​ 6-7 Eylül olayları üzerine / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
 

6-7 Eylül olayları üzerine

6-7 Eylül olayları üzerine
 

Dönemin İstanbul Ekspres Gazetesi bir yayın yapıyor.
Asparagas bir yayın.
“Atatürk’ün Selanik’te doğduğu eve bomba atılmıştır” haberin manşet kısmı.
Bu haber üzerine bir anda Türkiye karışır ve tarihe 6-7 Eylül vakası olarak geçen trajik olaylar yaşanır.
Bir kaba milliyetçilik saldırganlığıdır 6-7 Eylül 1955 olayları.

6-7 Eylül 1955 olaylarının kuşkusuz öncesinde planlanmış ve örgütlenmiş bir sürecin ışığında geliştiğini sonraki dönemlerde yapılan yayınlardan öğreniyoruz.
Muhtemel saldırılardan devletin her türlü istihbarat biriminin haberi vardır.
Olaylar başlamadan müdahale etmek söz konusu iken ancak 2 gün sonra kolluk güçleri tarafından müdahale edilmiş.
Dolayısı ile birçok ev ve işyeri yağmalanmış.
İnsanlar ölmüş, yaralanmış.

6-7 Eylül olayları, Rumlar başta olmak üzere diğer gayrimüslim azınlıklara karşı yapılmış bir saldırı harekâtıydı.
Çünkü gerek Rumlar olsun ve gerekse de diğer gayrimüslim azınlıklar olsun gelişmekte olan Türk burjuvazisinin ilgi odağı konumundaydılar.
Türk burjuvazisi ticari hayatta başarılı bir performans ortaya koyan azınlıklara o yıllarda gıpta ile bakmaktadır.
Bir taraftan gıpta ile bakmaktadır, diğer bir taraftan da aç gözlü olarak tanımlanabilecek bir kinde gütmektedir.
Zaten 6-7 Eylül olaylarının öncesinde yaşanan bir de “Varlık Vergisi” gerçeği vardır.
Bu yöntemle aç gözlü Türk Burjuvazisi azınlıkların servet ve mülkiyetlerine bir şekilde konmak istiyordu.
Doğal olarak “Varlık Vergisi” ile azınlıkların elinde bulunan sermaye gücünün Türk Burjuvazisinin eline geçmesi amaçlanıyordu.

Hemen bir noktayı hatırlatma gereksinimi duyuyorum.
Bilindiği gibi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren siyasal yaşama damgasını vuran, Osmanlı’dan sarkan sivil-asker bürokratik elitin gücüydü.
Doğal olarak, burjuvazisinin olmadığı Türkiye Cumhuriyetinde, burjuvalaşma sivil ve asker bürokratik elitin eliyle gerçekleşecekti
Çeşitli şekillerde ortaya konan söylemlerde dönemin üst düzey yöneticileri, Anadolu ve İstanbul’un elit kesimlerine “zenginleşin” diye gerekli zeminleri hazırlıyordu.
Diğer bir taraftan da kimi uygulamalarla azınlıkların ellerinde bulunan sermayenin Türk Burjuvazisine akabilmesi için çeşitli girişimlerde bulunuyorlardı.
CHP tarafından aynı yıllarda “Azınlıklar Raporu” yayınlanır.
Raporun Rumlarla ilgili kısmı ilginçtir.
“Anadolu’da bugün Rum yok denecek kadar azdır. Hiçbir yerde, ilerde bir tehlike teşkil edecek durumda değildir. Binaenaleyh Rumlar için esaslı tedbir alınması gereken yerimiz İstanbul’dur. Bu hususta söylenecek tek söz, İstanbul’un fethinin (500.) yıl dönümüne kadar İstanbul’u tek Rumsuz hale getirmektir.”
Türkiye’deki egemen sınıf bu hedeflerine ancak 1955 yılının 6-7 Eylül olaylarında ulaşabiliyor.
Öncesinde bilindiği gibi 1915 yılında yaşanan Ermeni olayları, hemen ardından 1924 yılında yaşanan nüfus mübadelesi, sonrasında 1942-1944 yılları arasında konan Varlık Vergisi ve son olarak 6-7 Eylül olayları planlı bir Türkleştirme operasyonundan başka bir şey değildir.

Tekrar dönelim 6-7 Eylül olaylarına.
Bu olaylar ülkenin farklı noktalarında örgütleniyor.
İstanbul başta olmak üzere, özellikle Rumların yaşadıkları diğer bölgeler, İzmir ve Adalar’da yaşayan Rumlar hedefe konuyor.
6-7 Eylül olaylarının yaşandığı dönemlerde CHP muhalefet partisi konumundadır.
1950 yılında CHP muhalefete düşmüştür ve iktidarda Demokrat Parti bulunmaktadır.
CHP aynı dönemde şoven milliyetçi dalganın yayılması ve örgütlenmesinde faal bir rol üstleniyor.
Ne var ki Demokrat Partinin de CHP’den kalır bir yanı yoktur.
İktidarda olmasına rağmen kılını kıpırdatmaz Demokrat Parti.
İstihbarat birimlerinin elinde onca kıymetli bilgi olmasına rağmen olayların önüne geçecek tek bir adım atılmaz.
Ancak olayların ikinci gününde “lütfen” sıkıyönetim ilan edilir.
Ama olan olmuştur ve tarihe bir kara leke düşmüştür.

Olaylar sonrasında İzmit ve Adapazarı’ndan gelen yağmacılar geri dönmek üzere Haydarpaşa istasyonunda yağmaladıkları mallarla yakalanırlar.
Ve yapılan araştırmalarda, yağmacıların büyük bir bölümünün başka şehirlerden geldiği tespit edilir.
Sivas’tan 145 kişi, Trabzon’dan 117 kişi, Kastamonu’dan 116 kişi ve Erzincan’dan 111 kişi yağmalama eylemlerine katılır.
Tabi yağmalama eylemleri bittikten sonra bir de günah keçisi bulmak gerekmektedir.
Halkın duygusal tepkisidir ve milli galeyan teraneleri siyasetçilerin diline pelesenk olur.
Yaşanan olaylar komünistlerin üzerine atılır.
Birçok komünist aydın 6-7 Eylül olaylarından dolayı tutuklanır ve aylarca cezaevinde yatar.
Bu aydınlardan biriside Aziz Nesin’dir.
Tabi bu olayların ortaya çıkmasında komünistlerin en küçük bir ilişkisi bile söz konusu değilken dönemin iktidar sözcüleri komünistleri hedef göstermiştir.
Ama hiçbir şekilde komünistlerin üzerlerine olayları yıkma becerisi gösterememişler.
Lakin yıllar sonra Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu 6-7 Eylül olaylarını bizzat Özel Harp Dairesinin örgütlediğini doğruluyor.
Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu kendisiyle görüşen gazeteci Fatih Güllapoğlu’na şunları söyler.
6-7 Eylül de bir Özel Harp işiydi ve muhteşem bir örgütlenmeydi, amaca da ulaştı…” Muhteşem Örgütlenmenin İstanbul’da yaptıkları, görkemli eylemleri yukarıda kısaca açıkladım. Eylemler Özel Harp Dairesi’nin asal görevi miydi? Elbette değildi. Azınlıklar arasında kötü niyetliler yok muydu? Vardı elbette. Ama bunlar yasal yollardan etkisiz bırakılabilirdi. Eylemin amacı, Varlık Vergisi’yle iktisadi etkinlikleri büyük ölçüde Müslümanların eline geçen azınlıkları, Kıbrıs olayları bahanesiyle, sadece ekonomik bağlamda değil, toplumsal ve kültürel bağlamda da tasfiye etmek, Türkiye’den göç etmelerini sağlamaktı. Büyük ölçüde başarıya ulaşıldı. 6-7 Eylül 1955’i izleyen yıllarda Rum ve Ermeni yurttaşlarımızın çoğu başka ülkelere göç etti.

6-7 Eylül olaylarını doğru bilmek gerekir.
Çünkü şu günlerde yaşadığımız Ergenekon hadisesini doğru okuyabilmek için geçmiş yıllarda yaşanan provokasyon eylemlerini daha bir derinden irdelemek şarttır.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..