- Kategori
- Haber
Evliya Çelebi Sahtekar mıydı?

Bunlar hayal ürünü biliyoruz da!!!
Bugün ajanslardan düşen bir haber canımı sıktı. İçimi karartı.. Habere göre Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Yardımcı Doç. Dr. Selman Can’ın iddiasına göre Hazerfen Ahmet Çelebi bir hayal ürünü. Yani bizim dilimizde ASPARAGAS bir kişilik..
Osmanlı arşivleri üzerinde araştırmada bulunan Yrd. Doç. Dr. Selaman Can, tarihi Galata Kulesi'nin 15. yüzyıldaki mimari yapısını araştırmış yıllarca ve tarihin ilk uçan insanı olarak bilinen Hezarfen Ahmet Çelebi ile ilgili önemli bilgiye ulaşmış kendi iddiaları çerçevesinde.. Diyor ki Yrd. Doç. Dr. Selaman <ı>Can “ Kendi döneminin gerçek üstü olaylarını, hikaye ve destanlarını da seyahatnamesinde kullanan Evliya Çelebi'nin dikkatli bir gözle okunması gerekmektedir. Hezarfen Ahmet Çelebi olayının doğruluğunu teyit edecek çağdaş kaynaklar olmadığı gibi Osmanlı arşiv belgelerinde de bu konuya ilişkin hiçbir belge bulunmamaktadır. Bu dönem üzerine araştırmalarda bulunan tarihçilerin ortak kanaati böyle bir olayın hiçbir zaman yaşanmadığıdır.”ı>
Ve savını dayandırdığı kanıtını şöyle anlatıyor:
<ı>“Osmanlı arşivlerinde yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde böyle bir tarihi olaya rastlamadık. 1831'de Pera yangınında zarar gören kulenin tamiratını dönemin baş mimarı Seyit Abdülhalim Efendi gerçekleştirir. Ocak 1833'te tamamlanan bu tamiratta Abdülhalim Efendi Galata Kulesi'nin en üst katını değiştirerek on dört pencereli yeni bir kat ekler. Ek katın etrafına demir şebekeli korkuluklar yapar. Pencerelerin önüne de manzara seyri için kerevetler koydurur. 1833 öncesinde Galata Kulesi'nin en üst katında herhangi birinin geniş kanatlarıyla uçmasına imkan tanıyacak balkonlu bir yapısı yoktur. Bu olayın doğruluğuna inananların yaptıkları çizimler ve çektikleri filmlerde yer alan Galata Kulesi'nin demir şebekeli son katı hadisenin gerçekleştiği varsayılan 17. yüzyılda yoktur. Dolayısıyla bu güne kadar konuya ilişkin tarihçilerin itirazları bir başka açıdan da kuvvet kazanmaktadır. Tarihsel gerçekler bir kısım insanımızın belleğinde yanlış yer edinmiştir. Efsaneleri ve hikayeleri günlük yaşantısının bir parçası haline getiren toplumlar gerçeklerle yüzleşmeyi kabullenememektedirler. Bugün artık şunu iyi bilmek gerekiyor ki Hezarfen Ahmet Çelebi efsaneden öte bir şey değildir.” ı>
İşte moralimi bozan haber bu..
İngiliz asıllı Amerikan Alexander Graham Bell'in yaptığı dalaverayı açıklamıştı Ergun Babahan bu yılın Ocak ayı ortalarında.. “ Yuuhhh” çekmiştik.. “ Şeref yoksunu Bell, yıllardır sana dua ediyordu insanoğlu ” diyenler bile çıkmıştı..
Şimdi duruma bakıyoruz. Bir Doçent Yardımcısı bilim adamı çıkıp diyor ki “ Hazerfen Ahmet çelebi diye biri yok. Bu bir efsane!” Yani Yalan.. Koca bir yalan.. Yıllardır biz Türk halkını uyuttular. ‘İlk Uçan İnsan bizim atamız’ diye..
Burada kafama takılan bir şey var. Evliya Çelebi mi sahtekar, Yoksa bu genç bilim adamının ulaştığı bulguları bulup göz ardı eden önceki bilim adamları mı vurdumduymaz!!
Dileğim yalnızca ve yalnızca Yrd. Doç. Dr. Selaman Can’ın tezinin çürütecek birilerinin çıkarak “ Bre gafil, ahanda sana bilgi, belge.. Okumayı bilmezsin ne diye girersin arşivleri karıştırırsın!” diyebilsin..
Tarihe ilişkin dünyaya böbürlenerek söyleyebileceğimiz tek “ilk adam”ımızın ‘hayal ürün’ olması bizi üzecek...