​ 26 Eylül / Dil Eğitimi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '15

 
Kategori
Dil Eğitimi
 

26 Eylül

26 Eylül
 

TRABZON LİSESİ'NİN 100. YILI KUTLAMALARI, MAYIS 1987


TÜRKÇENİN BAYRAMI

Kurtuluş Savaşımızın 26 Ağustosu gibi bir de 26 Eylülü vardır.

26 Ağustos, Türk yurdu üzerinde egemenlik kurmaya çalışan emperyalist orduları topraklarımızdan kovmaya başladığımız gündür.

26 Eylül, Türk dili üzerinde egemenlik kurmuş olan yabancı dil ordularını, ulusal dilimizin sınırları dışına çıkarma atılımımızın başladığı gündür.

26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda Türk Dil Kurultayı’nın açılış günü Halit Fahri Bey’in önerisiyle o günden bu yana Dil Bayramı olarak kutlanıyor.

Dil Bayramı’nın amacı dil devrimini ve özleştirme uğraşını ulusa kavratmak, aşılamak. Ulus devletin yapması gerekenin bu olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

13 Mayıs 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey :

“Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.”

buyruğu bir iyi niyet çağrısı olmaktan öteye gidemedi. Çünkü Karamanoğlu Mehmet’in beyliği uzun süre yaşayamadı.

Tarihsel geçmişimizde Selçuklunun yıkılışıyla oluşan beyliklerden Osmanlı Beyliği tüm beyliklere karşı üstün gelerek kendi adıyla devleti kurdu.

Osmanlı Devleti Türkçenin yaşatılması kaygısını duymadı. Osmanlıca denen yapay bir dili oluşturmaya kalktı. Örneğin,

“Ba’zı kavaid-i Farisiyeyi isti’mal ile beraber, birçok kavaid-i Arabiyeye dahi riayete mecburuz."

tümcesi Farsça ve Arapçanın kurallarına boyun eğmemiz gerektiğini Osmanlıca olarak anlatıyor. Bu dayatma Osmanlı Devleti’nin ulusal bir devlet olmadığını, ulusal kaygılar taşımadığını kanıtlııyor.

Oysa,

“dil bir uygarlık olayıdır. Bir uygarlığın kurduğu dil, başka bir uygarlığın düşündüklerini söylemez; yetmez söylemeye. Bir ulus, uygarlığını değiştirdi mi, dilini de değiştirmek zorunluluğundadır.

İşte,

Türkçe ulusdil olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla kamu alanında yerini aldı.

Okuryazarlığı olmayan Anadolu insanının Türkçeyi kullanmada hiçbir sorunu olmadı.

Anadolu insanının bireysel, toplumsal yaşamında kullandığı dil Türkçeydi.

“Dil devrimiyle günyüzüne çıktı bireyliğimizin

anadili,

toplumsallığımızın

ulus dili

ve devletimizin

devlet dili,

varlığımızın

kurucu dili oldu

Türkçe.

12 Temmuz 1932’den bu yana Dil Bayramı'nı kutluyoruz.

Türk Dil Kurumu 19 Ekim 1983’e değin yaptığı çalışmalarla
Türkçenin bilim ve sanat dili olabileceğini kanıtladı.

“Dilde özleşme”

amaçlanarak dilimize Türkçe kökenli sözcükler kazandırıldı.

Yazarlarımız, ozanlarımız Türkçe yazmak için birbirleriyle yarıştılar.

Türkçe düşünmek, Türkçe yazmak

bu dönmede ilke edinildi.

Bir büyük ozanımız,

Fazıl Hüsnü Dağlarca,

“Türkçem benim ses bayrağım”

dedi ve bunu yapıtlarıyla kanıtladı.

Usta romancımız

Yaşar Kemal

kökenine bakma ilkelliğine düşmeden Türkçeyi yapıtlarında yüceltti. Romanlarıyla dilimize Türkçe kökenli

Yaşar Kemal Sözlüğü

kazandırdı.

Atatürk’ün

“ Ulus demek , dil demektir .”

özdeyişiyle de ulusdilin toplumsal yaşamımızdaki önemini kavranmıştır.

Çünkü,

“Dil, düşünce üretimiyle yaşantı çoğulluğuyla varsıllaşır.”

(Ahmet Kocaman, ‘Baz’ Almasak Olmaz mı?, TDD, Eylül-Ekim 2009 )

Atatürk ,

bu anlayışını 12 Temmuz 1932 ‘de kurduğu Türk Dil Kurumu’yla yaşama geçirir .

Bu kurum, bir zamanlar aşağılanan Türkçenin varsıl bir dil olduğunu

Tarama ,

Derleme ,

Sözlük çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarır .

Türk Dil Kurumu bu verimli çalışmalarını 19 Ekim 1983 ‘ e değin sürdürür . Ancak Türk Dil Kurumu l983’te kimlik değiştirince çalışmalar kesintiye uğrar . Görünürde açık olan Türk Dil Kurumu böylece kapanmış olur.

Yöneticilerimiz ortak tutum içinde olurlarsa alanlarda, caddelerde , sokaklarda

plaza , market , patissier , show room vb.

sözcükleri okumak zorunda kalmayabiliriz.

“Türkçe Katında Yaşamak”

yaşamımızı kuşatabilir .

İşte Türkçenin büyük oğlu Dağlarca:

Seslenir seni bana “ova”m , “dağ”ım ,
Nere gitsem bulur beni arınmış .
Bir çağ ki akar ötelere ,
Bir ak ... ki yüce atalar , bir al ... ki ulu oğullar ,
Türkçem , benim ses bayrağım .

Dünden bu yana akan Türkçemiz Karamanoğlu Mehmet Bey'den bu yana yol alıyor.

Türkçe bilim, sanat, eğitim dili olarak toplumumuzu kucaklıyor.

tutuşur
karamanoğlu mehmet bey
sokak meydan kent

yol alır düşler
durulur gün
sözcük tümce

ulusdilim atatürkçe

 

 
Turkay Korkmaz'ın fotoğrafı.
Turkay Korkmaz'ın fotoğrafı.
Turkay Korkmaz'ın fotoğrafı.
 
  
 
 
Toplam blog
: 1064
: 732
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..