- Kategori
- Bebek - Çocuk
8. Ay: Hazırlıklar tam gazz!

Hamileliğin sıkıntılı başka bir dönemi olan 3.trimesterini yaşamaya başlarsınız yavaş yavaş. Ama bu dönemki sıkıntılar 1. Trimesterdekinden biraz farklıdır. Artık karnınız iyice şişmiş olmalı ve bu durum hareketlerinizi kısıtlıyor. Sağa sola dönüşlerinizden tutun da nefes alış verişinize kadar her şey size sıkıntı verebilir. Mümkün olduğunca sık yürüyüş yapın, unutmayın ki bu yürüyüşler size iyi geldiği kadar bebeğinizin de nefes almasını sağlıyor...
Bu ayların en büyük problemlerinden biri de yatış pozisyonu ve yatarken nefes almak. Ben 4 yastıkla uyuyabiliyordum. İki tanesi bacak arasında, iki tanesi de başımda. Çünkü rahat uyuyabilmem için bacaklarım açık, nefes alabilmek için de başımın yüksek olması gerekiyordu. Bunun için hamilelere özel yastıkları da deneyebilirsiniz. Doktorlar genellikle sol yana doğru yatıp uyumayı öneriyorlar. Yani kalp tarafına… Sanırım bebeğe daha rahat kan pompalanıyor.
Bununla beraber evdeki bebek hazırlıklarını da bu ay içerisinde tamamlamaya çalışın çünkü bir dahaki ay bu sıkıntılarınızın top yaptığı ve bu tür hazırlıklar için çok halinizin olmadığı bir ay olacak. Bebek odası hazırlığının şimdi tam zamanı...
Son olarak eğer çalışan bir anne adayı iseniz 32. Haftada doktor kontrolü yaptırarak sağlık durumunuza göre 38. Haftaya kadar çalışıp çalışmayacağınıza karar vermeniz ve aldığınız raporu iş yerinize iletmeniz gerekmekte. Yine de tüm sürprizlere açık olarak doğum çantanızı hazırlamakta fayda var. 32-33. Haftadan sonra doğum çantanız evin bir köşesinde hazır dursun, bakarsın bebeğiniz size sürpriz yapmak ister:)
Ayrıca bu dönem annenin biraz kendini dağıtması, doğum stresinden kurtulup keyifli vakit geçirmesi için son fırsat. Mümkün olduğunca sosyalleşin, arkadaşlarınızı görün. Çünkü minik bebeğinizle uzun süre kimseyi görecek fırsatınız olmayacak, ha olsa bile bebekle yaptığınız görüşmelerden hiç bir şey anlamayacaksınızJ Bu nedenle eğer planlıyorsanız ‘Baby Shower’ yapmanın tam zamanı. Tüm arkadaşlarınızla görüşmek için daha güzel bir fırsat olamaz. İyi eğlenceler dilerim...
Annedeki Fizyolojik Değişimler;
Bebek hareketlerini takip etmek iyilik halini gösteren en önemli bulgudur. Her sabah iyi bir kahvaltıdan sonra bebek 2 saat içinde 2 kere hareket etmiş olmalıdır. Bebek hareketlerinde bir azalma ya da hareket etmeme söz konusu ise doktor bilgilendirilmelidir.
Artık günde 2-3 kez kasılma benzeri ağrılar olabilir. Bunlar yalancı doğum ağrıları olup, rahimin gerilmesine bağlıdır. Endişeye gerek yoktur.
Doğuma yakın oluşan kanamaların en yaygın nedeni plasenta ile ilgili problemdir. En tehlikeli problemlerden biri olan ‘Plasenta Previa’da plasenta rahim ağzını içeriden kapatıp doğumda ağrılarla birlikte ciddi kanamalara yol açabilmektedir.
Diğer bir kanama sebebi ise ‘ablatio plasenta’dır. Çocuğun eşinin (plasenta) erken ayrılması sonucu ağrı ve kanama olabilir. Bu durum acil müdahale gerektiren ve anne ile bebeğin hayatını riske atabilecek bir durumdur.
Gebelikten öncekine göre kalp hızı %20 artar, giderek büyüyen bebeğinizin karın içindeki büyük damarlara olan basısı nedeni ile varisler, spider venler dediğimiz damarsal pembe renkli ışınsal uzantıları olan görünümler, hemoroidler oluşabilir. Bunlara ek olarak kan akışındaki artış nedeni ile gebelerin yarısında sabahları göz kapaklarında ve yüzde şişlik görülebilir. Gebelik hormonu olarak bilinen progesterondaki artış nedeni ile solunum hızı ve derinliği artar ki, bu da artan oksijen ihtiyacını karşılamanızı sağlar.
Kaynak: e-gebelik.net; saglikkutuphanesi.net
Annedeki Psikolojik Değişimler;
Rahatlama ve gevşeme teknikleri doğumda ve gebeliğin son haftalarında oldukça etkili olabilmektedir. Bedensel gevşemeyi sağlamak için en uygun pozisyonu seçmeniz gerekir, bunun için yastık kullanabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp, beyninizi vücudunuzun farklı bölümlerine germe ve gevşeme hareketi yapmaya yoğunlaştırmanız size yardımcı olacaktır. Bu harekleri topuktan başlayıp başa kadar ve daha sonra baştan topuğa kadar kademeli olarak yapmalısınız. Bittiğinde kendinizi çok rahatlamış hissedeceksiniz.
Zihinsel rahatlama ise derin bir konsantrasyon gerektirir. Sessiz bir odada bulunmanız ve derin bir nefes alarak zihninizi boşaltmanız gerekir. Derin nefes aldıktan sonra bir kaç saniye nefesinizi içeride tutun ve sonra verin. Dengeli bir pozisyon elde ettiğinizde kaslarınız gevşeyecektir. Bu gevşeme hareketleri için her sabah 10 dakika ayırmanızı öneririz.
Bunların yanısıra doğumda yardımcı olacak nefes tekniklerini de öğrenmekte fayda vardır.
Kaynak: e-gebelik.net
Bebek Gelişimi;
- Ay başında bebeğinizin boyu yaklaşık 38,5 cm ve 1150 gr ağırlığında iken; ay sonunda yaklaşık 44 cm ve 1500 – 1700 gr ağırlığında olacaktır.
- Beynin ısı ayarlama merkezi tamamen oluşmuştur.
- Bebeğin görme, işitme, tat alma duyularının yanı sıra koku alma duyusu da gelişmiştir.
- Önümüzdeki günlerde doğuma hazırlık olarak cenin pozisyonu alacaktır.
- Büyümesi hızla devam ettiğinden hareket alanı daralır, artık eskisi kadar sık hareket edemeyecektir. Daha çok el ve ayaklarını oynatmaktadır.
- Gözyaşı bezlerinden göz yaşı üretilmeye başladı, bebeğiniz ağlayabilir!
- Gözleri tamamen fonksiyonel olup, göz kapağı hareketleri bile tamamlanmıştır.
- Bebeğin gelişimi iyi durumdadır. Erken doğum dahi olsa tıbbi destekle hayatta kalabilecektir.
- Bebeğin beyni hızla olgunlaşmaya devam etmektedir.
- Kemik gelişiminin hızlanmasından dolayı kalsiyum gereksinimi de artmıştır.
- Akciğer gelişiminin bir parçası olan sulfaktan üretimi hızlanmaktadır.
- Başaşağı dönüp, muhtemelen doğum pozisyonu almıştır.
- Yapılan çalışmalarda bebeklerin rüya bile gördükleri tespit edilmiştir.
- Bebek diafragma kaslarını kullanarak solunum egzersizleri yapmaya başlar.
Kaynak: e-gebelik.net
Doktor Ziyareti;
Rutin doktor muayenesi ve ultrason takibinin yanısıra nst ile bebeğin kalp atış hızı ve hareketleri izlenmeye başlanacaktır. Ayrıca çalışan annelere 32. Hafta ‘Çalışabilir ya da İzne Ayrılmalıdır’ şeklinde bir rapor hazırlanacaktır.
30. haftada yeniden sağlık ocağına davet edileceksiniz. Sizin rutin kontrolünüzün yanında onlar da bebeği NST ile dinleyecekler.
İlaçlar – Testler;
NST ölçümü (kalp atış hızı ve hareket ölçümü),
32. Hafta Raporu
Beslenme – Bakım;
Kolalı içeceklerin kafein maddesi plesantayı geçerek çocuğun kan dolaşımına girmektedir. Yüksek oranda kafeinli gıda tüketiminin erken doğum ve düşük ağırlıklı bebeğin doğum riskini arttırdığı bilinmektedir. İdrar söktürücü etkileriyle sıvı kaybına ve bunla beraber kalsiyum kaybına yol açabilmektedir. Kolalı içecekler annenin beslenme kalitesini düşürür, anne ve bebekte huzursuzluk yaratabilirler.
Öte yandan mikrodalga fırınların kolay, pratik ve hızlı kullanım avantajları nedeni ile mutfaklarımızda önemli bir yeri vardır. Gebelik esnasında kullanımına dair kesin veriler olmamasına rağmen rutin kullanımları tavsiye edilmemektedir. Göz dokusunun ve anne karnındaki bebeğin mikro dalgalardan etkilendiği bilinmektedir. Fakat bu etkinin olması için fırının bzouk ve mikro dalganın kaçak olması gerekmektedir. Yine de çalışan mikrodalga fırının önünde gebelerin durması tavsiye edilmez.
Kaynak: e-gebelik.net
Benim Hamileliğim;
Artık iyice şişmeye başladım ve hamile kaldığımdan beri 8 kilo almıştım bile. Üstelik Ağustos ayıydı, nefes almak bile zorlaşmıştı benim için. Bu ayı kendime ayırmaya karar verdim. Uzun zamandır görüşmediğim ve bebek olduktan sonra da uzun bir süre görüşemeyeceğim arkadaşlarımı görebilmek için zaman ayırmak istedim. Ama hepsini tek tek ziyaret edecek fırsatım yoktu. Öte yandan bir baby shower partisi de yapmak istiyordum, bu da arkadaşlarımın hepsini biraraya getirmek ve onlarla zaman geçirebilmek için mükemmel bir sebep oldu bana.
İnternet üzerinden yine detaylı bir araştırma yaparak baby shower partilerini inceledim. Bazı organizasyon firmaları ile görüştüm ama zaten benim kullandığım bilgisayar programlarını kullanarak tasarladıkları basit süslemeleri uçuk fiyatlara pazarladıklarını gördüm. Ondan sonra kendime bir konsept belirledim. Aynı zamanda doğum süslemelerimin ve bebek odamın da konsepti olan ‘kuzucuk’u kullanmaya karar verdim. Çünkü benim küçük kuzucuğum o küçük yaramazJ Ama zor bir konsept seçtiğimi sonradan anladım. Süslemeler neyse de oda takımı ve bebek tekstilinde kuzucuklu ürünler bulmak oldukça zordu. Nedense her yer ayıcıkla dolu, en son isyan ettirdiler beni ya ‘siz çocuklarınızı ayıcım diye mi kuzucum diye mi seversiniz bu ne canım?’ dedim bir mağazacıya:)
Sonuç olarak her türlü ayrıntısını benim planladığım, süslemelerini kendim hazırladığım, hepsi olmasa da pek çok arkadaşımı görüp keyifli vakit geçirdiğim güzel bir baby shower yaptım kuzucuğuma. Detaylarını ‘Baby Shower’ adlı yazımda bulabilirsiniz. Bu vesile ile de kızımın adı kesinleşmiş olduu. Alya ismini vermeye karar verdik bebişime. Ben kısa isimleri özellikle seviyorum, bence bir isim 5-6 harfi geçmemeli, içinde mümkün olduğunca Türkçe karakter bulunmamalı (çünkü muhtemelen kızım yurtdışına gidip gelecektir, belki de eğitimini alacaktır, zorlanmasını istemem) ve anlamı da güzel olmalı. İki isim koymak da benim isteğim değil özellikle de kız çocuklarına. İlerideiki isimli bir bayanın evlilik soyisimini de aldıktan sonraki halini düşünür müsünüz? Meksikalı isimleri gibi söyle söyle bitmeyecek:)
Öte yandan yaklaşan bayram tatilini de bizim için son bir fırsata döndürmek istedik. 3 günlüğüne Çanakkale’ye kayınvalidemlere kaçmaya karar verdik. Ama bu tatilin bizim için bir eziyete dönüşeceğini nerden bilebilirdik. Bir daha asla bayram tatili için arife günü yola çıkmam, aman tanrım bu nasıl bir trafik çilesiydi böyle. 3 saatlik yolu tam 10 saatte gidebildik. Bir de hamileyim, sık sık tuvalet ihtiyacı duyuyorum. İnanılmaz zor oldu benim için. Oraya vardıktan sonra bu eziyetin üzerine sonuna kadar tadını çıkardık ama tatilimizin. Kaz dağlarına ve Ayazma’ya gittik. Bol bol oksijen, temiz hava ve alabalık herşeye değerdi. Her ne kadar yanında rakı içemediğim için balık ağladıysa da kızım için fedakarlık her şeyin önünde gelir. Güzel bir değişiklik oldu bize... Ha ayrıca bir de bu aya denk gelen 3. Evlilik yıl dönümümüzü kutlamak için de yine başka bir kaçamak yaptık dönüşte. Abimlerle beraber Polonez köye gittik iki günlüğüne. Orası da doğa ile içiçe başka bir güzellik. Böylece romantik son tatilimizi de yapmış olduk. Sanırım bundan sonra planlayacağımız tüm tatillerin kriteri değişecek, bugüne kadar hep romantik, sakin, kalabalık olmayan (özellikle çok çocuk olmayan), balayı bölgelerini araştırırken bundan sonraki kriterlerimiz çocuk kulübü, çocuk parkı, su aktiviteleri olan aile bölgeleri olacak :) Kısacası daha sonrada pişman olmamak için bol bol gezdim hamileliğim boyunca. Galiba küçük kızımız çok gezenti bir şey olacak:)

