 bin TL kâr etmiş oluyor.
l Tefeciler kredi kartlı işlemlerde doğrudan alınan KDV’den kurtulmak için kontör yükleme işlemi yapıyorlar. Çünkü kontör aracılığı için ek bir KDV alınmıyor.
Bu sadece bir örnek. Bunun gibi onlarcasını çevrede görmek mümkün.
Bütün bu olayların dolaylı ve doğrudan sorumlusu hükümet, iktidar ne mi yapıyor? Askerle, yargı ile dövüşüyor. Ekonomiden yediği tekmelerin hırsını onlardan çıkarıyor. Bu ara geçen her saniye halkın zararına işliyor.
Bütün bunları bilen hükümet se hala meşru olduğunu iddia ediyor. Tıpkı evine çok uzun zamandır ekmek getirmeyen adamın aile reisi olduğunu iddia etmesi gibi.
06/03/2010