​ 2.Bölüm "Sene 1940... yer Balkanlar" / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '10

 
Kategori
Öykü
 

2.Bölüm "Sene 1940... yer Balkanlar"

Bu genç adamla buluşuyorlar görüşüyorlar birkaç kere... Bu genç adam daha önce iki kere evlenmiş ve ayrılmış ama babasının vermeyeceğinden korktuğundan bu akşam kaçıyor ona içine birkaç parça eşyasını koyduğu bohçasıyla…

Babası çok üzülüyor ama gönüle söz geçirilemediğini çok geçmeden kabul ediyor..

Genç adamla kaçan Almira evleniyor henüz 21 yaşındayken... Ve göçmenlik dönemi başlıyor hayatında… Balkanlardaki doğduğu vatanı ve toprakları bırakıp Türkiye’ye geliyor eşiyle birlikte... Hayatta yaşadığım en önemli iki şeyden biri dediği muhacirlik dönemi... Birincisi harp, ikincisi göçmenlik… Bu iki olguyu yaşamayan bilemez diyor bana anılarını anlatırken...

21 yaşında genç ve güzel bir Balkan kızı olarak geldiği Türkiye’de Adapazarına yerleşiyorlar... Henüz Türkçeyi hiç bilmiyor. Etraftaki kadınlar onun terzi olduğunu öğrenmiş ona kumaşlar getiriyorlar ve nasıl elbise istediklerini anlatıyor ama o anlayamıyor onların ne demek istediklerini... Bir süre bu zorlukları çekiyor. Sonra alışıyor ve terziliği burada da ün salıyor, bir çok müşterisi oluyor...

Döpyesler, tayyörler, paltolar, ceketler, nişanlıklar ve hatta gelinlikler dikiyor, küçük atölyesinde... Bir yardımcısı var ismi Muradiye... Ona yardım ediyor, çok seviyor onu... Bir para ödemiyor ufak tefek harçlık veriyor sadece… Muradiye ona atölyesinde neler için yardım gerekiyorsa yapıyor, Muradiye’de Boşnak... Onun da ailesi 1950’lerde Türkiyeye göç edenlerden... Tıpkı kendi ailesi gibi, çünkü Almira Türkiye’ye göç ettikten sonra eşi ile, yaklaşık iki sene sonra ailesi ve diğer kardeşleri de göç ediyorlar Türkiye’ye…

Almira’nın annesi 6.çocuğunu doğuruyor, Almira bu kardeşler arasından en büyüğü... En küçük kız kardeşi ile arasından 22 yaş var... Annesini 11 yaşında evlendirmişler çünkü, hatta evlendiğinden daha hasta bile olmamış annesi, evlendikten sonra ilk adetini görmeye başlamış... Yaşamı boyunca 12 doğum yapmış, 6’sı ölmüş, 6’sı hayatta... Ve en küçükleri aralarına katılıyor 1956’nın bir mayıs günü…

Almira’ya haber veriyorlar koşuyor en küçük kardeşini ve doğum yapmaktan yorgun düşmüş ama hala çok güzel olan annesi görmek için…

En son kardeşi de dünyaya geliyor böylelikle… Üzerinden birkaç sene geçiyor..

Sene 1960, yer Adapazarı... Almira bir yandan terzilik yapıyor bir yandan Almanya’ya giden kocasının dönüşünü gözlüyor... Bu arada kayınpederi ile birlikte kalıyor, kayınpeder, bir şeker fabrikasında vardiyalı olarak çalışan bir işçi… Ama iyi bir adam, seviyor gelinini...

Bir gün Almira birkaç sokak ötedeki Sapanca gölünde yüzmek için giden 15 yaşlarındaki oğlunun boğulması sonucu büyük bir acı yaşayan ve ablası gibi sevdiği bir komşunu ziyaret ediyor, ekseriyetle cenazenin üzerinden geçen iki hafta içinde bunu sık sık yapmıştı... Bir şeye ihtiyacı var mı diye gider sorardı... Bir öğleden sonra da onun yanındaydı... Önce büyük bir uğultu ardından büyük bir gürleme, zangırtlar ve beraberinde gelen toprağın adeta yarılırcasına sallandığı büyük Adapazarı depremi… Tüm şiddetiyle deprem oluyordu..

************** Devam edecek ************

 
Toplam blog
: 36
: 1049
Kayıt tarihi
: 03.09.10
 
 

Merhaba, Kadıköy doğumluyum. Beş yaşında başladığım ilkokul serüvenim ana kucağından ayrılan ..