​ 82 plakalı yeni bir şehir / Kentleşme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Kentleşme
 

82 plakalı yeni bir şehir

82 plakalı yeni bir şehir
 

Devlet, özel sektör ve vatandaşların birlikte çalışmasıyla Marmara Bölgesinde, Çanakkale taraflarında bir nehir etrafında sıfırdan bir şehir kurulabilir.

Kurulacak olan şehrimizin bütün özellikleri, mevcut şehirlerimizden daha iyi olmalıdır ve içinde yaşayanlara daha iyi yaşam koşulları sağlamalıdır. Aksi takdirde yeni bir şehir kurmanın da bir anlamı olmaz (kurulmuşu var derler adama).

Şimdi naçizane, şehrimizin nasıl olması gerektiğini madde madde sıralayacağım.

1. Büyük bir şehir meydanı olmalıdır. Meydanın etrafında valilik, belediye, kültür merkezi, konser salonu gibi devlet kurumları ve büyük bir cami olmalıdır.

Bu saydığım yapıların hepsi her zaman gördüklerimizden büyük ve mimari açıdan birer sanat eseri olmalıdır. Meydanda eski Türk büyüklerinin heykelleri ve başka sanatsal eserler olabilir. Meydan araç trafiğine kısmen açık olmalıdır.

2. Şehrimiz yapılırken -temel prensip olarak- kontrol dışı hiçbir şey yapılmamalıdır ve logar kapakları dahil her şeyde estetik kaygılar göz önünde bulundurulmalıdır.

Şehir meydanını merkez alarak açılan simetrik bulvarlar (Paris gibi) olmalıdır. Bulvarlar geniş olmalıdır. Yayalar için geniş kaldırımlar, bisiklet yolu, ağaçlı kısımlar ve engelliler için fazlasıyla kolaylıklar olmalıdır. Ayrıca araçlar için park yerleri olmalıdır.

3. Şehrimizde katlı kavşak olmamalıdır. Metro şebekesi ve yüzeydeki hafif raylı sistemle birlikte toplu taşımanın %90 ı raylı sistem olmalıdır. (Halk otobüsü, minübüs, servis minübüsü gibi şeylerin olmaması gerektiğini söylememe gerek yok herhalde). Bu sayede hemşehrilerimiz en azından hafta içi özel araçlarını kullanma ihtiyacı duymazlar. Zaten ‘ütopik’ olan şehrimizde araç trafiğine kapalı alan mümkün olduğunca çok olmalıdır.

4. Şehrimizde geleneksel Selçuklu-Osmanlı mimarisiyle modern mimari harmanlanarak özgün bir tarz oluşturulmalıdır.

Mümkün olduğunca canlı renk kullanılmalıdır. (Kırmızı, yeşil, altın sarısı kiremitlerden oluşan çatılar gibi.) Yapılacak binaların çoğu bu iş için yetkin kişilerden oluşturulmuş bir komitenin belirlediği 10-15 projeden biri seçilerek gereçkleştirlmelidir.

Ancak herhangi birisi kendi projesini yapıp ‘komiteye’ sunabilmelidir. Eğer komite uygun bulursa –mimari açıdan çevreyle uyumunu göz önünde bulundurup- kişi projesinin yapabilmelidir. Belirlenmiş yapı projelerinde de küçük değişiklikler, ilaveler ve çıkarmalar yapılabilmelidir.

Bölgesel olarak ta mimari çeşitlilik göstermelidir. Örneğin bir bulvarda yapılar bahçeli konaklar şeklindeyken, nehir kenarında bitişik nizam binalar şeklinde olabilir.

5. Ütopik olan ama imkansız olmayan şehrimizde ekonomimizin iyi durumda olabilmesi, gerek yurtiçinden, gerekse yurtdışından şehrimize turist çekmemiz gerekir. Ancak bunun için (daha önce de söylediğim gibi) şehrimizde hiçbir binanın, köprünün, caminin, kültür merkezinin vb. “öylesine” yapılmaması gerekir.

6. Sanayi bölgesinin şehrin dışında olması gerekir. Ayrıca şehir temiz, yeşili bol olmalıdır ve modern bir görüntüye sahip olmalıdır.

7. Dünyada en son kurulmuş şehir olma özelliğini ele geçirecek olan şehrimizde gezilecek görülecek yerin çok olması, ziyaretçilerine güzel geçirilecek bir tatil vaat etmesi ve bu sayede bir turizm noktası olması çok önemlidir.

Son olarak şehrimizin nasıl pazarlanacağına değineceğim.

Elbette başlangıcı devlet yapacak. Meydanı ve bulvarları yapıp -bu arada metro da yapılmaya başlanacak-, meydana yakın yerlerde örnek “sanat eseri” binalarımızı yapıp şatışa çıkaracağız. Boş parselleri de ayrıca satışa çıkaracağız. Potansiyel alıcılarımıza da “burası Türkiye'nin en güzel şehri olacak şimdi arsa ve bina çok iken alın, daha sonra buralar çok kıymete binecek, bak paranız yetmez o zaman almaya” dediğimizde zamanının boş arazisinden ortaya çıkardığımız ranta, pardon, değere bakın siz.

Ancak; her isteyene de ev satacak değiliz -tıpkı Ferrari gibi- müşteri seçeceğiz. Yine bir komite müşterimizin hemşehrimiz olmaya değer olup olmadığına karar verecek. Hayatında hiç kitap okumamışlara, asgari nezaket kurallarından nasibini almamışlara, ağır suçlardan sabıkalılara v.b. kişilere şehrimizde yer yok tabi ki.

 
Toplam blog
: 34
: 704
Kayıt tarihi
: 17.02.09
 
 

İstanbul'da yaşıyorum. Yakın siyasi tarihimizle ve genel politik konularla ilgilenmeyi severim. F..