​ Aboooov / Balıkçılık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '11

 
Kategori
Balıkçılık
 

Aboooov

Aboooov
 

istakoz tuttum ve çektim


Şubat ayının güneşli günlerinden biri , rüzgar esmiyor. Sedat, Cengiz, Erdinç'le beraber Karaburun Yeni limandan denize açılıyoruz. Hepimizde olta var. Teknemiz güzel , hızı güzel. Yem olarak Sülünez ve sardalya kullanıyoruz. Daha önce belirlediğimiz kerterize varıyoruz. İlk oltalar suya atıldığında koca bir antenli mercan ve peşpeşe çektiğimiz orta boy mercanlardan sonra iyi bir yere demir attığımızı anlıyorum , heyecanlı mercan avı başlıyor. Birden benim misinam ağırlaşıyor. Sağa sola hareket halinde ve makinayı yavaş yavaş sarmaya başlıyorum. Ani fişeklemeler yok ama hareket eden büyük bir ağırlık var. Mercan değil , Ahtapot değil. Mercan fişekleme yapar. Ahtapot hareketsiz bir ağırlıkla gelir. Diğer bütün balıklarda bir çeker bir durur. Bunlar da değil. Peki nedir bu? Tahmini derinlik 100 metre Makinem güzel bir marka , 10 bilyeli. Bu bile beni zorluyor. Yavaş yavaş çekiyorum. Tek korkum misinanın kopması. Ya dişleri ile kesiyorlar, ve ya çırpınırken yüzgecine denk gelirse kopartıyor. Bir de en önemlisi iyi bağlanmamışsa misina kuvvetli bir çekişte iğneyi alıp gidiyor. Onun için balıkçılar iyi bilir, teknenin içine almadan balık tuttum denmez. Onun için heyecan sonuna kadar devam eder. En önemli an, suda yaklaşan balığın gözükme safhasıdır. Buradan çekilen yaratığın ne olduğu anlaşılır ve merak kısmının büyük bir bölümü noktalanır. İkinci önemli kısımda balığın tekneye alınmasıdır. Bu da çok önemli bir andır. Çünkü suyun kaldırma kuvveti sona erer. Balığın bütün ağırlığı misinaya biner. O zamana kadar kopmayan misina kopabilir. Onun için kepçe çok önemli bir balıkçı aletidir. Kepçeyi çıkarın diye bağırıyorum. Ama ne yazık ki kepçe oturduğumuz yerin altında. Kalkıp almaya çalışmak dikkatimizi dağıtabilir. Onun için bu kısma girmiyoruz. Nihayet sona geliyoruz. Balık yüzeye çıkıyor. Fakat o da ne! Cengiz bağırıyor… -Bu bir istakoz!... Benim heyecandan sesim çıkmıyor. Ama bu “böcek” diye içimden geçiriyorum. Cengiz uzanıp eliyle tutarak içeri alıyor. İşte olay bitiyor. İlk defa istakoz tutuyorum. Kime söylesen inanmaz . Bu sularda, hele oltayla istakoz tutmak mümkün değil. Tahminen 2 kg var. Resimdeki istakoz odur. Halkıma duyurulur.
 

 
Toplam blog
: 115
: 1244
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Tek düşüncem yaşadığım dünyayı nasıl yorumladığımı başkalarının bilmesidir. Aslında yorumun özünde t..