- Kategori
- Gündelik Yaşam
21 yıl sonra

21 yıl sonra gelen mutluluk..
Yirmi günlük bebesini yad ellere bırakıp dönerken tarifsiz acılar içindeydi Songül. Uçağın basamaklarını çıkarken dizleri titriyordu. Etrafındakilerin meraklı bakışları altında hıçkırıklara boğularak merdivenlere yığıldı. Gözlerini açtığında Türkiye semalarındaydı. Biricik yavrusu Fatma Bebek ise binlerce kilometre uzakta, Suudi Arabistan'da kalmıştı.
*** *** ***
Suudi Arabistan'da bulunduğu sırada Arap gence deliler gibi tutulmuştu Songül. İstanbul'da bulunan ailesinin şiddetle karşı çıkmalarına aldırmadı. Seviyordu ve kararlıydı. Tutkulu aşk, evlilikle taçlandı. Bir yıl sonra da mutluluklarının meyvesi Fatma Bebek dünyaya geldi.
Fatma Bebek henüz on beş günlükken aldığı bir haberle, dünyası karardı Songül'ün. Çok sevdiği eşi, otomobil kazasında yaşamını yitirmişti. Herşey bir anda tersine dönmüştü. Bebesine sarılarak yas tuttu günlerce.
Bu acı henüz başlangıçtı Songül için. Yetkililerden gelen yazıyla ikinci kez yıkıldı. Eşi vefat ettiği için Suudi Arabistan yasalarına göre ülkede kalması olanaksızdı. Üstelik bebesi Fatma'sız dönmesi gerektiği yazıyordu. İnanamadı, vefat eden eşinin yakınlarına da okuttu. Doğruydu, yalnız dönmesi gerekiyordu. İsyan etti Songül. Haykırdı!...Bağırdı!...Ağladı!...
''Beni yavrumdan ayırmayın!.. Fatmamı benden almayın!;'' diye yalvardı önüne gelene. Boş gözlerle baktılar Songül'e. Yasalar böyleydi. Hiç kimse derdine derman olamadı. Ayrılık günü gelmişti. Bütün gece kenetlendi bebesine Songül. Sabaha kadar gözüne uyku girmedi. Gözpınarları kurudu sessizce ağlamaktan.
Fatma bebeği eşinin kardeşlerine evlatlık verdiler.
*** *** ***
Geçen yıllarla birlikte Fatma büyüdü, genç kız oldu. Günün birinde gerçek annesinin Türkiye'de yaşadığını öğrendi! Hemen araştırmalara başladı. Yaklaşık bir yıl süren çalışma sonucu annesinin İstanbul'da yaşadığını öğrendi Fatma. İnternet aracılığıyla annesine ulaştığında tarifsiz bir mutluluk içindeydi Fatma. Yıllar önce koynundan söküp aldıkları annesi karşısındaydı. Songül ise bu kez sevinç gözyaşları döküyordu. Yıllarca ismini sayıkladığı kızına kavuşacaktı.
Songül Anne ile Fatma'nın kavuşma anı gelmişti. Songül, Türkiye'deki evliliğinden olan üç çocuğunu da alarak Atatürk Havalimanı'na gitti. Dış hatlar geliş terminalinde heyecanlı bir bekleyiş vardı. Yolcular birer ikişer gelmeye başladılar. Songül heyecan ve telaşla gelenleri süzüyordu. Birden genç bir kıza takıldı gözü. Kendi gençliğini gördü onda. Onun da gözleri hüzünlü bakıyordu. Yılların acısı okunuyordu yüzünde. Evet oydu!...İşte Fatma'sı geliyordu!.. Koştu...Fatma ile gözgöze geldiler. Hiçbir şey konuşmadan sarıldılar ve hıçkırıklara boğuldular.
Yirmi bir yıl süren bir hasretin bittiğinin resmiydi çizilen.
S. ALİ ELLİKCİ