- Kategori
- Sağlık
40 yaşını geçmiş Beyler Dikkat! Prostat Tetkiklerinizi ihmal etmeyiniz

PROSTAT (GÖRSEL NETTEN ALINTI)
Çok yakınım olan beyin, prostat kanseri olduğunu işitince çok üzüldük. 65 yaş üzerinde olan bey o yaşa kadar prostat tetkikleri yaptırmamış. Doktorlar 40 yaşını geçmiş her erkeğin yılda bir kez prostat tetkiklerini muhakkak yaptırmalarını ısrarla öneriyorlar. Beyefendi yakınlarının teşviki ile tetkik yaptırınca kanser olduğunu öğrendi. Kendisine bakan profesör: “Git ameliyat olmana gerek yok bu seni 15 yıl idare eder” diyor. Bu haberi işiten kızı İzmir’de ünlü bir pofla konuşuyor, doktor hemen İzmir’e gitmesini istiyor. İzmir’e giden hastaya doktor, bu ameliyatı Üniversite Hasta hanesinde yapamayacağını, ancak özel hasta hanede 13 bin TL ye yapacağını belirtiyor. Bu haberi alınca Ankara’daki hocaya telefon edilip yapılacak ameliyatı onun yapması isteniyor. Hoca “Peki yaparım ama 15 bin TL alırım” deyince İzmir’deki hocaya ameliyat yaptırılıyor. Kanser 1 ay içinde mesane boynuna atlamış, tamamen temizleniyor ama maalesef ameliyattan sonra hasta idrar kaçırmaya başlıyor. Aradan 2 sene geçmesine rağmen idrar kaçırma durmuyor, şimdi bir ay sonra yeniden ameliyat olacak, yeni çıkan bir alet konacak.
Bu ameliyatları olurken doktorunu iyice araştırmak, acele karar vermemek gerekir. Bu durum üzerine prostatı araştırdım: Prostat kestane boyut ve şekillerinde bir salgı bezidir. Mesanenin altında, rektumun (makat) önünde yer alır. Prostatın tam merkezinden üretra denilen mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan kanal yer alır.
Prostat büyürse içinden geçen üretrayı sıkıştırarak idrar akışını zorlaştırabilir hatta tamamen durdurabilir. Bu nedenle prostat kanserinin belirtilerinden birisi idrar yapmakta güçlüktür.
Bütün vücut dokularında hücreler kendilerini belirli bir kontrol mekanizması içerisinde yenilerler. Böylece zedelenen doku tamir edilir, yenilenir. Kontrol dışı çoğalan hücreler tümör adı verilen hücre topluluklarını oluşturur. Bazı tümörler büyümelerine karşılık köken aldıkları dokuda sınırlı kalırlar ve komşu organlara ilerlemezler. Bunlara selim, iyi huylu tümörler denir. Diğer bir kısmı ise sadece büyümekle kalmayıp komşu organlara uzanma ve onları da tahrip etme potansiyeline sahiptir.
Bu tür tümörler kan ve lenf dolaşımı ile köken aldıkları yerlerden uzaktaki organlara da sıçrayabilirler. Bu tür tümörlere habis, kötü huylu tümör ya da kanser denir. Kanser hücreleri köken aldıkları malign tümörden ayrılabilir, vücutta dolaşarak yeni yerleştikleri yerlerde de çoğalabilirler. Bu şekilde köken aldıkları organ dışına sıçramış ve oralarda büyümekte olan tümörlere metastaz denir. Metastaz yapmadan tedavileri zamanında yaptırmak gerekir.
Sağlıklı ve mutlu yaşam dileklerimle.
NAHİDE ÇELEBİ