27 Mart '07
- Kategori
- Güncel
Türkiye'nin sorunu: Hülya Avşar ve selülit

Sevgili blog okuyucuları, ben şu an büyük bir şok içindeyim ve bu satırları büyük bir manevi çökkünlük içinde yazıyorum çünkü ben bugün Türkiye'nin sorununu öğrendim. Ben nasıl bir gaflet içindeymişim ki Türkiye'nin yani yaşadığım ülkenin bu büyük sorunundan bugüne kadar haberim yokmuş; ben nasıl bir gençmişim ki ülkemin sorunlarına bu kadar kayıtsız kalabilmişim. Gerçekten şimdi bunun için çok pişmanım ve ülkemin tüm insanlarından özür diliyorum. Beni lütfen affedin.
Belki benim gibi duyarsız bir insansanız sizin de haberiniz olmayabilir diye size bu sorunu acilen açıklamak istiyorum. Çünkü ben de Takvim Gazetesi'nin 27 Mart Salı gününkü sayısını almasaydım ülkemin bu sorununu öğrenemeyecektim. Neyse sizleri daha fazla meraklandırmadan bu sorunu açıklamak istiyorum. Evet, Türkiye'nin sorunu selülittir ve bu sorunu millete her açıdan en açık şekilde gösteren şahıs da Hülya Avşar'dır.
Bakınız bu sorun, Takvim Gazetesi'nin ana sayfasında büyük puntolu harflerle 'Türkiye'nin Sorunu' başlığı altında şu satırlarla halka açıklanmaktadır: "Hülya Avşar tenis turnuvasında maç yaptı. Türkiye'nin sorununu gözler önüne serdi. Selülitleri herkesi şok etti. Uzmanlar, selülitten korunma yollarını açıkladı: Spor yapın ve bol su için."
Gerçekten Hülya Avşar'a kendim ve tüm Türkiye Cumhuriyet'inin vatandaşları adına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum; çünkü o olmasaydı bizler sorunumuzun ne olduğunu öğrenemeyecektik. Hülya Hanım sayesinde biz de bu sorunu öğrenmiş ve en nihayetinde sorunun çözümüne dair uzman görüşlerine kavuşmuş olduk.
Halbuki ben büyük bir yanılgı içinde ülkemizdeki insanların fakirliğini, fakir çoğunluk ile zengin azınlık arasındaki büyük sosyal adaletsizliği, borçlarımızı ve bu borçları bize fazlasıyla kambur yapan yolsuzlukları, başta Amerika olmak üzere büyük ülkelere olan bağımlılığımızı, enerji sorunlarımızı ve yıllardır süren ve ülkemizi büyük bir çıkmaza sokan terör sorununu gerçek sorunlarımız olarak bilirdim. Ama neyse ki geç de olsa gerçeğe ulaştım. Zaten atalarımız ne demiş: bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.
Artık millet olarak üstümüze düşen görev uzmanların bu büyük sorun hakkında önerdiği çözüm yollarını uygulamak yani "spor yapmak ve bol su içmek". Halbuki gerçek sorunumuzun çözümü ne kadar da basitmiş. Artık, bundan sonra bol miktarda su içeceğiz ve yine bol spor yapacağız. Kim bilir belki de yıllardır çözülemeyen sorunlarımız da böylece çözülmüş olur. Başımızdaki selülit belasından kurtulmamız dileğiyle; kendinize iyi bakın, aman ha bol spor yapın ve bol su için, ayrıca yol göstericimiz Hülya Avşar'ın ve selülitlerinin sıkı takipçisi olun.