- Kategori
- Futbol
Duran topta kimi boş bırakırsan o gol atıyor, Fenerbahçe'de...

Federasyonun bu sene kupa için yaptığı uygulamanın yararı, maçlara takımların ideal on birleriyle çıkmaları oldu. Geçen sene lig oynanırken hafta arası kupa maçları yapılıyor, takımlar da yedek kadrolarıyla maçlara çıkıyor, belki yedek oyuncular için maç tedrübesi olanağı yaratıyorduysa da izleyici için ilginç olmuyordu.
Lige verilen arada oynatılan kupa grup maçları hem takımlar için hazırlık maçı oldu; hem de kupanın yarattığı yorgunluğu ortadan kaldırdı.
Ancak Fenerbahçe taraftarının maça gösterdiği ilgisizlik de not edilmesi gereken bir şey oldu. Türkiye'de taraftarın bu kadar maç seçmesi tam bir sosyolojik konu.
Eskişehirspor maça çok sağlam başladı. Fenerbahçe ilk yirmi beş dakika bir türlü oyun kuramadı. Fenerbahçe'nin göze çarpan bir diğer eksikliği futbolununu rakip sahaya bir türlü yığamaması oldu.
Youla'nın attığı ve ofsayt gerekçesi ile sayılmayan golun nizami olduğunu sanıyorum.
Bu ilk yirmi beş dakikalık sürede Eskişehirspor'un ciddi üç pozisyon bulması da Fenerbahçe'nin defansif zaafiyetini ortaya çıkardı biraz. Lugano ile Edu'nun birbirinden uzak oynadığını fark ettik. Uğur'un serbest oynatılmaya başlaması ligin son bir iki maçından itibaren göze çarpan bir değişiklikti. Uğur zaman zaman sağ tarafa geçti, orta sahada gözüktü.
Fenerbahçe'nin golü, Eskişehirspor'un bir kişi eksilmesiyle geldi. Ancak kırmız kart öncesindeki pozisyon da sanki gol olacakmış gibiydi. Gökhan boş kalmış kaleye doğru iniyordu ve Fenerbahçe rakibi ikiye bir yakalamıştı.
Gol sonrası da Eskişehirspor iyice kaleye yaslandı.
Emre Belözoğlu'nun kayıp futbolu hala devam ediyor.
İkinci Yarı...
Yine bir duran top organizasyonunda boş kalan Deivid'in attığı gol, artık Fenerbahçe klasiği oldu. Selçuk'un yokluğunda bu sefer, altı pasın ortasından kafa ile topu Eskişehirspor ağlarına gönderiverdi.
Golden sonra, zaten bir kişi eksik oynayan rakip karşısında Fenerbahçe pas ziyafetine başladı.
Güiza çıkmadan hemen önce girdiği bire bir pozisyonu gol yapamaması da artık bir klasik oldu. Bir forvetin her iki ayağı ile topa vurabilmesi gerekiyor. Güiza o pozisyonda rakibin defans yaptığı ayağı sağı ile topu kaleye yuvarlamak isteyince, güçsüz kaldı. Oysa soluyla sert bir şut çekmeliydi.
Lig öncesi iyi bir prova olduğunu söyleyebiliz. Aslında Fenerbahçe'nin eksiklikleri belli.
1. Gol atana kadar rakibi çözmeyi beceremiyor.
2. Topu rakip kaleye bir türlü götüremiyor ya da çoğalamıyor.
3. Çok top çeviriyor ancak bu paslaşmalar rakibin eksilmesine neden olmuyor.
4. Orta saha dışındaki oyuncular birbirine çok uzak oynuyor. Özellikle kanat bindirmelerinde Fenerbahçeli futbolcu en az üç rakip oyuncu ile mücadele etmek zorunda kalıyor.
5. Bu dönemde mutlak surette defans hata yapıyor.
Trabzonspor maçı öncesinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar bunlar...
Uzay Gökerman
Lige verilen arada oynatılan kupa grup maçları hem takımlar için hazırlık maçı oldu; hem de kupanın yarattığı yorgunluğu ortadan kaldırdı.
Ancak Fenerbahçe taraftarının maça gösterdiği ilgisizlik de not edilmesi gereken bir şey oldu. Türkiye'de taraftarın bu kadar maç seçmesi tam bir sosyolojik konu.
Eskişehirspor maça çok sağlam başladı. Fenerbahçe ilk yirmi beş dakika bir türlü oyun kuramadı. Fenerbahçe'nin göze çarpan bir diğer eksikliği futbolununu rakip sahaya bir türlü yığamaması oldu.
Youla'nın attığı ve ofsayt gerekçesi ile sayılmayan golun nizami olduğunu sanıyorum.
Bu ilk yirmi beş dakikalık sürede Eskişehirspor'un ciddi üç pozisyon bulması da Fenerbahçe'nin defansif zaafiyetini ortaya çıkardı biraz. Lugano ile Edu'nun birbirinden uzak oynadığını fark ettik. Uğur'un serbest oynatılmaya başlaması ligin son bir iki maçından itibaren göze çarpan bir değişiklikti. Uğur zaman zaman sağ tarafa geçti, orta sahada gözüktü.
Fenerbahçe'nin golü, Eskişehirspor'un bir kişi eksilmesiyle geldi. Ancak kırmız kart öncesindeki pozisyon da sanki gol olacakmış gibiydi. Gökhan boş kalmış kaleye doğru iniyordu ve Fenerbahçe rakibi ikiye bir yakalamıştı.
Gol sonrası da Eskişehirspor iyice kaleye yaslandı.
Emre Belözoğlu'nun kayıp futbolu hala devam ediyor.
İkinci Yarı...
Yine bir duran top organizasyonunda boş kalan Deivid'in attığı gol, artık Fenerbahçe klasiği oldu. Selçuk'un yokluğunda bu sefer, altı pasın ortasından kafa ile topu Eskişehirspor ağlarına gönderiverdi.
Golden sonra, zaten bir kişi eksik oynayan rakip karşısında Fenerbahçe pas ziyafetine başladı.
Güiza çıkmadan hemen önce girdiği bire bir pozisyonu gol yapamaması da artık bir klasik oldu. Bir forvetin her iki ayağı ile topa vurabilmesi gerekiyor. Güiza o pozisyonda rakibin defans yaptığı ayağı sağı ile topu kaleye yuvarlamak isteyince, güçsüz kaldı. Oysa soluyla sert bir şut çekmeliydi.
Lig öncesi iyi bir prova olduğunu söyleyebiliz. Aslında Fenerbahçe'nin eksiklikleri belli.
1. Gol atana kadar rakibi çözmeyi beceremiyor.
2. Topu rakip kaleye bir türlü götüremiyor ya da çoğalamıyor.
3. Çok top çeviriyor ancak bu paslaşmalar rakibin eksilmesine neden olmuyor.
4. Orta saha dışındaki oyuncular birbirine çok uzak oynuyor. Özellikle kanat bindirmelerinde Fenerbahçeli futbolcu en az üç rakip oyuncu ile mücadele etmek zorunda kalıyor.
5. Bu dönemde mutlak surette defans hata yapıyor.
Trabzonspor maçı öncesinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar bunlar...
Uzay Gökerman
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır