​ 2017… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '17

 
Kategori
Güncel
 

2017…

2017…
 

İşte 2017’den bir-iki haftayı yaşayıp bitirdik bile…
 
Yılbaşı akşamının “sarhoşluğu” ertesi günün mayhoşluğu ve yılın ilk pazartesinin çatık kaşları… Filan derken, tarih: 11. 01. 2017…
 
Geçti 2016’nın mayhoş günleri… Sür geleceğini yeni bir yıla…
 
Göreceksiniz…
 
Gelecek yıl da bugün ve bu saatlerde benzer takvim yaprağını buruşturup, benzer şeyler düşüneceğiz.
 
Ama, kafa/kağıdımız bir yıl daha eskimiş ve aklımız [belki de] bir karış daha büyümüş olarak…
 
Ünlü Alman şairi Goethe’nin bu dünyadan giderken ettiği son sözler şunlar:
 
- Işık… Daha çok ışık!..
 
Yaşadığımız bir yılın hesabını yaparak, kendimizi yaşanacak yeni bir yıla hazırlarken bilincimizi çevirdiğimiz yönde de benzer nitelikli bir dilek yer alıyor:
 
- Aydınlık… Daha çok aydınlık!..
 
İnsan düşünmeden edemiyor:
 
- Niçin gündemimizde sürekli olarak “aydınlık” kavramı yer alıyor?.. Niçin sürekli olarak bu kavramı çağrıştırıyor önümüze çıkan her olay, her nesne?..
 
Çünkü karanlık bir tünelin içinden geçiyoruz…
 
Toplum olarak karanlıklara itilmiş bir eğitim sistemi ve medya bombardımanı altında devşirilme riskini taşıyoruz…
 
Ve doğal olarak da birey olarak da her birimiz bu karanlık ortamdan nasibimizi alıyoruz.
 
Aydınlığın içinde daha da derinleşmek için çabalamak varken, karanlıktan kurtulmak için debelenmek de gerçek anlamda bir kayıp değil midir?
 
Yaşadığımız sürecin sloganlarına bir bakınız:
 
- Aydınlık düşünce.
 
- Laik toplum.
 
- Cumhuriyet değerleri.
 
- Hukuk devleti.
 
- Gerçek demokrasi.
 
- Bağımsız Türkiye!..
 
Demek ki bu ülkede eksik olan “şey”ler bunlardır.
 
Ulaşılması gereken hedefler bunlardır.
 
Toplumsal mücadelenin varması gereken menzilde bunlar vardır.
 
Şöyle biraz duralım… Soğukkanlılığımızı yardıma çağıralım… Ve anımsayalım:
 
1924’ler sonrasındaki genç Türkiye Cumhuriyeti’nin hedefleri nelerdi?..
 
- Eğitim seferberliği!..
 
- Sanayileşme hamlesi!..
 
- Milli ve modern tarım uygulamasının genişletilmesi!
 
- Demiryolu yapımı seferberliği!..
 
- Ekonominin milli karakterinin sağlamlaştırılması!..
 
- Türkçe’nin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılması.
 
- Dünya klasiklerinin Türkçe’ye çevrilmesi ve ulusal kültürümüz ile uygar düşünce arasındaki köprülerin kurulması vs..
 
Lütfen dikkat!..
 
Yaşadığımız sürecin hedeflerinin hepsi [her biri ve tümü] 1924’lerin Türkiye’sinde zaten gerçekleştirilmiştir…
 
1924’lerin Türkiye’sinin temel meselesi ekonomidir, eğitimdir, kültürdür…
 
İçinde yaşamakta olduğumuz karanlık sürecin hedefi ise, 1924’lerin Türkiye’sinde ulaşılmış olan mevzilerin yeniden elde edilmesidir.
 
İşte karşı devrim sürecinin ülkeyi getirdiği nokta ve işte bugünün devrimcilerinin yürüttükleri mücadelenin aslı ve esası…
 
Hepinize [yeniden] aydınlık ve sıhhat dolu bir yeni yıl dilerim.
 
 
 
www.haksal.av.tr
 
@farukhaksal42
 
www.soruyusormak.com
 
 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..