27 Haziran '11
- Kategori
- Futbol
Galatasaray nereye koşuyor?

Galatasaray - Fenerbahçe Derbisi.
Galatasaray, sezonun ilk idmanına Teknik Direktörsüz olarak çıktı. Fatih Terim'in sözleşme imzalamadığı, sadece yapılacak transferlerde tavsiyede bulunacağı, futbolcu izleyeceği ve takımın başına değil Futbol Şubesi'nde görev alacağı iddiaları tüm gazetelerde boy boy yayınlandı. Geçtiğimiz haftalara Ali Dürüst - Bülent Tulun - Fatih Terim krizi damgayı vurdu. Yeni transfer Ujfalusi'nin, sözleşmesi fesh edilen firmanın ürettiği forma ile basının karşısına çıkması ile birlikte yaşanan krize, Madrid dönüşü Tulun'un ağzından çıktığı iddia edilen sözlerinin Fatih Terim ile zaten pek de iyi olmayan ilişkilerin iyice gerildiği haberleri eklenince Galatasaray'da yeni bir sorunla baş başa kaldı. Terim'in tek adam olma isteği ve sert mizacını herkes gayet iyi biliyor. Bülent Tulun'un 48 saat içinde hoca bulurum sözleri krizin ne kadar büyük olduğunu özetliyor. Kamp sezonu açılıyor, transferler yapılıyor fakat takımın teknik direktörü henüz belli değil! Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır? Kimse geçmişten ders almıyor ? Geçen sezon yapılan transferlerin de kampa yetişmediği ve uyum sorunu yaşadığını hepimiz gördük. Rijkaard'ın istediği isimler dışında, başkanın karar kıldığı oyuncuların alınması sonucu Galatasaray tarininin en kötü sezonunu geçirdi. O dönem Haldun Üstünel - Arda tartışması damgayı vuruyor, kısa süre sonra başarısız transferler ve sonuçların sorumlusu olarak gösterilen Haldun Üstünel'in istifası Başkan tarafından kabul ediliyordu. Yani Galatasaray'da son döneme kavgalar - tartışmalar - istifalar ile gündemden düşmüyordu. Gelelim yeni sezon hazırlıklarına...
Büyük Farkla Başkan Ünal Aysal!!
Polat yönetiminin ardından klübün büyük çoğunluğundan tam destek alan Ünal Aysal başkanlık koltuğuna oturdu. Transfer bombaları da ardı ardına geldi. Önce Drogba'nın teklife evet dediği daha sonra Forlan - Reyes ve Ujfalusi için Atl.Madrid ile prensip anlaşmasına varıldığı, ufak pürüzlerin giderilmesi ile birlikte futbolcuların takıma katılacağı haberleri gündeme bomba gibi düştü. Bu transferler basına ilk ağızdan yansıdığından yanlılık payı da yoktu. Forlan ve Reyes jet hızıyla bu transferi yalanladılar. Atl. Madrid'ten yapılan yazılı açıklama ile birlikte Galatasaray taraftarının hevesi kursağında kaldı. Özellikle Forlan'ın Türkiye'ye gelmeye sıcak bakmadığı ve İspanya'da kalacağını açıklaması, bu transferin çıkmaza girdiğini gösteriyor.
Çek Güreşçi Ujfalusi
Sert mizacı ve güreçiyi andıran cüssesi ile Ujfalusi'nin Galatasaray'a transferi için sayfalarca yorum yazılabilir. 33 yaşında, defans hattında görev yapan bir oyuncuya 2+1 sözleşme imzalatmak gerçekten çok düşündürücü. Oldukça sert bir oyun anlayışı olduğu ve kolayca kart gördüğü göz önünde bulundurulacak olursa Galatasaray'ı bu sezon çok maçta yanlız bırakacaktır. Frank De Boer - Almaguer - Lucas Neill gibi 30 yaş üstü defans oyuncularının Galatasaray'da ne kadar başarılı olduğu tartışılırken 33 yaşındaki bir futbolcunun yabancı kontenjanını meşgul etmesi bence çok yanlış. Servet ve Gökhan Zan gibi uzun fakat yavaş oyunculardan kurulu defans hattında bir de Lucas Neill gibi bolca hata yapan bir oyuncu bulunması geçen sezon Sarı Kırmızılılara çok pahalıya patladı. Özellikle Avusturalyalı futbolcunun yaptığı kritik hatalar sonucu bir çok maç kaybedildi.(bknz Galatasaray - Fenerbahçe maçı vs.) Kadroda bulunan uzun boylu ve sağlam defans oyuncularının yanına oyun kurabilen, defans hattını yönlendirebilecek, çabuk, teknik bir oyuncu Galatasaray'a çok şey kazandıracaktır. Stumpf ve Falco ikilisini sanırım herkes hatırlar. Falco, Bülent ve Stumpf'u çok çok iyi yönlendirdiği gibi, kazanılan topları da oldukça teknik bir şekilde oyuna sokardı.
Taffarel Futbola Dönsün....
Galatasaray'ın bir diğer ihtiyacı Kaleci...Taffarel ve bir nebze Mondragon'dan sonra takıma kazandırılan hiçbir kaleci başarılı olamadı. İspanya'nın en çok gol yiyen kalecisi Leo Franco bomba transfer diye piyasaya sürüldü. Bonservisi elinde olan böyle bir bomba transferin çok geçmeden elde patlayacağı da belliydi. Nitekim öyle de oldu. Hagi'nin ısrarla istediği Zapata'nın Türkiye macerası da Rumen Hoca gibi hezimetle noktalandı. Yeni yönetim sezona Taffarel'i teknik kadroya katarak başladı. UEFA ve Süper Kupa'nın kazanılmasında başrol oynayan Brezilyalı file bekçisi takıma da ayrı bir hava kattı. Bununla birlikte halen çözülemeyen kaleci transferi hem teknik direktörü hem de taraftarları sıkıntıya sokacak gibi görünüyor. Lazio'lu Muslera transferi arap saçına döndü, fön bile çekseniz açılmayacak türden hemde. Cana ile takas edildi, eşini ikna edemedi daha sonra 5 milyon euroluk bonservisi fazla geldi kısacası Muslera'da Forlan-Reyes transferine döndü. Fakat esas komedi bundan sonra başladı : Galatasaray'ın kaleci adayı Gaziantepspor'dan Karcemarskas. Yok artık gergedanın bale pabucu...Cimbom bu sezona da kalecisiz girerse, seneye ARENA, Bank Asya maçlarına ev sahipliği yapar herhalde....
Selçuk - Ceyhun ve Elmander
Trabzonspor'dan alınan Selçuk ve Ceyhun, tartışmasız bu sezonun en iyi yerli transferleri. Özellile Selçuk'un gelmesi ile birlikte ortasaha daha da güçlendi. Ceyhun, hem yaşı hem de günden güne yükselen formu ile takımın jokeri olmaya aday. Elmander ise Baroş ile uyum sağlayabilirse, bu sezona damgasını vurur. Bu arada kadroda hazırda 2 yabancı golcü bulunmasına rağmen, halen Avrupa'da golcü arayan yönetimin olası bir 3.forvet transferinde kadroyu nasıl kuracakları da merak konusu.
Ayhan - Mustafa Sarp ve Hakan Balta
Bu üç futbolcu da Rijkaard'ın prensleriydi. Özellikle Mustafa, attığı kritik gollerle taraftarında sevgisini kazanmıştı. Hollandalı Teknik adamın takımdan gönderilmesi ile birlikte bu sevgi yerini nefrete bıraktı. Hakan Balta'nın , Karpaty maçındaki kritik hatasının gol ile sonuçlanması Galatasaray'daki geleceğinin tartışılmasına yol açacaktı. Bu maç sonrası havaalanındaki polislere "Dışarıda taraftar var mı ?" diye korku ile soran Ayhan'da artık istenmeyenler listesinin başında yer alıyordu.
Lafın kısası Galatasaray'ı bu sezon da zor günler bekliyor. Bomba transfer bekleyen taraftarlar 30 - 40 yaş arası emekli futbolcular ile teselli edilecekler. Avrupa'da mücadele edemeyecek olan bir klübe ya bonservisi elinde olan vasat oyuncular ya da emekliliğin tadını çıkarmak isteyen "ESKİ" yıldızlar transfer olacaklardır. Süper Ligin Katar ve Arabistan'a dönmemesi dileği ile....
Not : Bir sonraki yazımda Galatasaray'ın Teknik Direktör seçimlerinde yaptığı hataları dile getireceğim.