- Kategori
- Ruh Sağlığı
2010'a bakış...

2010 yılı, mutluluğu, huzuru az, acı ve kaosu fazla getirdi hayatıma. Kişisel tarihimin en hummalı yılıydı demek sanırım yanlış olmaz.
Kendimin ve yakınlarımın sağlık sorunları, riskli ameliyatlar, kazalar, ölümlü trafik kazaları, çevre ile ve işyerimle ilgili problemler, hayatımdan ani bir kararla çıkanlar, benim çıkarttıklarım... v.s.
Dibe vurduğum anlar o kadar çoktu ki, dışsal ve içsel tüm faktörler, 2010'da beni zorlamak için adeta işbirliğine girmişlerdi.
Gelen sıkıntı ve kaosla birlikte artan farkındalığım 2010’da beni direnmeye değil, “kabule geçmeye” zorladı. Kabule geçince olayların akışının durduğunu fark ettim.
Hayatla ve akan sistemle didişmenin var olanı çoğaltmaktan başka bir işe yaramadığını bu vesileyle öğrendim. Önemli bir öğretiydi benim için.
Her dibe vuruşun, kişisel gelişimim için bir "sıçrama" olduğunu hiç unutmadım. Bu yüzden, dibe vuruşlarımın kıymetini bildim, şükrettim :-)
Evren Sin Dalgaları prensibi ile ilerliyor. Düzen ve Kaos (Kaos, düzenli ve kontrollü bir düzensizlik içeriyor) arasında gidip, geliyor. Ama hiçbir zaman aynı yerde, aynı noktada kalmıyor.
Yaşamlarımız da aynı şekilde dalga hareketleri gösteriyor ve ileri doğru bir ivme kazanıyor. İvmenin daha çok düzen alanına mı, yoksa kaos alanına mı hareket edeceği ise yaşamdaki seçimlerimize bağlı.
Bizlerin seçimine göre yükselen veya alçalan bir titreşime sahip oluyor. Biz de böylece alçaldığımızı veya yükseldiğimizi hissediyoruz. Yaşadığımız olaylar bunun en önemli göstergesi.
Aslında kuantum sıçraması, kaos alanından düzen alanına geçiş değil. Her ikisinin de yer değiştirmesiyle oluşan ilerleme, yani “dalganın hareket yönünde” bir sıçrama. Aşağı inişte korkulacak bir durum yok çünkü bu evrenin bir düzeni.
Kişisel ve evrensel gelişimimizde kaosa ihtiyaç var. Her kaos alanına iniş yeni bir sıçrayışın da başlangıcı çünkü. İşte bu nedenle, yaşantımızdaki ani değişiklikleri ve yeni zihinsel bakış açılarını kaos dönemlerinde elde edebiliyoruz.
Tıpkı benim ve milyonlarca insanın yaşadığı gibi. 2010 yılında dibe vurdum ve sıçradım diyorum, işte bu dip aslında yeni bir sıçramanın başlangıcı, bunun farkındayım.
Anlaşıldığı gibi düzen ve kaos dualite. Dualite evrensel bir yasa. Yani kutupsallık, ikilik. Gece yokken gündüzü, sıcak yokken serinliği, nefret yokken aşkı, korku yokken sevgiyi deneyimleyemiyoruz. Negatif enerji yokken pozitifi deneyimleyemiyoruz. Gelişimimiz için dualite yasası şart, olmazsa olmaz.
Ben, 2010 yılında hayatımda deneyimlediğim tüm kaoslara teşekkür ediyorum. Beni yeni yıla muazzam bir şekilde hazırladıkları için.
2011 yılında olana direnmemeyi, kabule geçmeyi seçiyorum. Biliyorum ki olan her şey benim en yüksek hayrım için yüksek planda hazırlandı.
2011 yılında egom değil, saf sevgi olmayı seçiyorum.
2011 yılında sevgi ve huzuru deneyimlemeyi seçiyorum.
Yeni yılın, hepimize en yüksek farkındalıkları getirmesini dilerim.
Fiziksel ve ruh sağlığınız daim, huzurunuz ve mutluluğunuz bol olsun.