07 Mart '08
- Kategori
- Mizah
Büyünanıt'ın cevabı banaydı
Her zaman olduğu gibi biz her şeyi herkesten çok ve oldukça detayıyla biliriz. Arabamız bir arızalanmayıversin, hele hele bir kaputunu açmayıverelim, etrafımızı saran yardım sever vatandaşlarımızın kafalarından değişik sesler çıkar. Hepsi herşeyi bilir. Kimi bujiden, kimi devri daim makarasından kimi vantilatör kayışından şüphelenerek arıza teşhisi koyar. Birimiz bir hastalanıvermesin; alimallah hepimniz doktoruz, ilaçları arka arkaya sıralarız, bir tek reçetemiz eksik.
Kuzey Irak a girdik-çıktık. Vay sen misin çıkan! ABD her zaman yaptığı gibi ecinniliğini yaptı. Çıkmaktan olduğumuzu görünce, hemen emir buyurdu "Kuzey Irak ı terkedin" Hani Kuzey ıraklılara yaranmak varya!
Bunu duyduğumuzda "Allllaaaaahhhhh" bizi kimse tutmasın diye feryat koyan koyana. Sen nasıl geri gelirsin! diye feryatlar ayyuka çıktı. Hükümet yetkilileri sesiz kalınca cevap "Kurmay Başkanımıza" kaldı. Büyükanıtın cevabı daha iki dudak arasındayken, dört taraftan çift daldık. Ağzımıza geleni söyledik. Neredeyse Paşaya savaş oyunları öğreteceğiz. RTE ın keyfine diyecek yoktu. Harika bir maşa bulmuştu. Elini yakmak neyine. Sonra Paşa patladı "Sizin verdiğiniz zararı hainler bile vermedi" Buyur işte. Veryansın edenler birden seslerini kesip etrafta birilerini arıyor gibi sağa sola bakmaya başladı, kroki durumundan çıkar çıkmaz
Canım benim için söylemedi.
Benim içinde söylememiştir canım.
Bizim için söylemiş olması için, bizim için söylemiş olması gerekirdi. Bizim için olmaz.
Hele bizim için hiç söylememiştir.
Rahat olun beyler; Paşa o cümleyi benim için sarfetti. Hadi bir oh çekin.
Oyuna geldiklerini fark edince de, "Çevir kazı yanmasın" icraatına giriştiler. Herşeyi kıvırdınızda bunu kıvırabileceğinizi sanmıyorum. Yani 70 milyon insana anlatmak bişraz zor olsa gerek