- Kategori
- Gündelik Yaşam
Denge

Denge şiiri geliyor Turgut Uyar'ın. "Benim dengemi bozmayınız" deyişi. Ben de sanırım böyle bir insan oluvermiştim zamanla. En küçük şeylerden nem kapan, haksızlık eden bazen, bazen dayanılmaz olan, kendimin bile dayanamadığı kendimi, kendi kendimin dengesini bozmakla görevlendirmiştim sanki. Yani aslında Turgut Uyar'ın şikayet ettiği başkalarının onun dengesini bozma mevzusunu ben başkasına ihtiyaç duymadan kendi kendime yapabilİyordum.
Cümleler gelmiyor aklıma. Son bir kaç yıldır da durum aynı şekilde devam ediyor. Kendimi tekrarlıyorum. Sürekli hem de. Bu çok can sıkıcı. Bazen olaylara karşı artık hissizleştiğimi bile düşünüyorum. Tepkisizleşmek. Beni kim bu hale getirdi. Olsa olsa kendim getirmişimdir. Kendi kendimi. Olur olmadık yerlerden umut beklemek de buna dahil. Bir şeyleri yanlış algılamak da buna dahil. Yanlış yerlerde eğilmek de buna dahil. Her şey olacağına dahil deyip olacağını değil olmasını istediğimi ısrarla oldurmaya çalışmak buna dahil. Şarkılara bu kadar kendini kaptırmak buna dahil. Hayatının merkezinin kendin olduğunu unutmak buna dahil. Hayatta en son kızmam kalbini kırmam gereken insanların kalbini kırmam buna dahil...Ama bu sefer ki;
Bu bir uyanış. Bir dibe vuruş değil. Bu bir yeniden doğuş, kendini unutuş değil. Bu bir farkına varış, bir kayboluş değil. Değer verdik, yanında olduk, alttan aldık, elimizde bir şey kalmadı. Bu bir anlama süreci, anlıyormuş gibi zannetme süreci değil. Kendimi kandırmayıyorum. Kendimi aldatmıyorum. Kendim için bir şeyler yapma zamanım çoktan geldi de geçiyor bile...