20 Temmuz '12
- Kategori
- Futbol
2012-2013 sezonu

Sportoto Süper Lig 2013
2012-2013 sezonu başlamasına çok kısa bir zaman dilimi kalmasıyla birlikte, takımlarımız hazırlıklarına son hızıyla devam ediyor. Hazırlıklar devam ederken diğer bir yandan güzel gelişmeler de yaşanmıyor değil. Eskişehirspor 37 yıl aradan sonra Avrupa sahnesine gülen yüzle merhaba dedi. Alper ve Veysel'in golleriyle İskoç ekibi Saint Johnstone karşısında tur kapısını sonuna kadar araladı. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3.tur önelemede, Romanya ligini ikinci sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi öneleme hakkı kazanan Vaslui takımıyla eşleşti. Avrupa Ligindeki takımlarımız için ise kura çekimi şu sıralar devam etmekte. Gelin kura çekimi sırasında biz de önümüzdeki sezona bir göz atalım.
Fenerbahçe ''takım ruhu'', Galatasaray ''kadro derinliği ve özgüven'', Beşiktaş ''yeni yönetim ve rahat fikstür'', Trabzonspor ''Şenol Güneş''. Söze bu cümlelerle başlamak pek de yanlış olmasa gerek. Fenerbahçe'nin yaşadığı sıkıntıları, geçtiğimiz sezonun sonuna kadar şampiyonluğu kovalamalarını ve kenetlenmesini, Galatasaray'ın zorlu bir seneyi şampiyon tamamlamasını ve yeni transferlerini, Beşiktaş'ın yönetim değişikliğini ve Avrupa arenasından uzakta kalmasını, Trabzonspor'un da ligin en tecrübeli hocalarından birinin kanatları altında olmasını göz önüne alırsak; bu özellikleri, takımları yarışta tutacak yegane olgular olarak görebiliriz.
Fenerbahçe'de tam anlamıyla bir takım havası hakim son iki sezondan beridir. Volkan, Gökhan, Alex gibi senelerdir Fenerbahçe de oynayıp, takım ruhunun simgesi haline gelen isimlerin yanına; Egemen, Hasan Ali, Mehmet Topal, Kuyt gibi herbiri takım savaşçısı olan ve Kuyt dışında Türkiye ligini çok yakından tanıyam savaşçıların eklenmesi ''takım olma olgusuna'' büyük katkı sağladığını görebiliriz. Kuyt'ında tecrübesiyle birlikte yabancılık çekmeyeceğini ve Fenerbahçe'ye yüksek derece de katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu isimlerin yanında Stoch, Sow, Cristian, Semih gibi her an bireysel çabalarıyla skora etki edebilecek futbolcuların olması Fenerbahçe'nin bir diğer artısı. Başkanlarına tekrardan kavuşmalarıda futbolculara ayri bir motive vereceği ve bununda ''takım ruhu'' olgusunu arttıracağı şüphesiz. Eğer Fenerbahce bu sezon yarışın içinde olacaksa ''takım ruhu'' sayesinde olacaktır.
Galatasaray'da moraller tavan. Ezeli rakiplerini şampiyonluk mücadelesinde geride bırakmaları üstelik bunu göze hoş gelen bir futbolla başarmaları, 6 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi biletini önelemesiz garantilemeleri, yapılan yerinde ve iyi transferler; yönetim, futbolcu, taraftar herkesin yüzünü güldürdü. ''Özgüven'' in yanına, kadro derinliğide eklenince daha sezon başlamadan en büyük favori haline geldi Galatasaray. Melo transferini sonlandırarak omurgayı korumak istiyor Galatasaray. Semih-Ujfaluji, Melo-Selcuk omurgasının yanında, yapılan Hamit, Burak, Ambarat transferleri hücüm yönünde farklı kreasyonlar katıcaktır şüphesiz. Burak Yılmaz'ın gol istatistiğinin yanına Elmander'in savaşçılığı ayrı bir güven Galatasaray için. Umut, Dany transferleri de 3 kulvarda gerekli olan kadro derinliğini sunmuş oluyor ''Fatih Terim'' in eline. Herşey bu kadar güzel giderken, ''özgüven ve kadro derinliği'' Galatasaray'ı sezon başlamadan yarışın en içinde olucağını gösteriyor bizlere.
Beşiktaş yeni yönetimle merhaba dedi geçtiğimiz sezon ''Süper Final'' e. İstediğini alamasa da, bakış açılarının değiştiğini gösterdi bizlere. Egemeni kaybetmek şüphesiz büyük dezavantaj. Mustafa Denizli ile gelen çifte kupa dışındaki her sezon defans büyük sıkıntıydı Beşiktaşda. Egemen'in yeri bir şekilde doldurulmalı. Kaleci transferi daha fazla ertelenmeden bitirilmeli. Benim şahsi görüşüm, ''Samet Aybaba'' seçiminin yanlış olduğu. Tabi ki olumlu etkileri olmayacak değil. Türkiye Ligini tanıması ve tecrübesi Carvalhal'e göre en büyük avantajı. Bu sezon Avrupa arenasını dısında olması nedeniyle fikstür açısından ayrı bir avantajı var Beşiktaş'ın. Eğer Beşiktaş bu sezon yarışta olucaksa ''yeni yönetim ve rahat fikstir'' bunu sağlayacak bir numaralı etken.
Trabzonspor şamiyonluğu koruduğu sene kardosunda olan büyük isimleri iki sene içinde kaybetti. Defanstan, ortasahadan, forvetten her alandan en iyi oyuncularını kaybetti. Üstelik şampiyonluk yarışındaki rakiplerine. Egemen ve Selçuk'un eksikliğini yaşadılar geçtiğimiz sezon. Bunun üzerine geçtiğimiz sezon takımın gollerinin %50sinden fazlasını atan ( 60 gölün 33 ü Burak'tan geldi) , klüp tarihinin bir sezonda en fazla gölü atan ( 33 maçta 33 gol) oyuncusunu kaybetmek Trabzon için çok büyük dezavantaj. Sistem tamamen Burak üzerineydi ve bunu değiştirmek kolay olmayacak. Eğer bu sezon yarışın içinde olacaksa Trabzonspor tek faktör ''Şenol Güneş'' olacaktır.