- Kategori
- Basın Yayın / Medya
5187 Nolu Basın Kanunu

5187 numaralı Basın Yasası 1950 yılında yürürlüğe giren ve günümüz koşullarına uyum sağlayamayan yasanın 2004 yılında değiştirilmesi ile yürürlüğe girdi. Yasa yapılırken Avrupa Birliği standartları esas alınarak bir çalışma hazırlandı.
Yasa ilk maddesi ile: “Bu Kanunun amacı, basın özgürlüğünü ve bu özgürlüğün kullanımını düzenlemektir. “ derken; kanunun basılmış eserlerin basımı ve yayımını kapsadığını belirtir.
Madde 2’de ise basılmış eserler ve bu konuda geçen tanımlamaları ifade eder. Buna göre:
Yasanın konusu basılmış eserleri kapsar. Bu kapsamda kitap, dergi, gazete, el ilanı, afiş, broşür, çizelge, cetvel, cd, dvd gibi yayınlar bu yasanın içeriğinden etkilenir. Ürünlerin değerlendirilebilmesi için ille kağıda basılı olması şartı yoktur. Yayımlanmak üzere her tür basım aracı ile basılmış veya her tür araç ile çoğaltılmış yazı, resim vb. eserler ile haber ajanslarının yayınları basılmış eser olarak değerlendirilebilir.
Bir eserin basılmış eser olabilmesi için objektif ya da subjektif koşulları sağlaması gereklidir.
Objektif koşullara baktığımızda;
1-Bütünsel bir içeriğe sahip olması: Bir duvar kağıdı diğer tüm şartları sağlıyorsa bile içeriğinde düşünsel bir kavram yoksa basılmış eser sayılamaz. Ancak bir spor takımını ya da bir örgütü çağrıştıracak renkler yan yana getirilerek bir afişte kullanılıyorsa burada bir düşünsel içerik vardır.
2- Basılmış eserin maddi varlığının olması gerekir: Basılmış eserin herhangi bir materyale kaydedilmiş olması yani cisminin olması gereklidir. Kağıt, plastik, deri ya da kumaş ne olursa olsun herhangi bir görünürlüğü olmalıdır. Örneğin: TV’de yayınlanan bir şov programı tek başına bir eser sayılmazken eğer bu şov programı cd aracılığı ile dağıtılırsa basılı bir esere dönüşür. Yine internet ortamındaki bir bilgi tek başına eser olarak sayılmazken alınacak çıktı bu bilgileri basılı esere dönüştürür.
3- Basılmış eserin çoğaltılması: Eserin her türlü araçla çoğaltılması onu basılı eser konumuna getirir. (Matbaa, yazıcı vs.) Çoğaltma işleminde sayının önemi yoktur ancak hukuki olarak çoğaltılan eserde yayma amacı olup olmadığına bakılır.
Subjektif koşullar;
1-Yayma amacının bulunması: Basımın ve çoğaltmanın yayımlanmak üzerine yapılmış olması. Göstermek, teşhir etmek, halka dağıtmak, yüksek sesle okumak, dinletmek, halka açmak birer yayma amaçlayan unsurdur.
Basılmış Eser Türleri
Her tür yazı, resim, kartvizit, davetiye, tebrik kartı, afiş, bildiri, cetvel, cd, dvd, haber ajansı bülteni basılmış eser olarak kabul edilir. Kağıt ve madeni para bu eserlerin dışında değerlendirilir.
Yayım: Aleni yerlerde, halka paralı ya da parasız olarak dağıtılan, kamuya sunulan ürün, eser.
Yayın Türleri
1-Süreli Yayınlar: Gazete, dergi, haber ajansı bülteni.
2-Süresiz Yayınlar: Kitap, afiş vs.
Süreli yayınlar süresiz yayınlardan farklı olarak kendine özgü birçok kurala tabidir. Bu kuralların ortaya çıkmasında süreli yayınların geniş halk kitleleri üzerindeki etkilerinin daha çok ve kısa sürede gerçekleşiyor olması etkilidir. Çünkü süreli yayınlara ulaşmak kolay, fiyatları ucuz ve günceldirler.
Süreli yayınlarda: Sorumlu müdür olması yasal bir zorunluluktur. Yayın sahibi eğitim, yaş gibi belirli özellikler taşımalıdır. Süreli yayınlarda yayınlanan haber, yazı gibi unsurlarda cevap ve düzeltme hakkına yer verilmesi zorunluluktur. (Tekzip hakkı) Yayının yayınlandığı gün en yakın Cumhuriyet Savcılığına 3 nüsha olarak teslim edilmeli, ayrıca yayınla ilgili beyanname verilmelidir. Birçok ilde basınla ilgili özel yetkili savcılar görevlendirilmiştir.
Süreli Yayınların Özellikleri
- Periyodik yayınlanırlar.
- Düzensiz yayınlanırlarsa süreli olmaktan çıkarlar.
- Her bir sayının bir diğer sayıdan bağımsız bir içeriğe sahip olması gereklidir.
Süreli yayınlar kendi içlerinde üçe ayrılırlar:
1- Yaygın (Ulusal) Süreli Yayın: Tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından aynı isimle basılan ve her coğrafi bölgede en az bir ilde olmak üzere, ülkenin en az yüzde yetmişinde yayımlanan süreli yayın ile haber ajanslarının yayınlarını,
2- Bölgesel süreli yayın: Tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından basılan ve en az üç komşu ilde veya en az bir coğrafi bölgede yayımlanan süreli yayını,
3- Yerel süreli yayın: Tek bir yerleşim biriminde yayımlanan süreli yayınlar ile haftada bir veya daha uzun aralıklarla yayımlanan yaygın ve bölgesel yayınları ifade eder.
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU