​ 8 Mart; kadınlar günü değildir, emekçi kadınlar günüdür... / Dünya Kadınlar Günü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '08

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
 

8 Mart; kadınlar günü değildir, emekçi kadınlar günüdür...

8 Mart; kadınlar günü değildir, emekçi kadınlar günüdür...
 

-Artık kesin olarak doğruluğunu kabul etmemiz gereken şu cümle, son derece önemlidir.
-''İnsanların bilinçlerini belirleyen, onların toplumsal varlık oluşlarıdır.''
-Ve toplumsal birer varlık olan insanların, bütün meselesi, ''ekmek kavgası'' olmuştur.
-Ve ekmek kavgası, insanların gündelik yaşamlarının şekillenmesinde ana belirleyici unsur olarak karşımızda durur.
-Evet.
-Ekmek kavgası!
-Düşünme biçimimizi belirlemiş.
-İlişkilerimizi belirlemiş.
-Yaşam biçimimizi belirlemiş.
-Siyasal kimliğimizi belirlemiş.
-Politik duruşumuza etki etmiş.
-Yaşamı kavramamıza neden olmuş.
-Ve saire.

* * * * *

-Yarın 8 Mart.
-Yani Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
-Yani Uluslar arası Emekçi Kadınlar Günü.
-Hani birileri Dünya Kadınlar Günü olarak ifade ediyor ya!
-Hayır efendim.
-8 Mart Dünyadaki emekçi kadınların günüdür.
-Bir defa bu noktaya bir yol dikkat çekelim.
-Ve bu noktaya vurgu yapıp, altını çizerek, parmak basalım.
-Ve tartışmayı açalım.

* * * * *

-Hemen soralım.
-Kadınların ezilmişliğinin kaynağı, erkeklerin şiddet yanlısı güdüleri midir?
-Böyle olduğunu iddia eden varsa, beri gelsin.
-Ve bu yaklaşım, en hafifinden, cehaletin ve cahilliğin ta kendisidir.
-O halde nedir kadın sorunu?
-Nasıl bir şeydir?
-Ve kadın sorununa nasıl yaklaşmak gerekir?

* * * * *

-Kadın sorununda şu noktaları göz ardı edemeyiz.
-Özel mülkiyet!
-Artı değer!
-Sınıfların ortaya çıkışı!
-Miras kurumu!
-İşte bu unsurlar, kadını, üretim sürecinden kopartmıştır.
-Üretim sürecinden kopan kadın, erkeğe bağımlı hale gelmiştir.
-Ve kadın tümü ile eve kapatılmıştır.
-Hal böyle olunca, kadın, babası belli çocuklar doğurmaktan öteye gidememiştir.
-Ve kadın sorunuda, bu açıklamaların ışığında, sınıfsal bir sorun olarak karşımıza çıkar.

* * * * *

-Evet efendim.
-Kadın sorunu sınıfsal bir sorundur.
-Yani bir takım feminist cahillerin düşündüğü gibi, kadın sorunu, erkek şiddetinin bir ürünü değildir.
-Ve bu gün için dünyanın bir çok ülkesinde, kadınlarda üretim araçlarının özel mülkiyetine sahiptir.
-Yani üretim araçlarının müliyetine sahip olan erkek ve kadınlar, egemenler olarak karşımızda durur.
-Ve işçi ve emekçi kadınlar ise, erkek işçi ve emekçilerle birlikte mülksüzleri oynar.
-Kapitalist üretim ilişkileri kârı ön planda tutması sebebi ile kadınıda üretim sürecine dahil etmiştir.
-Kadınları tekrar üretim sürecine katan kapitalizm, kadınların kurtuluşunun koşullarınıda yaratmıştır.

* * * * *

-Günümüzde feminist düşüncelerin yaratmış olduğu bunalımlardan, kadınlar kendilerini kurtarmalıdır.
-Ve şunu anlamak hiçde zor değildir.
-Tarihte egemen sınıfın kadınları ile ezilen sınıfın kadınları, kadın sorununu aynı şiddette yaşamamıştır.
-Çünkü sınıf çelişkisi, yaşamın temel çelişkisinin ta kendisidir.

* * * * *

-Kimi blog yazarı hanım arkadaşlarımız, bir takım düşünceler ileriye sürmüş.
-Ve bir takım istatistiki veriler ortaya koymuşlar.
-Kadın sorunu ile ilgili vermiş oldukları istatistiklerin hepsi doğrudur.
-İstatistikleri verdikten sonra ilave etmişler.
-''Erkeklerden, kadınlar günümüzü kutlamalarını istemiyoruz.'' Diye.
-Garip bir yaklaşım.
-Sanki kadınların yaşamış oldukları sorunun kaynağı, erkeğin şiddete yönelik güdüsüymüş.
-Ve bu yöndeki düşünceleri ortaya koyan kadınları kınıyorum.
-Ve konuyu daha iyi bir şekilde irdelemeye davet ediyorum.
-Ve ben bütün emekçi kadınların gününü kutluyorum.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..