Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '11

 
Kategori
Seçim
 

2011 seçim sonuçlarında iktidar, muhalefet ve Kuyucak

2011 seçim sonuçlarında iktidar, muhalefet ve Kuyucak
 

Önce kendimle ilgili olanı söyleyeyim; Bu yaşıma kadar (az da değil yarım asır) hiç seçtiğim parti kazanıp da kutlama yap(a)madım. Adına zafer(?) denilen bu duyguyu tatmadım. Benim seçimim en doğruymuş, yuppppi diye havalara sıçra(ya)madım. Bu seçimi yapmak zor bir şey mi? Hayır her zaman çok kolaydı. Ortalıkta dolaşan anket sonuçlarının resmileşmesi anlamına gelen bu seçimlerde, kazanacak partiye oy atmak en kolayı idi, bu duyguyu tatmak isteseydim. Ben kendimi hep muhalif saydım. 

Bu durumumu muhalif kelimesiyle anlatmak biraz hafif kalır sanırım. Her tür iktidara ve yönetene muhalefet ederim; Daha iyi yapabilirsiniz ya da hatalı işler yapıyorsunuz diye. Bu normal bir şey… Muhalefet edene de muhalefet ederim. Daha iyisini yapın diye… Bu da normal... Oy verdiğim partiye de muhalefet ederim. Düşündüklerine saygı duyduğum, sevdiğim insanlara da muhalefet ederim. Daha iyisini yapabilirsiniz diye… Hani var ya düşündüğü her şey, yaptığı her eylem ters tepmiş, yenilmiş ve bozguna uğramış ama kendilerini ‘’doğru, temiz ve akıllı’’ saymaya devam eden sanatçılarımız, yazarlarımız, habermenlerimiz ve akil adamlarımız var ya, işte onlardan değilim ben… Çünkü en sonda kendime muhalefet ederim, her şeyden kendimi sorumlu tutarım. Çünkü bireyin önemine çok inanırım azıcık narsistlik olsa bile. Halletseydin derim işleri… Galiba kronik/müzmin muhalifim ben. 

Gelelim ülke çağındaki değerlendirmelerime; İki değişik açıdan yaklaşacağım: 1-Ben onu bunu anlamam, eğer bu seçimler adil olsaydı; - AKP %49, 91 X 550= 274 tam ve birde yarım milletvekili çıkarırdı. - CHP %25.92 X 550= 142 tam ve birde yarım milletvekili çıkarırdı. - MHP %12.98 X 550= 71 tam milletvekili çıkarırdı. -Bağımsızlar ise 62 tam milletvekili çıkarırdı. Geriye kalan yarımşar milletvekili için de ülke çapında referandum yapılırdı. Gerçek adalet bu değil mi? Kimse de % 49.91 ile ülkede kendini sultan sanmaz, kimsede korkudan kaçacak delik aramazdı… Matematik bu, gerisi masal… 

2-Biz sınıf savaşını Marks’tan öğrendik… Fakat garibim nerden bilsin doğu ülkelerindeki asıl dümen başka türlü dönüyor. Çok haksız değil ama… Sonuçta yine sınıflar var. Bir tarafta ezilenler öte yanda devlet… Devlet hakim sınıf burada. Hakim sınıfa karşı sınıf savaşı veriliyor aslında. Ezilenleri arkasına alan bir akım/akıllı/gurup hakim sınıfla savaşıyor görünüp seçimleri kazanıyor. O akım çoktan kendi devlet oldu kimse farkında değil... Arada bir ezilenleri en çok ezen birkaç kurumun burnunu sürtmesi de yüreklere su serpiyor. Kendini ezilenlerin temsilcisi ilan eden akımı/akıllıyı/gurubu ise kimse takmıyor. O ülkenin gerçeğini bir türlü okuyamıyor… 

Sonuç; Sanırım epey sürer daha bu iş. Üstelik ben de bu yaştan sonra düşünme şeklimi değiştiremem… Muhalifliğe devam! Herkese yeterim ben… Tabi dinleyen olmadığı için şimdilik etkim sadece kendime… 

 
Toplam blog
: 615
: 948
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..