​ 60-66 ay ilk okula başlamak için uygun mu? / Okullar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '13

 
Kategori
Okullar
 

60-66 ay ilk okula başlamak için uygun mu?

60-66 ay ilk okula başlamak için uygun mu?
 

Son günlerde çok konuşulan konulardan biri de çocukların ilkokula başlama yaşının 60-66 ay olması. Bu konu ile ilgili çok fazla görüş var. En son okuduğum görüşü sizlerle paylaşmak istedim.

Eğitim-Sen eski Genel  Başkanı Alaaddin Dinçer sendika başkanlığından ayrıldıktan sonra bir ilk öğretim okulunda sınıf öğretmeni olarak çalışmaya başlamış. Uygulamanın bizzat içinde olan Alaaddin Dinçer diğer öğretmen arkadaşları ile yaptığı değerlendirme sonucunda 60-66 aylık ilk okula başlayan çocukların büyük uyum sorunu içinde olduklarını tesbit etmiş.

Dinçer, küçük yaştaki bu çocukları havaların ısınması ile oyun ihtiyaçlarının artması sebebiyle sınıflarda tutmanın zor olduğunu, ilgilerini derslere odaklamanın imkansızlaştığını belirtiyor. Bu şekilde çocukları oyalamakla vakit geçiren öğretmenlerin de sınıf içi etkinliklerde işlerinin güçleşeceği ve iş yüklerinin artacağını da sözlerine ilave ediyor. 2013-14 ders yılında bu yaş grubuna ayrı sınıflar oluşturmanın bile yeterli olmayacağını söyleyen Dinçer bu yaş grubu çocuklarının ailelerinin de bu sorunlar sebebiyle büyük kaygı içinde olduğunu söylüyor.

Sayın Dinçer büyük tecrübesi neticesi varmış olduğu bu sonuçlarda çok haklı olabilir ama ben de bu konuda çok değişik iki  örneği sizlerle paylaşarak fikrimi belirtmek istedim.

Ben uzun yıllar Türk Eğitimine hizmet vermiş bir ilk okulu öğretmeninin torunuyum. Annem yeni bir bebeğe sahip olduğunda beni evde oyalamanın zorlukları ile karşılaşınca anneannem beni görev yaptığı ilk okula kayıtsız olarak götürmeyi teklif etmiş. Bu durumda ben 63 aylık  okul hayatına başlamışım. Daha sonra kaydolduğum ilk okulda erken başladığım zaman öğrenmiş olduğum okuma ve diğer becerilerimi gören öğretmenlerimin önerisi ile sınavla bir üst sınıfa alındım ve okulumu  yaşıtlarımdan bir yıl önce bitirdim. Bu bana yaşamımda büyük bir öncelik sağladı. Üniversite dahil okuduğum tüm okullarda daima bir yıl önceden gittim ve yaşıtlarımdan bir yıl önce de Üniversiteyi bitirdim. Ne acelen var, niye böyle koştun diyeceksiniz. Ben bu olayın hiç sıkıntısını görmedim, aksine yaşamımda bana büyük öncelik sağladı.

Küçük kızım 60 aylıkken devrin Hükümetinin Milli eğitim Bakanı bir gece televizyonda çocukların ilk okula başlama yaşının 5 yaş yani 60 ayı bitirdikleri sene başlayacağını belirtti. Bu demeci duyan bizim küçük kız oturduğu koltuktan birden fırladı ve 'Ben ilk okula başlayacağım, Çok başarılı olacağım.'dedi. Aradık bulduk, civarda küçükler için sınıf açan ilk okul yoktu. Nihayyet evimizden uzak bir ilkokulda özel sınıf açıldığını öğrendik ve kızımızı o okulda eğitime başlattık. Öylesine hevesli idi ki gık demeden hergün okula gidiyor ve öğrenmeye gayret ediyordu. O kadar küçüktü ki onu okula götürecek servis geldiğinde servis şöförü kucağına alıp arabaya bindiriyordu. İki hafta sonra berabar başladığı ve özel sınıf açılan diğer küçük çocuklar birer birer okulu bıraktılar. Anlaşılan evdeki televizyonu, sıcak ana kucağı yaşam daha sıcak gelmişti onlara. Bizim kız bütün uyarılara rağmen okulu bırakmadı. Tek küçük öğrenci kalınca çaresiz normal yaştaki öğrencilerin devam ettiğin birinci sınıfa alındı. Küçücük yaşına ve boyuna rağmen o sınıfa intibak etti.

Hiç unutmuyorum. Harflarin yazılışını öğreniyorlardı. Öğretmen sınıfta Y harfını öğretmiş. Bizim ki becerememiş. Eve geldi gene yapamadı, Ben de 'İstersen sen de diğer yaşıtların gibi bırak, seneye devam edersin, Bak yapamıyorsun dedim.'Bu sözlere hırslanan küçük oturdu ve büyük bir hırsla saatlerce çalıştı. Önce sayfalarca / yaptı, daha sonra sayfalarca bunun tersini yaptı. Daha sonra ise gene sayfalarca bu iki işareti birleştirerek  V yaptı ve sonunda buna bacak takıp Y yaptı. Kısacası uzun bir çalışma sonucunda salya sümük çeke çeke bunu başardı. Bu direnç ve azim karşısında benim artık söyleyecek hiçbir sözüm yoktu. Ertesi gün öğretmeni beni telefonla arayarak bunu nasıl başardığını sordu.

Bu arada bir şey dikkatimi  çekmişti. Hergün en az 4,5 sayfa yazı yazan kızım çok ödev yapıyordu. Bu konuyu sorduğum öğretmeni 'Hayır ben bu kadar ödev vermiyorum, Ben niye bu kadar yapıyorsun diye sorunca , evde annem yaptırıyor, dedi.'diye durumu  izah etti. Oysaki bizim bacaksız bana da bu kadar ödevi öğretmenim veriyor demişti.

Anlayacağınız bizim küçük kız bir hızla ilk okulu bitirdi. Hızını alamadı orta, lise, Üniversite, master, doktora falan Allah ne verdi ise okudu. Diyeceksiniz ki bu özel bir örnek. İşte benim söylemek istediğim de bu . Eğitimde biraz daha esnek olabilsek ve  60 ay 66 ay diye tahdit etmesek ve normal dışı çocuklara esneklik sağlayabilsek, özel eğitim olsa ne iyi olur değil mi. Eğitimimiz tek tip , tek zeka seviyesindeki çocuklara göre düzenlenmiş  gördüğüm kadarı ile. Özel eğitim gerektiren yani bizim örneğimizdeki gibi çok koşan çocuklara veya tam tersi geç öğrenen , geç ilerleyen çocuklara da cevap veren eğitim kurumları olsa ne iyi olur değilmi. Var da ben mi duymadım acaba. Veya var da yeterli mi değil. Bu konularda daha büyük çalışmalar yapılması dileklerimle.

 
Toplam blog
: 826
: 1068
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..