19 Ağustos '17
- Kategori
- Edebiyat
Edebiyat? Öğretmenlik?

İngiliz Edebiyatı vs İngilizce Öğretmenliği
Bu bölüme başlayanların çoğu İngilizce öğretmenliğini tutturamadıklarından bu bölümü yazıp ‘nasılsa bi formasyon alıp öğretmenlik yaparız’ diyerek geldikleri bir bölüm. (ben öyle miydim? Tabi ki de hayır :) ) Peki, hanımlar ve beyler gerçekten formasyon alınca iş bitiyor mu? Maalesef ki hayır.. Neden mi? Bir kere eğitim fakültesi ile fen edebiyat fakültesi arasındaki artıları veya eksilerini karşılaştırmayı geçeceğim.. ikiside birbirinden bağımsız ve kendi içinde ikisi de çok değerli bölümler.. Benim vurgulamak istediğim kısım asıl olarak şu; tamam sen formasyon alırım nasılsa umuduyla bu bölüme başlıyorsun zorluğuyla, stresi ile bu bölümü bitirmeye çalışıyorsun ki gerçekten de kolay bir bölüm değil emek, sabır ve sevgi isteyen bir bölüm. Formasyon belgeni aldın, bi güzelde mezun oldun.. İlk yılda özel sektöre de girdin öğretmenlik yapmaya.. ilk aylar her şey normal gitse de bir süre sonra içinde bir boşluk hissedeceksin.. Çünkü sadece öğretmenlik yapmak seni doyurmayacak. Edebiyatı özleyeceksin, saatlerce kitap okumayı, analiz yapmayı, araştırmayı, makale yazmayı özleyeceksin..geçmiş yüzyılları merak edeceksin, o ço sevdiğin romanlarda ki karakterleri özleyeceksin, şiiri, destanı aşkı özleyeceksin...Sadece öğretmenlik yapmak sana yetmeyecek.. Bir süre sonra belki de mutsuz olacaksın. Edebiyat güzeldir, özeldir. Öğretmenlik ise bambaşka güzel, ya ikisini dengede tutucaksın ya da sadece birine yöneleceksin kardeşim yoksa üzülürsün..
Sürç-i lisan ettiysek affola.. Bir sonra ki blogda görüşmek üzere..