- Kategori
- Gezi - Tatil
5 yıldızlı tatil (!?)

Kısa bir süreliğine olsa da seni bensiz bırakacağım, beni bağışla İstanbul'um...
Ve...250...Plan tuttu; hedef tamam...Şimdi güzel bir tatili hak ettim...
İNANILMAZ BİR ŞEY...MEMUR EMEKLİSİ'NİN 5 YILDIZLI LÜKS YAZ TATİLİ...
İnanabiliyor musunuz?...Ben, emekli devlet memuruyum...Ama maaşım, "aile geçim endeksine göre" yoksulluk sınırı içinde...Buna rağmen 5 yıldızlı bir otelde 10-15 günlük bir tatil yapacağım.
(Ancak, bir konuyu açıklamak zorundayım. Bildiğiniz gibi, "aile geçim endeksi", kirada oturan dört kişilik bir aile için hesaplanmaktadır. Benim evim var ve aldığım maaş da iki kişiye harcanmaktadır. Bu duruma göre, gerçekte benim maaşım, yoksuluk sınırının üstüne çıkmaktadır. Yanlış bir anlama olmasın diye, bunu belirtmek ihtiyacını hissettim.)
Çoğunuz, belki bu iş nasıl oluyor diye soracaklar...Hemen yanıtlayayım. Çeçtiğimiz Pazar günü, ucuz bir tatil yeri seçmek için bir turizm şirketine gittik...
Şirket ilgilisi, bize, Antalya / Side / Çolaklı mevkiinde, bir güne mahsus olamak üzere % 40 indirimli 5 yıldızlı bir otel önerdi...Deler ya hani "garip kuşun yuvasını Allah yapar" diye, işte tam öyle oldu...Önerinin üzerine balıklama atladık ve yerlerimizi hemen ayırttık.
Ayırttık ama, benim özel bir sorunum var...İstanbul özlemi...
Ben, her yıl tatile gitmeden önce bu özlemi yaşarım...
Daha İstanbul'dan ayrılmadan önce, şehrimi özlemeye başlarım...
Ondan her ayrılışımda içime bir burukluk çöker...
Bu yüzden de, tur ötobüslerinin İstanbul'dan, günün karanlık saatlerinde ayrılması çok hoşuma gider...
Uzun bir ayrılık için, istanbul'dan gündüz saatlerinde ayrılmak zorunda kaldığımda, Boğaz Köprüsü'nden geçerken, Boğaz'ın güzelliğini beynime kazımak için başımı sağa sola çevirmekten boynum ağırır...
Neyse ki, yolculuğa karanlık bastıktan sonra çıkacağız...Yalnızca Boğaz'ın iki yakasında parıldayan ışıkları ve ay ışığı ile dans eden küçük dalgaları görebileceğim
Sizlerden ayrılmadan önce, ilkokulda söylediğimiz ama güftesinin kimin tarafından yazıldığını ve bestesini de kimin yazdığını bilmediğim bir şarkının sözlerini sizlerle paylaşmak isterim...
Yedi nazlı tepeye serpilmişsin
Kainata göz kırpar eğlenirsin
Müstesna bir varlıksın, mücheversin
Her gönülde bir arzusun İstanbul...
Son noktayı da, Yahya Kemal Beyatlı'nın, İstanbul için yazdığı "Siste Söyleniş" adını taşıyan ünlü şiirinin son iki mısraı ile koyayım:
Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
Hiçbir zaman kader bizi senden ayırmasın.
Umarım öyle olur...Hoşçakalın!
cdenizkent
İNANILMAZ BİR ŞEY...MEMUR EMEKLİSİ'NİN 5 YILDIZLI LÜKS YAZ TATİLİ...
İnanabiliyor musunuz?...Ben, emekli devlet memuruyum...Ama maaşım, "aile geçim endeksine göre" yoksulluk sınırı içinde...Buna rağmen 5 yıldızlı bir otelde 10-15 günlük bir tatil yapacağım.
(Ancak, bir konuyu açıklamak zorundayım. Bildiğiniz gibi, "aile geçim endeksi", kirada oturan dört kişilik bir aile için hesaplanmaktadır. Benim evim var ve aldığım maaş da iki kişiye harcanmaktadır. Bu duruma göre, gerçekte benim maaşım, yoksuluk sınırının üstüne çıkmaktadır. Yanlış bir anlama olmasın diye, bunu belirtmek ihtiyacını hissettim.)
Çoğunuz, belki bu iş nasıl oluyor diye soracaklar...Hemen yanıtlayayım. Çeçtiğimiz Pazar günü, ucuz bir tatil yeri seçmek için bir turizm şirketine gittik...
Şirket ilgilisi, bize, Antalya / Side / Çolaklı mevkiinde, bir güne mahsus olamak üzere % 40 indirimli 5 yıldızlı bir otel önerdi...Deler ya hani "garip kuşun yuvasını Allah yapar" diye, işte tam öyle oldu...Önerinin üzerine balıklama atladık ve yerlerimizi hemen ayırttık.
Ayırttık ama, benim özel bir sorunum var...İstanbul özlemi...
Ben, her yıl tatile gitmeden önce bu özlemi yaşarım...
Daha İstanbul'dan ayrılmadan önce, şehrimi özlemeye başlarım...
Ondan her ayrılışımda içime bir burukluk çöker...
Bu yüzden de, tur ötobüslerinin İstanbul'dan, günün karanlık saatlerinde ayrılması çok hoşuma gider...
Uzun bir ayrılık için, istanbul'dan gündüz saatlerinde ayrılmak zorunda kaldığımda, Boğaz Köprüsü'nden geçerken, Boğaz'ın güzelliğini beynime kazımak için başımı sağa sola çevirmekten boynum ağırır...
Neyse ki, yolculuğa karanlık bastıktan sonra çıkacağız...Yalnızca Boğaz'ın iki yakasında parıldayan ışıkları ve ay ışığı ile dans eden küçük dalgaları görebileceğim
Sizlerden ayrılmadan önce, ilkokulda söylediğimiz ama güftesinin kimin tarafından yazıldığını ve bestesini de kimin yazdığını bilmediğim bir şarkının sözlerini sizlerle paylaşmak isterim...
Yedi nazlı tepeye serpilmişsin
Kainata göz kırpar eğlenirsin
Müstesna bir varlıksın, mücheversin
Her gönülde bir arzusun İstanbul...
Son noktayı da, Yahya Kemal Beyatlı'nın, İstanbul için yazdığı "Siste Söyleniş" adını taşıyan ünlü şiirinin son iki mısraı ile koyayım:
Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
Hiçbir zaman kader bizi senden ayırmasın.
Umarım öyle olur...Hoşçakalın!
cdenizkent