- Kategori
- Gündelik Yaşam
2008’e şanslı girmek...
İşin yoksa uğraş; sırala, teker, teker say, topla ve çıkar... 2007’nin muhasebesini yaparak, zaman kaybetmenin manası var mı?
Neler oldu... ,
Kaybımız... ,
Kazancımız... ,
İz bırakan olaylar... ,
Çok kazananlar, az kaybedenler;
Ekonomide...
Siyasette...
Sporda...
Sanatta...
Vs...
Bilumum konularda, yazmaya kalksanız; ne kâğıt yeter, ne de kalem...
Hem sonucu belli bir işlemi yeniden yapmanın anlamı var mı?
Belli ki yine zarardayız!
Hem de açık farkla...
Kredi kartlarımızın limitlerini zorlayarak, yılbaşı için yaptığımız bir iki alış-veriş; piyango bileti, çocuklara birkaç küçük armağan, biraz çerez vs...
Bunların bütçemizde yarattığı kara delikler...
İşin tuzu-biberi!
Geçmişte hep böyle oldu. Geçen diğer yıllarda da zarar etmiştik.
Bünyemiz kaybetmenin dayanılmaz cazibesine alıştırılmış, bir kere...
Kazara kazandığımızı düşünelim.
Kim bilir ne sıkıntılar yaşarız!
Vücut fonksiyonlarımız alt-üst olur, dengemiz bozulur, uyumsuzluk belirtileri baş gösterir...
Bunun en iyi örnekleri, piyangodan büyük ikramiye kazananlarımızdır.
Kimi; kazandığını haber alınca, delirir,
Kimi; kayıplara karışır,
Kimileri de geçmişini bir çırpıda siler, atar;
Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi hatırlamaz...
İyisi, zengin olmaktan vazgeçmek...
Eğer piyango biletimiz varsa, amorti çıkmışsa;
Ne ala!
2008’e şanslı girmişiz, demektir...
Unutmayalım!
Amortiyi bile tutturamayan milyonlarca insan var, bu memlekette...