- Kategori
- Emlak
2B gerçeği- Yazı dizisi- bölüm 4
2B SATIŞINI DÜZENLEYEN YASA VE UYGULAMALARI
BÖLÜM 4
İLK ÜÇ BÖLÜMDE 6292 SAYILI YASA’ DAKİ 2B ALANLARI İLE İLGİLİ BÖLÜMLERİN DAYANAKLARINI, ANAYASAYA AYKIRILIĞI VE NEDENLERİNİ, GEÇMİŞTEKİ BENZERİ YASAL DEĞİŞİKLİKLER VE UYGULAMA HAMLELERİNİ, ONLARIN İPTAL NEDENLERİNİ, BU YASA UYGULAMASI İÇİN HAZIRLIK AMACI TAŞIYAN 5831 SAYILI YASAYI, UYGULANIŞINI, UYGULAMA SIRASINDA YAPILAN YANLIŞLARI, BU YANLIŞLARIN HENÜZ AYIRDIMINDA OLMAYAN VATANDAŞLARIN GELECEKTE NASIL MAĞDUR OLABİLECEĞİNİ, BEDEL TESPİTİNDE NASIL BİR UYGULAMA YAPILDIĞINI, HALA AÇIKLANMAYIŞININ OLASI NEDENLERİ VE SONUÇLARINA İLİŞKİN OLUŞAN KUŞKULARI; DENEYİMLERİME, BİZZAT GÖRDÜKLERİME, HALKTAN DİNLEDİKLERİME VE İNCELEMELERİME GÖRE ANLATMAYA ÇALIŞTIM.
* * *
Bu son bölümde 6292 Sayılı Yasa’ nın GÖRÜNÜR AMACInın ardındaki, ‘’Uygulamalar sonunda doğacak durumlar düşünülünce ayırt edilebilen’’ ASIL AMAÇLARI, bu yasanın hangi yasalarla ilintili olduğunu ve sonra da MAĞDUR SAYISINI EN AZA İNDİRMEK İÇİN NELER YAPILMASI GEREKTİĞİNİ ANLATACAĞIM.
* * *
Önce bu yasadaki iyi bir bölümden söz edeyim. Elbette ki uygulanırsa… ‘’BU YASADA HİÇ Mİ İYİ BİRŞEY YOK?’’ diye sormuş, olduğunu, yazacağımı eklemiştim.
Bu alt konu sıkıcı olacak ama binlerce vatandaşımızı ilgilendiriyor… İlgisi olmayanlar konu değişim ayıracına dek geçebilirler…
Çok ayrıntıya girmeden, herkesin anlayacağı şekilde yazacağım;
TAPULAR ÜZERİNDE BULUNAN 2B ŞERHLERİNİN KALDIRILMASI;
1940lı yıllar… Orman tahdidi/sınırlaması yapılmış, devlet ormanları ile orman sayılmayan alanlar arasındaki sınırlar belirlenmiş, ilan edilmiş, kesinleşmiş. O zamanki orman yasasına göre makilik alanlar da, yabani zeytinlikler de ormanlar içinde yer almış.
Daha sonra MAKİ TEFRİK ve ZEYTİNCİLİK YASALARI çıkmış, toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik alanların ve yabani zeytinliklerin ormandan çıkartılması hükmünü getirmiş.
Bu alanlar toprak tevziatına/ dağıtımına ilişkin yasa uyarınca parselasyona, süresi içinde imar ve ihya edilenler de tapulamaya tabi tutulmuş, vatandaşların mülkü olmuş.
1970li yıllarda Orman Yasası değişmiş, 2. madde gelmiş. Orman Kadastro komisyonları yeniden görevlendirilmiş,1940 lı yıllarda belirlenen tüm orman sınırları haritalanmış, 1961 den önce orman vasfını kaybetmiş olduğu saptanan yerler ormandan 2. madde alanı olarak çıkartılmış, kırmızıya boyanmış. Bazı makilikler imar ve ihyalı görülmüş, orman dışında bırakılmış. Ama bir çoğu tapularına itibar edilmeksizin ormanda bırakılmış.
1980li yılların sonunda Orman Yasası yine değişmiş, bu kez 1961 tarihinden 31.12.1981 tarihine kadar açılmış, orman vasfını kaybetmiş yerler 2B maddesi uyarınca ormandan çıkartılıp kırmızıya boyanmış. Maki ve Zeytincilik yasalarıyla verilen tapulu alanların kullanılmakta olanları yine tapularına itibar edilmeksizin, orman haritalarında 2B alanı olarak yer almış.
Orman Genel Müdürlüğü tapu sicil müdürlüklerine1995 yılında bir toplu listeyle yazı göndererek bu tapuların tamamına ‘’2B Alanıdır’’ şerhi koydurmuş.
Antalya’ nın birçok ilçesinde, ama yoğunlukla Merkez ve Kaş köylerinde, şimdi merkezde kalan bazı mahallelerde bu tür binlerce parsel vardır.
BU PARSELLERE İLİŞKİN ASLINDA GEÇMİŞTE DEVLET ÇÖZÜM ÜRETMİŞTİ;
- Bu tapular davalara konu olunca farklı kararlar çıkmış, 1996 yılında YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU sadece tapusu olan değil, parselasyonu yapılmış olanların dahi dahil olduğu bu tür parsellerin orman olmadığına, tapularına itibar etmek gerektiğine karar vermişti. Bu durumda devlet, nasıl bir çırpıda şerh koyduysa, bir çırpıda da kaldırmalıydı tüm şerhleri değil mi? Yok, öyle olmadı… Kadastro Genel Müdürlüğü başvuranlarınkinin kaldırılmasını emretti, başvuran az sayıda vatandaşınki kalktı ama orman idaresinde hala renkleri kırmızıydı, 2B alanı görünüyordu. Ve orman İdaresi engel oldu, şerhlerin kalkması durdu. Hukuk yok sayıldı.
- Sızlanmalar sürünce milletvekillerimiz bir kanun teklifi verdi, 5841 Sayılı Yasa çıktı. Devletin verdiği tapular 10 yıldan eski ise, zaman aşımından, geçerli sayılıyordu. Bu yasa uyarınca tüm kalan şerhlerin de devlet kurumlarınca kaldırılması gerekiyordu değil mi? Ancak bu yasa tam çıkarken devletin taraf olduğu tüm topraklar da sıkıştırılmıştı, devlet ormanlarında da henüz iptal edilmemiş tapu varsa ya da davası sürüyorsa da kapsamda gösterilmişti ve bu anayasaya aykırıydı. Ormanların zaman aşımıyla mülk edinilmesi mümkün değildi. Bu nedenle iptal davası açıldı.
-HUKUK DİYE BİR ŞEY VARSA, 10 YILDAN ESKİ TÜM TAPULARDAKİ ŞERHLER KALKMALIYDI, ŞERHLER YOK HÜKMÜNDE OLMUŞTU.
-Dava açıldı diye oyalanıldı, kaldırılmadı, Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etti. Oysa anayasa mahkeme kararları geriye doğru çalışmaz değil mi? Bundan sonra 10 yılı dolduracak olan tapulara uygulanması gerek… Şerhler kalkmadı…
İşte şimdiki yasa bu tapuların şerhlerini maliye bakanlığının teklifiyle kaldıracak hükmünü getirdi. Geçmişte yargı yoluyla iptal edilenleri bile iade ediyor…
BU ADALETİN TESİSİDİR… Ama bakalım uygulanacak mı, bir iptale daha mı kurban olacak, vatandaşların tek tek başvurusu mu beklenecek, göreceğiz…
* * *
Bana ait bir söz vardır. Burası tam yeridir;
TÜRKİYE’ DE YASALAR SAZ GİBİDİR; ÇALMASINI BİLEN TÜRKÜ, BİLMEYEN GÜRÜLTÜ ÇIKARIR.
HAYDİ, ELİMİZDEKİ YASAYLA İNSANLARI ÜZECEK, HIRPALAYACAK NELER OLABİLİR, AMA NELER YAPILIRSA SIKINTILAR EN AZA İNER, VATANDAŞ ‘’ EH, BUNA DA ŞÜKÜR…’’ DER, DEVLET DE KISMEN ADİL BİR YOLLA GELİR ELDE EDER, ORTAYA KOYMAYA ÇALIŞALIM.
Bir küçük örnek vereyim mi?
Kullanıcısı olan bir 2B alanı eğer ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü tarafından istenirse, Maliye Bakanlığı’ nca bir kamu hizmetine tahsis edilecek olursa, su kullanım alanları üzerinde ya da yakınında ise vatandaşa satılmayacak, vatandaş isterse, eş değerde, mümkünse aynı il içinde, değilse başka ilden yer gösterilip kendisine satılabilecek… Antalya’ da ‘’Devlette kalacak!’’ de, karşılığında Doğu Anadolu’ dan yer göster… ‘’Satılır’’ demiyor üstelik… Satılabilirmiş… Adamına göre işlem yapmak için zemin hazırlanmamış mı?
Al işte bir saz… İsterse türkü çıkaracak, istemezse gürültü…
* * *
Yasadaki anayasaya aykırılıkları koyalım bir yana.
Parsellerin ölçü, tespit, tefrik işlemlerinde yapılan yanlışları, bedel tespitleri ve açıklanmayışının oluşturduğu kuşkuları da şimdilik göz ardı edelim, uygulamanın devamında neler olabileceğini görmeye çalışalım.
* * *
TAM BURADA BU YASAYLA İLİNTİLİ OLAN İKİ AYRI YASADAN SÖZ ETMEKTE YARAR VAR. ‘’ İLİNTİLİ’’ DİYORUM ÇÜNKÜ BÜTÜN ALGILAMALAR ARADAKİ KORKUNÇ BAĞI GÖSTERİYOR.
- 6292 sayılı ‘’ 2B SATIŞ YASASI ’’ ( Aslında, biz bu yasanın bu yazı dizisinde yalnızca 2B ile ilgili bölümünü işliyoruz. Oysa 2A alanlarının tespiti, değerlendirilmesi ile diğer hazine arazilerinin değerlendirilmesi de yer almaktadır ve her biri ayrı bir makale konusudur) 19.04.2012 tarihinde kabul edilmiş, 26.04.2012 tarihinde yayınlanmıştır.
- 6302 sayılı, yabancılara mülk satışında mütekabiliyet/karşılıklılık esasını kaldıran, 600 dönüme kadar toprak satın almalarına olanak sağlayan TAPU KANUNU VE KADASTRO KANUNUNDA değişiklik yapan yasa 03.05.2012 tarihinde kabul edilmiş, 18.05.2012 tarihinde yayınlanmıştır.
- 6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ( Kısaca‘’Kentsel Dönüşüm Yasası‘’ diyelim) 16.05.2012 tarihinde kabul edilmiş, 31.05.2012 tarihinde yayınlanmıştır.
Yani TBMM, yememiş, içmemiş, Türkiye’ nin yalnızca bu günkü halkını değil, nesiller sonraki halkını, alın yazısını ilgilendiren, mülkiyet hukukunu değiştiren, ‘’ Ben yaptım, oldu, itirazı falan yoktur! ‘’ zorunluluğu da bulunan ÜÇ KARDEŞ YASAyı bir aydan kısa sürede kabul etmiş, ‘’ Ülkemize milletimize hayırlı olsun!’’ larla ortalığa atıvermiştir.
Neden birbirini beklemişler? Yabancılar tam bu sırada mı hevese gelmişler de toprak arar olmuşlar? Afet riski tam bu sırada mı doğmuş, kentsel dönüşüm yeniden şekillenmiş, 60 günlük, 90 günlük sürelerle vatandaşların boğazlanması gerekmiş?
Bu sorularımızı, kuşkularımızı da şimdilik bir yana koyalım…
* * *
RAYİÇ BEDELE DAYALI FİYAT TESPİTİNİ DÜŞÜNÜN… Rayiç bedel nedir? O alanda hiçbir sorunu olmayan tapulu bir mülkün halen alım-satımındaki parasal değeridir. Her bir 2B alanı için bu değer tespiti (!) yapılmıştır, açıklanınca %70 i ödenmesi esastır, bedele hiçbir şekilde itiraz mümkün değildir. Teknik olarak doğru; admın yeri var tapulu, istediği fiyatı koyar satılığa çıkarır. Ya vicdan? Etik değer?
Önceki bölümde bu bedellerin saptanmasından doğan kuşkulara yer vermiştim. İtiraz edememek ne demektir? Vatandaşın alın yazısı sayılan bir konuda hukuka başvurma hakları nasıl tanınmaz? Belli bir bölgede, kullanıcıların alamamasına, yabancıların kapışması amacına hizmet edecek yüksek bedeller çıkarsa ne olacak? Alınan duyumlar öyle olacağını söylüyor.
Bakın, araştırın lütfen, Antalya’ nın en değerli TARIM ARAZİLERİNDE gönüllerince tohum üretmek, tarım yapabilmek için yabancı tarım şirketlerinin inceleme yaptığını, bölgede ‘’ FİYATLAR ÇOK YÜKSEK, SİZ ALAMAZSINIZ, GELİN ANLAŞALIM!’’ sohbetleriyle ön sözleşmeler yapma çalışmasında, asıl sahipleri yabancı olan bankaların, haklarını devretmek istemeyenleri çekici görünen kredi tanıtımlarıyla borçlandırma hazırlıklarında olduklarını göreceksiniz. BU YASANIN ŞİMDİKİ UYGULAMA STRATEJİSİ; Tıpkı Maden Yasası değişiklikleri sonucu dağlarda-ovalarda olduğu gibi, ‘’Asıl sahipliliğin yabancılara devredilmesi, yalnızca dalgalanan bayrağın bizim kalması’’ sonucunu doğuracak, en değerli tarım alanlarında bu günkü kullanıcılara, devirde alacağı ve üç gün sonra tüketeceği hava parası, çocuklarına el çiftliklerinde marabalık getirecektir.
Gelin, bir de YAPILAŞMA OLAN ALANLAR için bu yasayı inceleyelim; Diğer kardeş yasalarıyla birlikte elbette…
2B alanları üzerinde köyler, mahalleler, hatta bazı illerde kentler var. Bedel tespitinde yakınındaki ‘’caddeye, yola, suya, elektriğe göre durumu’’ belirleyici oldu. Hangi caddeyi, elektriği, suyu var saydınız? O yapıların tamamı kaçak, imara aykırı, deprem yönetmeliğine göre denetim dışı yapılmış değil mi? Yeni bir imar planı yapılacak ve tamamı yok edilmeyecek mi bir gün? Olmayan caddeye, yola-bele göre nasıl bedel belirlendi? 350 m2 alanda 50 m2 gecekondu şu kadar bin lira, 350 m2 alanda 6 katlı, altıya bölünüp paylaşılacak bedel de aynı… Kat mülkiyetine göre sahip ve payları belirlenecekmiş. Kaçak yapılmış, tamamı Deprem Yönetmeliği’ ne ve İmar Yasası’ na aykırı o binalarda nasıl kat sayıyorsunuz da muhatap kabul edip sahiplendireceksiniz?
* * *
Yasadaki ‘’ PROJE ALANI’’ kavramını hangi vatandaşa anlattınız?
İNSANLAR TAPULARINI ALIP CEBİNE KOYDUKTAN SONRA BELEDİYESİNİN YAPACAĞI İMAR PLAN VE UYGULAMASINA GÖRE MÜTEAHHİTLERLE KAT KARŞILIĞI ANLAŞIP DÜZGÜN YAPILAŞMAYA ZAMAN İÇİNDE GEÇEBİLECEK İKEN, 2B satışlarını düzenleyen bir yasada; padişahın sefer ve yağma sonucu kendine en değerli ganimetleri alıp, kalanını ulufe yapması gibi, satışa konu en değerli alanları önce Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’ ye proje alanı diye almak, kalanını istemişse ve bakanlıkça da uygun görülüp onaylanmışsa Büyükşehir Belediyesi’ ne ‘’emlak değeri’’ üzerinden, ama daha sonra vatandaştan ‘’rayiç değer üzerinden’’ bedelini tahsil etmesi karşılığında, o istemez ise, alt belediyeye aynı koşullarla devretmek de nesi? Artığını da ‘’Al vatandaş!’’ diye satmak… Evet… KAÇ KİŞİYE ANLATTINIZ KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN ÇIKARTILAN YASA İLE BU PROJE ALANI OLARAK BELİRLENEN ALANLARDA NELER OLACAĞINI?
Ve bu proje alan tespiti ve bildirilmesi için belediyeleri süreyle sınırlandırdınız, önceden duyum almış, hazırlıklarını yapmış iktidar partili belediyeler verdi, diğerleri de belki yetiştirdi verdi de onaylanır mı, göreceğiz, süreleri bitti. Peki TOKİ nereleri aldı? Nerelerin kullanıcıları kuşlar gibi bakakalacaklar? Duyurdunuz mu? TOKİ nereleri ‘’TOWER’’ larla, VİLLALARLA bezeyip Arap kardeşlerimize (!) pazarlama planları yapıyor? Vatandaşlarımızın haberi var mı?
Bir sanımı anlatayım; Yer Antalya/KEPEZ… 2B alanları proje sahası olarak belirlenmiş, vatandaşların kullanımındaki yerlerin bedel tespiti, üzerindeki enkaz değerleri saptanmış, hesaplar yapılıp bir yana konmuş, kentsel dönüşüm anlatılmış, razı edilmiş, yapılar boşaltılmış, 7 tane, 8 tane… 40-50 katlı, tüm kenti, körfezi seyreden kuleler, AVM ‘ler, eğlence merkezleri, yüzme havuzları, parkları, bahçeleri tamamlanmış, barınakları yıkılan vatandaşlar çağırılmış konferans salonuna, yetkililer anlatıyor; ‘’ Sizin hakkınız şu kadar, çekilecek kura sonucu alacağınız daireler için şu kadarla şu kadar arası ödeme yapmanız, ya da işte bankalar, kredi borçlanmasına gitmeniz gerek… 200, 300, 400 bin lira…’’
SANI işte… Paranoya olduğunu düşündüyseniz, evet, benim paranoyam. Dilerim orada yaşayan ama gelecekte yaşayamayacak olanların gerçekliği olmaz…
İşte, bu yasanın yerleşim yeri olmuş 2B alanlarında oturmakta olanlardan götürebilecekleri ve getirebilecekleri.
BU YASALARDA, YAKIN GELECEKTE ÇOK BÜYÜK OLAYLARIN ÇIKMASINA NEDEN OLACAK TÜMCELER VAR…
* * *
Ne yapılabilirdi?
Boş verin… Geçmiş gitmiş. Burada yazabileceğim yer yok.
Ama, bu haldeyken yapılabilecek şeyler var…
Akordu biraz bozuk da olsa, bu sazdan türkü çıkaralım…
TÜM İLGİLİLER İÇİN GEREKLİLİKLERİ SIRALAMAYA ÇALIŞACAĞIM:
EY HALKIM; Her ne söylenirse söylensin, her kim ne teklifle gelirse gelsin, şu sıralar paniğe kapılıp, hiçbir hakkınızı hiçbir bedel karşılığında, hiç kimseye devretmeyin. İletişim kurduğum tüm yerleşim birim ve alanlarında binlerce ailenin kullanmakta olduğu 2B alanını satın almak için henüz başvurmadığını gördüm, görüyorum. ‘’Başvurur da alamayacağım bedelle karşılaşırsam 2000 liram da yanar…’’ kuşkusu içindeler. AMA BU YASA ÇOK VAHŞİ; süreler uzatılmazsa, ekim sonuna dek başvurmadığınız için her türlü hakkınızdan vazgeçmiş olacaksınız, ama sizden ‘’2005 yılından bu yana kullandığınız kayıtlara geçti, kesinleşti, öde bakalım ecrimisili!’’ diyerek kesinlikle para isteyeceklerdir. Başvurmuş, 2000 lirayı yatırmış olursanız bu bedel ecri misilden düşecektir. Yasada, kullandığınız 2B alanını alırsanız geçmişte ödenen ecrimisillerin bedelden mahsup edileceği vardır ama alamadığınızda, bir başkası aldığında, geçmişe yönelik ecrimisilin ne olacağı yer almamaktadır. Ben bu yönetimin bundan vazgeçeceğine inanmıyorum. Ayrıca bedeller düşük çıkarsa(!) yerinizi alacak olan bir başkasının kapınıza dayandığını görecek, çok üzüleceksiniz. Başvuru için 2000 lirayı yatırmanız istenirken, bizim toplantılarımız ve sizlerin isyanlarınız nedeniyle ‘’Başvurun, parayı ekim sonuna dek yatırsanız da olur!’’a çevirdiler... Başvurmanızı kesinlikle öneriyorum. Alamayacağınız bir bedel çıkarsa hakkınızı devretme yolunu bulabilirsiniz… Tabii, dağ köylerinde, sıradan tarım alanları için alacak bulunur mu, bilemiyorum.
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ, SİYASİ PARTİ YEREL YÖNETİCİLERİ, BELEDİYE BAŞKANLARI, MUHTARLAR; Bu yasayla ilgili olarak bulunduğunuz her yerde, her kim uygulamayı anlatırsa, her kim doğru yaptığını, her şeyin güzel olacağını söylerse, karşılığında bu yazı dizisinde anlatılanların aklınızda kalan kadarını da olsa sorun, nelerin zarar verebileceğinden haberiniz olduğunu ve doğruyu istediğinizi gösterin.
SAYIN İKTİDAR PARTİSİ MİLLETVEKİLLERİ; Çözüm getirdiğinize inanıyorsanız, lütfen bu yazı dizisini ‘’Siyaset yapma, sizlere oy kaybettirme, uygulamaları çözümsüzlüğe, ortamı gerilim ve kaosa götürme, insanları kışkırtma…’’ amaçlarıyla veya bu amaçlardan biri için yazıldığını düşünmeyiniz.
- Yazı dizisinin tamamını bütünlük içinde bir kez daha okuyunuz, anlatılan aksaklıkları görünüz ve düzeltilmesine zaman tanımak için yasa uygulamasının ertelenmesini ivedilikle sağlayınız.
- Yeniden düzenleme amacıyla süresiz ertelemeyi başaramayacağınızı biliyorum, ama idarenin satış işlemlerine ilişkin yasadaki süreleri iki katına çıkarmaya bakanlar kurulunun yetkili olduğuna ilişkin hüküm var, diğer iş ve işlemler için de benzeri hüküm eklenmesi için yasal düzenleme gerekmektedir. En azından bunu ve buna göre erteleme kararı çıkartmayı başarınız.
- Bu süreden yararlanarak 2B alanlarının ormanla ortak sınırı olan hatları, ORMANCILARIN KESİNLİKLE KATILIMI VE SORUMLULUĞUNDA olması koşuluyla, yeniden kontrol ettiriniz, tespit edilecek yanlışlıkların düzeltilmesini sağlayacak mevzuatı,
- Merdiven altı olmaması için, geniş katılımlı ve şeffaf duyuru olanağı sağlayacak bir uygulamayla düzeltmelerin ilan edilmesine yönelik mevzuatı,
- İlanları duyamamış vatandaşların ellerindeki belgelerle haklarını arayabilecekleri ve alabilecekleri mevzuatı hazırlatıp, yayınlatınız.
- Hiçbir yasal geçerliliği olmayan, yakın gelecekte istimlak sorunu çıkmaması için, el altından ilgili ekiplere verildiği ve baskıyla uygulatıldığı belli olan HAYALİ İMAR PLANLARI nedeniyle ölçülmeyen, göz ardı edilen kullanımlar ve kullanıcıların uygulama içine alınmasını, o insanların mağdur edilmemesini sağlayınız.
- Yasadaki, HİÇBİR DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNDE OLMAYAN, vatandaşları her türlü itirazdan, yargıya başvuru hakkından mahrum bırakan hükümlerin kalkmasını ivedilikle sağlayınız.
- Bedellerin, kullandıkları arazinin yarısını bile başkasına satsa alacağı parayla ödeyemeyeceği, yıllardır alın teri döktüğü topraklardan çekip gitmek zorunda kalacağı, ya da bankacılara, tefecilere teslim olacağı değerlerde olmaması için gerçekten uğraş veriniz.
- Belirlenecek BEDELLERİN yılda iki kez olmak üzere 3-4 yılda ödenmeyeceğini, ödenemeyeceğini ben de biliyorum, sizler de biliyorsunuz. Bu sürenin de en azından iki katına çıkartılmasını sağlayınız.
- Ben dahil, tüm halka; Bu yasaların hazine açıklarını kapatma, maliye bakanlığı para girişlerinde ‘’KAYNAĞI BELİRSİZ’’ olarak görünen milyarlarca liraya karşılık yabancılara diyet ödenmesi, yeni döviz girişlerinin sağlanması amaçlarıyla değil, halkın on yıllardır süren mülk sorununu çözme, elde edilecek gelirle orman köylülerinin kalkındırılması (!), 2B alanında olduğu için hiçbir yasal destek alamayan yerleşim yerlerinin daha yaşanabilir, daha güvenli hale gelebilmesi, tarım alanlarının devlet yatırım ve desteklerini alabilecek yasallığa kavuşması, güvenli alım-satım ve miras konusu olabilmesi amaçlarıyla hazırlanıp yürürlüğe sokulduğunu anlatınız, anlatabiliniz, inandırınız…
VE SON SÖZÜM HERKESE;
BİR KEZ DAHA HATIRLATIYORUM;BU YAZI DİZİSİ ASLA SİYASI AMAÇLARLA YAZILMADI.
BU TOPRAKLARDAN ‘’ BENİM İSTEDİĞİM GİBİ OLACAK!’’ DİYEN NE BEYLER-EFELER, ŞIHLAR- ŞEYHLER, HANLAR- HAKANLAR, ŞAHLAR- PADİŞAHLAR, GELDİ GEÇTİ, A-KP, B-KP, C-KP… Z-KP’ Lİ HÜKÜMETLER DE GELİR GEÇER… HEPSİ GEÇER AMA MÜLKLER VE SAHİPLİLİKLERİ SÜREGİDER, DEĞİŞİR, GELİŞİR… ÖNEMLİ OLAN ÜZERİNDE YAŞAYANLARIN MUTLULUKLA, HUZURLA BARINMALARI, BU TOPRAKLARI KULLANMALARI VE GELECEK KUŞAKLARINA ŞEREFLE, GURURLA DEVRETMELERİDİR… HERKES GELECEK KUŞAKLARINA MAĞDURİYET BIRAKMAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ TAŞIMAKTADIR. BU NEDENLE, HALKIN TOPRAKLARINA SAHİP ÇIKMA, HALKINDAN YETKİ ALANLARIN DA BUNU SAĞLAMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMA ZORUNLULUĞU VARDIR.
SAYGILARIMLA…
* * *
YAZI DİZİSİ SONA ERMİŞTİR,
GELİŞMELERE GÖRE,
GELECEK SAYILARDA EK BÖLÜMLER YAYINLANABİLECEKTİR.
Not: - Ekim 2012 de KAKTÜS DERGİSİ’ nde yayınlanmıştır.