Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '15

     
    Kategori
    Deneme
     

    Ben anlatmaya hazırım, sen dinlemek istersen...

    Ben anlatmaya hazırım, sen dinlemek istersen...
     

    Selam,
     
    Ben Ayakkabısız Külkedisi. Masalın kahramanıyım esasen ama hep bir eksik var. Şanslıyım da aslında. Eğer takip edeceksen, bir başarı, mutluluk, mutsuzluk, yalnızlık ve dostluk öyküsü aslında. Çoğunlukla romantik komedi tadında. Kahramanın değiştiği, insanların değiştiği ve dahası esas kızın değiştiği.
     
    Ben Külkedisi, 30 yaşına bir senesi kalmış, deli gibi çalışan, kırılgan, sessiz ve ağlak kızdan resmen bir cadı yaratmayı başarabilmiş, yarı zamanlı şizofren. Ama kabul edelim, hepimizde var bu az biraz. Benim hikayemin başından belli hayatımın sürprizlerle dolu olacağı aslında. Annem, babamdan ayrıyken doğurmuş beni. Normal doğum hayalleri ile hastaneye giden annemin karnında son dakika dönüp, çektiği 20 küsur saatlik sancının sonunda sezaryen ile doğmuşum. Daha gelişimden belliymiş ters ve planın dışında yaşayacağım. Baba tarafı, Amerikan kültürü ile yatişmiş, 5 çayı yerine viski içen, bildiğin dolar milyoneri. Anne tarafım, 5 çayında Rize çayı demleyen, eve girerken eşikte ayakkabılarını çıkaran, misafir geldiğinde "ölümü gör" diye diye zorla yemek yediren klasik Türk ailesi. Bende bu karışımdan meydana gelmeyim. Aslında düşününce pek çok davranışımın sebebi belli. Okudukça siz karar verirsiniz artık. Ailemin ilk çocuğu, anne tarafımın ilk yeğeni, ilk torunuydum. Dayılarının göz bebeği, dedesi ve anneannesinin bir nevi oyuncağı. Ha bu arada doğduğumda ve sonraki birkaç ayda bildiğin kelmişim. Casper diyorlarmış bana. Bu yüzden kız mı erkek mi sorularından usanıp, küçükken kulaklarımı deldirip küpe takmışlar. Pek bi usluymuşum ama erkenden emeklemeye, yürümeye başlamışım. Hemen hemen tüm arkadaşlarım der aklına gelen hemen olsun istiyorsun! Ne yapayım küçükken de hızlıymışım ben! Çalışma hayatına başlayana kadar hiç erkek arkadaşım olmadı benim. Platonik yaşadım aşkımı. İlkokulda ne aşık olmuştum ama. İmkansızdı ama benimki. Ben 5. sınıfa giderken, o, 7. sınıftaydı. İlkokul kurallarına göre asla gerçekleşemez bu bilirsin sende belki. Erman'dı adı. Mavi gözlü, hokka burunlu yakışıklı. Ahhh, hala aklıma geldikçe midemde kelebekler uçuşmaya başlıyor. Açılamadım haliyle Erman'a. Hem kız açılır mıydı canım?  O kadar Türkan Şoray, Gülşen Bubikoğlu filmleriyle yetişmişiz. Kız istemem dedikçe, erkek peşinden koşturur, gerekirse balkonun altına kırmızı boya ile "Seni Seviyorum" yazar ve kızı elde eder. Ama kız asla belli etmez. Olmadı Erman, zaten dediğim gibi arkadaşlarımın "Erman Laneti" olarak nitelendirdiği durum yüzünden, 24 yaşıma kadar erkek arkadaşım da olmadı. Anladım ki filmler biraz yalan söylemişler bana. Neyse, ilk zamanlar dediğim gibi sessiz, sakin, sıkıcı bir hayatım vardı. Her şey işe başlamamla başladı. Hazır mısın?
     
    Üvey babamla yetiştim ben, ama tanısanız aile bireylerinin davranışlarının birbirine benzeme sebebinin, genlerden ibaret olmadığını anlarsınız. Kendi babamla 21 yaşına kadar tanışmadım. O nedenle babam diye anlattığım kişi hikayenin çoğunda üvey babam olacak, ancak bir üvey kelimesini kullanmadık hiç. Sadece belirtmek adına burada bir kez yazacağım o nedenle. Babama göre her bayan ya muhasebeci ya öğretmen olmalıydı. Başka meslek olmazdı. Bende bu nedenle muhasebe bölümünü bitirdim. Muhasebeci olmaya hazırdım artık ama tek engel vardı önümde, iş yoktu!  Tesadüf babamın galerisinden araba almaya gelen Hüseyin abi, babamla arkadaş olur, sonrasında firmalarına depocu alımının yapılacağını söylediğinde, babamın nasıl aklına geldiyse, muhasebeci olarak beni önerir ve Hüseyin abi benim işe alınmama yardımcı olur. Boş değil ha, bildiğin holdingte çalışıyorumdur artık. Yalnız 250-TL maaş ile!  Yeter ki iş hayatım başlasın mantığı ile başladım ben iş hayatına. Hesap etmediğim bir şey vardı. İş hayatı kurtlar sofrası, ben ise tüm saflığımı ve iyi niyetimi korumayı başarılmış, Cem Yılmaz'ın da söylediği gibi Ufo gören masum köylüydüm. O kapıdan girdiğim an başladı benim yeni hayatım.  Çok şeye elveda deyip, pek çoklarına merhaba dedim.
     
    Mükemmelleşecek ve çokça beni delirtecek hayatımda başrol oynamaya hazırdım ama bunun farkında değildim. :)...
     
    Yarın görüşürüz...
     
    Toplam blog
    : 1
    : 194
    Kayıt tarihi
    : 28.04.15
     
     

    Ayakkabısız Külkedisi.  Kendi masalının kahramanı.  Aşka aşık.  Deli dolu, bazen cadı, bazen mele..