​ 20 Eylül 1937 "Çankaya darbesinden"(!)... 4 Mayıs 2016 "Saray darbesine"... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '16

 
Kategori
Güncel
 

20 Eylül 1937 "Çankaya darbesinden"(!)... 4 Mayıs 2016 "Saray darbesine"...

20 Eylül 1937 "Çankaya darbesinden"(!)... 4 Mayıs 2016 "Saray darbesine"...
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu, "mahalle arkadaşı" değil; "yol arkadaşı"dır...Aynen Atatürk ile İnönü gibi...Ama(?)...


BAŞBAKAN İSMET İNÖNÜ'NÜN 20 EYLÜL 1937'DE GÖREVDEN AYRILMASI, ATATÜRK TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRELEN BİR "ÇANKAYA DARBESİ(!)" MİYDİ?

*

Bloğuma, Başbakan Davutoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinden sonra aldığı kongre kararını eleştiren ve yaşananları bir "4 Mayıs saray darbesi" olarak niteleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na bir soru sorarak başlayayım...

*

SORUM ŞU :

"40-45 günlük Fethi Okyar'ın görev süresini saymazsak, tam 14 yıl Başbakanlık yapan İsmet İnönü'nün, başbakanlıktan nasıl ayrıldığını, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu acaba biliyor mu?"

Bilip bilmediğini bilemem... Ama ben yine de konu hakkında kısa bir tarihi açıklama yapmak istiyorum; bilmeyenler ve bilip de tarihi geçmişi güncele taşımak akıllarına gelmeyenler ya da istemeyenler için...

*

CUMHURBAŞKANI ATATÜRK İLE BAŞBAKAN İNÖNÜ ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK KONULARI...

Atatürk ile İnönü arasındaki ufak tefek anlaşmazlıkları bir kenara bırakırsak, özellikle 1930'lu yıllara gelindiğinde, "günlük siyasi olaylarda", "parti ve hükümet sorunlarında" ve de "bazı dış politika konuları" hakkında "fikir, görüş" ve "uygulamalarda" anlaşmazlıklar ve tartışmalar artmıştır...

Bunları şu başlıklar altında toplamak mümkündür(1) :

- Atatürk'ün, İnönü'nün  başkanlığındaki hükümete sürekli olarak dışarıdan müdahale eğiliminde bulunması.

Bu müdahaleye örnek olarak, Atatürk'ün, "İnönü'ye sorulmadan bazı bakanları görevden alması" gösterilebilir.

- Dış politikada; özellikle Hatay'a karşı izlenmesi gereken politikada, Atatürk ve Başbakan İnönü arasında ciddi bir anlaşmazlık vardı.

Örneğin, Atatürk, uluslararası ilişkileri ve politikayı değerlendirerek Hatay'ın Türkiye topraklarına katılabileceğine inanıyordu; İsmet İnönü ise, konuyu uzun vadeye yayıp görümeler ile çözülmesini istiyordu.

- Ekonomik alandaki görüş ayrılıkları ise, Atatürk'ün baştan beri devletçi ekonomik politikanın başarısından kuşku duyması; İnönü'nün ise, Atatürk'ün aksine, sanayileşmenin büyük ölçüde devletin öncülüğünde yapılacağı görüşündeydi.

Bu konuda, Atatürk'ün haklılığını, kısıtlı olanaklarla yola çıkmış ve kısa zamanda verimli ve başarılı yatırımlar ile atılım yapmış İş Bankası göstermiştir...

*

BAŞBAKA İSMET İNÖÜNÜ İSTİFA EDEREK BAŞBAKANLIK GÖREVİNDEN AYRILIYOR...

Bu anlaşmazlık konuları nedeniyle İsmet İnönü, 20 Eylül 1937 tarihinde Başbakanlık görevinden ayrıldı... Başta, bu ayrılığın "istirahat amacı" ile bir "izin alma" şeklinde olduğu söylendi ama, aradan bir hafta geçtikten sonra "kalıcı olduğu" resmen açıklandı...

*

Şimdi, İnönü'nün Başbakanlık'ta ayrılma şekli ile Başkan Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlık'tan ayrılma düşüncesini, Kılıçdaoğlu'nu yaptığı eleştiriler ile karşılaştırarak, tarihe gönderme yapmak istiyorum...

- Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun görevi bırakacağını açıklamasını, "4 Mayıs saray darbesi" neticesinde olduğunu söyledi..

* Aynı düşünceden yola çıkarsak, İsmet İnönü'nün Başbakanlıktan ayrılmasını, "20 Eylül 1937 Çankaya darbesi" neticesinde olduğu söylenemez mi?

*

- Kılıçdaroğlu, bu darbenin, Başbakan Davutoğlu'nun "yol arkadaşım" dediği kişi tarafından gerçekleştirildiğini söyledi...

* İnönü'nün Başbakan'lıktan ayrılmasına neden olan Atatürk, İsmet İnönü'nün "yol arkadaşı" değil miydi? Yoksa "mahalle arkadaşı" mıydı?

*

- Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun "darbeye direnmediğini" söyledi..

* İsmet İnönü, "Çankaya darbesine(!)" direndi mi?...Tarih, direndiğini yazmıyor...Önce istirahat aldı sonra ayrıldı... Ayrıca, direnmesi de beklenemezdi...

*

-  Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun "kendisine oy veren 23 milyon kişinin iradesi ile değil, bir kişinin iradesi ile ayrılmıştır" dedi...

* İsmet İnönü, kendisine oy verenlerin iradesi ile mi ayrıldı başbakanlıktan; yoksa Atatürk'ün isteği ile mi?

*

- Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun, başbakanlıktan ayrılması ile "dikta yönetimine zemin hazırlamıştır" dedi...

* İnönü, istifa ederek "dikta yönetimine zemin mi hazırladı, acaba?"... Şimdi orasını karıştırmayalım. Hatırlayalım; Kılıçdaroğlu da hatırlasın, o sırada Türkiye'de bir Meclis vardı. Ama, Meclis'in üstünde bir de Atatürk vardı ve O da, İsmet İnönü yerine Celal Bayarı'ı Başbakan yaptı.

*

Şimdi de, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu yerine, AKP Kongresinde seçilen yeni Genel Başkanı, Başbakan yapacak...

Hepsi bu...

cdenizkent

_______________ :

(1) Cemil Koçak, "Siyasal Tarih)1923-1950)", Sinan Akşin yönetiminde hazırlanan "Türkiye Tarihi-4", İstanbul: 1989, ss.116-117 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..