- Kategori
- Aşk - Evlilik
SEN-SİZLİK...

İnsan karanlığında ne demek olduğunu öğreniyormuş zamanla. Bütün ışıklar bir anda sönüyormuş. El yordamıyla bulmaya çalıştığımız kişiliğimiz nasıl korkak, nasıl ürkek ve uzak... Anlatacak çok şey varken susmak... Oysa bana göre değildi susmak. Sen oldun, ben oldum, biz olduk. Şimdi ise sensizlik oldum. Bir yılan gibi her gece yanıma kıvrılan sensizlik... Hoyrat bir rüzgar gibi geldin, girdin hayatıma, sessiz ve sinsice gittin. Göz çukurlarımda bıraktığın karanlığa ne demeli? Keşke sevmeyi, aşkı, beni ben yapmayı öğrettiğin gibi, karanlıkta yalnız kalmayı da öğretseydin. Oysa ne zaman başladı bu hikaye, ne zaman alıştım sana anımsamam çok zor. Ben hiç unutmazdım ki. Kendimi bile unutturdun sen bana. Şimdi gidiyorsun. Git. Geceleri korkardım ya sensizlikten, bile bile git. Şimdi kendimi rüzgarlı bir tepeye attım. Delice esen rüzgar seni getirmese de, sensizliği benden alsın diye açtım kanatlarımı. Bütün kent sessiz, suskun herkes. Bütün duraklar yalnızlığa çıkar olmuş. Sonbahar kokan sevgilimdin sen. Sen gittin, sonbaharım da gitti seninle. Canın sağolsun. Sen benim aşkımın en masum katilisin artık. Gecikmiş bir sevdaydı bizimkisi, gitmek istedin gittin. Gecikmiş bir sevda, yıkık bir ben bıraktın farkında olmadan. Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan, öyle yaşadım ben sende. Söyle sevdiğim bir geri gidiş, kaç günde gelirdi. Gözleri yosun bakan sevgilim, yolun açık olsun. Ben sana ağlarım, ben bütün köprülerden sarkarım, senle büyük susarım. İsmin içimde titriyor, sesin sesime düşüyor; ses veriyorum... Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde...
(Burcu_AKMIZRAK)