25 Mayıs '07
- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Topraksız vatan olur mu?
Gata‘da can çekişen eski Başbakanlarımızdan Ecevit‘in eşi Rahşan hanım düzenlediği basın toplantısı ile yabancılara toprak satışlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını ve topraksız vatan olamayacağını açıklamıştı.
Elbette topraksız vatan olmaz. Peki neden Eşi can çekişirken Rahşan hanım böyle bir uyarıya gerek duymuştur? Çünkü toprak satışları artık öyle büyük boyutlara ulaşmış ki Suriye‘lilerin özellikle Hatay‘da toprak alımlarından dolayı limitin aşılması üzerine Hatay‘da yabancıya toprak satışı durdurulmuş. Ancak yabancılar adına tapuları Türk vatandaşları üzerine alınan toprakların miktarı hakkında kimse kesin bir bilgiye sahip değil. Ancak özellikle Ermeni, Rum ve Yahudiler ile Hatay da Suriyelilerin arkasında olduğu gizli toprak satışları sürmektedir. Hatta Gap‘da daha tehlikeli hale gelmiştir ki, Allah muhafaza Gap‘da Filistinliler gibi Türklerin mülteci durumuna düşmesini düşünmek bile ürkütücü geliyor bana.
Ama bu bir gerçek yarın 1948 de Filistin topraklarını alarak burası İsrail devleti diye ilan eden emperyalistler ve Yahudi işbirlikçiler yarın aynı şeyi Gap‘da yapmaya kalkışırlarsa ne yapılacaktır? Nitekim Avrupa Birliği dayatmaları sürmektedir. Yarın bu dayatmalardan birinin de Gap için olmayacağını kim garanti edebilir soruyorum? Böyle bir taleple karşımıza gelineceği günlerin pek uzak olmadığını unutmamak gerekir.
Amerika‘nın Büyük Ortadoğu Projesinin aslı ve amacı da budur. Türkiye‘yi arap yarımadası gibi parçalamak ve küçük devletçikler ve dini gurupların hakim olduğu şeyhlikler haline getirmektir. Tabii arkasından da sömürmek ve kendi çıkarlarına göre bu devletçikleri yönetmektir.
Bu oyun bozulmalı ve Milli güçler bu konuya daha duyarlı olmalıdırlar. Bu konularda toplantılar, yürüyüşler, halkı bilgilendirmeler yapılmalıdır. Yoksa bazı sivil toplum kuruluşları ve sendikalarımız gibi sadece kendi küçük ve günlük çıkarları uğruna şovlar yapılarak bu vatan korunamaz.
Yukarıda da belirttiğim gibi topraksız vatan olmaz. Vatan olmayınca da ne hak kalır ne hukuk? Bunu herkes iyi bilmeli ve milli çıkarlarımızı onu göre gözetmelidirler.
Sayın Rahşan Ecevit görevini yapmış ve ilk ateşi yakmıştır. Şimdi sıra kendilerine Milli güçler diyen kuruluş, dernek ve sendikalara gelmiştir. Bunlar derhal harekete geçmeli ve toplumun bu konuda bilinçlenmesine çalışmalıdırlar. Dediğim gibi her türlü sivil insiyatifi kullanarak görevlerini yapmak zorundadırlar. Yoksa öyle Milli güçler demekle milli menfaatler korunamaz. Bu konuda gazete olarak ve bu köşe olarak ne yapılması gerekiyorsa her göreve hazır olduğumuzu da belirtmek istiyorum. Hadi artık geç kalmadan görev başına…
Sabit İnce